T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/466 - 2026/615 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/466 KARAR NO : 2026/615 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/05/2023 NUMARASI : 2022/362 E. - 2023/205 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/466 - 2026/615 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/466 KARAR NO : 2026/615 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/05/2023 NUMARASI : 2022/362 E. - 2023/205 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/05/2023 tarih ve 2022/362 E. - 2023/205 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı yanın 2021/072375 sayılı başvurusuna karşı ileri sürdüklerin itirazların haksız bir şekilde reddolunduğunu, halbuki dava konusu marka ile müvekkili markaları arasında benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin “...” ve “...” markalarının taklidi olduğunu, “...” şeklinde oluşturulan markanın müvekkilinin markalarının serisi niteliğinde görüleceğini, dava konusu markanın müvekkilinin esas faaliyet alanı olan ve gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışında büyük bilinirliğe sahip 29. Sınıfa dahil ürünleri taşıdığını, taraf markaları arasında bu haliyle iltibas ihtimalinin mevcut olacağını, davalı yanın kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin 1956 yılından bu yana “... “...” markasını kullanıldığını, 1995 yılından bu yana da tescilli olarak kullandığını, müvekkilinin gerek yurtiçinde gerekse de yurt dışında çok sayıda tescili bulunduğunu, daha evvel de “...” ibaresi içerir şekilde yapılan başvurulara yönelik itirazlarının kabul edildiğini ve bu başvuruların reddolunduğunu ileri sürerek 2022-M-10695 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu 2021/072305 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2021/072305 sayılı başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde bir ilişki içerisinde olduğu, taraf markaları arasında, ilgili tüketiciler nezdinde, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin bulunmadığı, hizmet gruplarının hitap ettiği tüketici grubunu niteliği ve ortak unsur olan “...” ibaresinin ticaret hayatında muhtelif sınıflardaki yaygın kullanımı gözetildiğinde karşılaştırılan işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacının markalarının tanınmışlığı hususunda bir kanaate varılamadığı, bu çerçevede işlem ve dava dosyasında yeterli düzeyde delilin mevcut olmadığı, dolayısıyla SMK'nın 6/5. maddesinin koşullarının somut olayda meydana gelmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın müvekkiline ait marka ile kıyaslandığında ayırt ediciliğe sahip bulunmadığını, davaya konu marka ile müvekkiline ait marka arasında yüksek düzeyde karıştırılma ihtimali olduğunu, "..." markası ile müvekkilinin zarara uğrayacağını, davada SMK'nın 6/1. maddesinin koşullarının bulunduğunu, müvekkilimine ait ... markasına 4 harf değiştirerek ... markasının yaratılmasının görsel farklılaştırmayı sağlamak için yeterli gelmeyeceğini, taraf markalarında bulunan ... kelimesinin zayıf bir unsur olmadığını, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava,YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, markalarda ortak olarak bulunan "..." ibaresinden hareketle benzerlik değerlendirmesinin yapılamayacağı, zira bu ibarenin sıklıkla kullanılan zayıf bir kelime olduğunun belirlendiği, bütünsel olarak inceleme yapılması gerektiği, bu anlamda da taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, SMK'nın 6/5. maddesinin koşullarının somut olayda meydana gelmediği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.