T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1203 KARAR NO : 2025/1652 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/05/2025 NUMARASI : 2025/414 Esas - 2025/497 Karar DAVA: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın görevsizlik…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1203 KARAR NO : 2025/1652 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/05/2025 NUMARASI : 2025/414 Esas - 2025/497 Karar DAVA: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, davalı belediyeye temizlik ürünleri satıldığını, satılan ürünlerle ilgili düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla davalı ... aleyhine Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Sunulan deliller ve tüm dosya kapsamına göre: Davacı tarafından, davalı ... aleyhine faturadan kaynaklı alacakla ilgili yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali için iş bu davanın açıldığı, davalı Belediyenin tacir olmadığı, bu bağlamda tacir olmayan belediyeyle davacı şirket arasındaki ihtilafın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiği, bu bağlamda davacı tarafından açılan davanın TTK. 4.maddesi kapsamında mutlak veya nispi ticari dava olmadığından (Yargıtay 13. HD. 2016/13406 Esas 2019/7065 Karar, 2017/481 Esas, 2020/2959 Karar, Yargıtay 23. HD. 2017/2488 Esas, 2019/4254 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere) açılan davanın görev dava şartı yokluğu..." gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece hukuk yargılamasına hakim olan adil yargılanma kanın ihlal edildiğini, buna göre yargı makamlarının tarafları bilgilendirmesi ve davacının açıklamaları ile ispat hakkını eşit olarak kullanabilmesi için dava dilekçesinin karşı tarafa tebliği ile cevap hakkının sağlanması, tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarınca bir bütün halde dikkate alınıp değerlendirmesi, dilekçelerin teatisi aşamasından sonra ön inceleme duruşması açılarak, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek dava şartlarının dinlenmesi gerektiğini, HMK'nın 138. maddesindedava şartları ve ilk itirazlara ilişkin karar verilebileceği yazılmış ise de bu hususun dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasını ortadan kaldırmayacağını, dosyanın ön inceleme aşamasına getirilmesi gerektiğinin uygulamada kabul edildiğini, belirtilen şekilde inceleme yapılmadan doğrudan dava şartı olan görevin değerlendirilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğunun bir çok Yargıtay kararı ile kabul edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararır kaldırılmasına, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın görevi ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 16/1.maddsinde, "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlenmesi bulunmaktadır. Aynı maddenin 2. Fıkrası uyarınca, davalı ... başkanlığının tacir olmadığı açıktır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde (mutlak ticari dava) düzenleme bulunması gerekir. Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmenin konusu, satım sözleşmesidir. Satım sözleşmesi Türk Borçlar Kanun'unda düzenlenmiştir. Bu nedenle satım sözleşmesinden kaynaklanan dava mutlak bir ticari dava olmayıp, davalının tacir olmadığı eldeki dava nispi ticari dava özelliği de taşımamaktadır. Bu nedenle davaya bakma görevi, genel görevli asliye hukuk mahkemesine aittir.Dava şartlarının düzenlendiği HMK’nın 114/1-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir.HMK’nın “Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar” başlıklı 138/1. maddesinde, Mahkemenin, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği, gerektiği taktirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir.Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz.HMK’nın 138. maddesi uyarınca dava şartları hakkında, ön inceleme aşamasında karar verileceği belirtilmiş olmakla birlikte, aynı Kanun'un 115/2.maddesinde, mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Dilekçeler teatisi tamamlanıp ön inceleme aşaması başladıktan sonra ve gerekirse dosya üzerinden karar verilmesi Kanun'un düzenleme amacına daha uygun olmakla birlikte; eldeki davada mahkemenin görevsiz olduğu açık olup HMK’nın 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek, dilekçelerin teatisi tamamlanmadan görevsizlik kararı verilmesi, sonucu itibariyle doğru bulunmuştur. Dilekçelerin teatisi işlemleri görevli mahkemece de tamamlanabilecektir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davalı belediyenin tacir olmadığı ve uyuşmazlığın satım sözleşmesinden kaynaklandığı açık olması ve satım sözleşmesinin TTK düzenlenmediği ve TTK'nın 4. maddesinde belirlenen mutlak ticari davalardan olmadığı, bu nedenlerle davanın ticari dava olmadığı açıktır. Esasen davalı vekili de hukuki dinlenilme hakkından söz etmiş, bundan başka belediyenin tacir olduğu veya taraflar arasında TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen bir sözleşme bulunduğunu da savunmamıştır. Bu kasamda, HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanmadan görevsizlik kararı verilmesinin davalının hukuki dinlenilme haklarını ihlal etmediği, dava dilekçesinin görevli mahkemece davalıya tebliğinden sonra davalının savunma haklarını kullanabileceği sonucuna varılmış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Açıklanan bu gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.