Hukuk Genel Kurulu 2017/1265 E. , 2020/764 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Gen…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1265 E. , 2020/764 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacılar İstemi: 4. Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan... Gökmen'in 23.11.2003 tarihinde vefat ettiğini, geride eşi ... ile çocukları ..., .....'ın mirasçı olarak kaldıklarını, kızı .....un ise 17.05.2006 tarihinde öldüğünü, mirasçılarının ise davacılar olduğunu, kök muris .... ....'in sağlığında İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, 4010 parsel sayılı taşınmazdaki 80/502 payını mirasçılarından mal kaçırmak maksadı ile oğlu ...'e 24.02.1997 tarihinde 500.000.000,00TL bedel karşılığında satış göstererek devrettiğini, gerçekte ise payını bağışlamak suretiyle muvazaalı işlem yaptığını, tapuda gösterilen satış bedelinin rayiç değerin çok altında olması ve kök muris ile davalının baba-oğul olmasının yapılan devrin muvazaalı olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile terekeye iadesine, bunun mümkün olmaması hâlinde ise davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 4010 parsel sayılı taşınmaz üzerinde eylemli şekilde paylaşım yapılarak kullanılan bir bina bulunduğunu, parseldeki 104/502 payın murise, 80/502 payın davalıya, diğer payların ise üçüncü kişilere ait olduğunu, binadaki 9 ve 10 numaralı dairelere isabet eden payın mirasbırakan tarafından 24.02.1997 tarihinde bedeli karşılığı müvekkiline satıldığını, baba-oğul ilişkisinin ve tapudaki satış bedelinin düşük gösterilmesinin muvazaa olgusunu kanıtlamaya yeterli olmadığını, satışın ilk andan itibaren davacıların bilgisi dahilinde yapıldığını, ortada muvazaalı işlem ve mal kaçırma kastının bulunmadığını, murisin gerçek niyetinin mal kaçırma olması hâlinde kalan paylarını da devredebileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: