11. Hukuk Dairesi 2014/10324 E. , 2014/15501 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2013 gün ve 2012/599-2013/176 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.02.2014 gün ve 2013/14322-2014/3814 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya i…
**11. Hukuk Dairesi 2014/10324 E. , 2014/15501 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2013 gün ve 2012/599-2013/176 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.02.2014 gün ve 2013/14322-2014/3814 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin ücretsiz hizmeti olan internet sitesinde 15.11.2012 tarihinde yayınlanan blogda müvekkiline karşı asılsız, yanıltıcı, gereksiz ve gerçek dışı habere yer verildiğini, dava konusu haberin başlığının "..." olduğunu, yazı içeriğindeki, müvekkilinin ürünlerinin dikiş ve kalıp kalitelerinin düşük olduğu, kalıpların kataloglarda durduğu gibi durmayacağı iddialarının tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, akabinde 18.11.2012 tarihinde "Yazıya Ekleme" başlıklı haberde de gerçek dışı ithamlara devam edildiğini, yazıların somut verilere dayanmadığını, müvekkilinin ticari itibarını ve marka değerini küçültmek amacıyla kasıtlı olarak yazıldığını, teknik verilere dayanmayıp, kişisel görüş içererek haksız rekabet teşkil ettiğini, bu konuda maddi tazminat haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, men'i ile önlenmesine ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/1390 D.İş dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine davaya konu yazılardan dolayı tekzip talebinde bulunulduğu, mahkemece 03.12.2012 tarihinde davaya konu yazıların içerikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde eleştiri olarak yapılmış olup insanları bilgilendirmeye yönelik haber niteliğinde olduğu, bunun basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak cevap ve düzeltme metni yayınlanması talebinin reddine karar verildiği, bu karara yapılan itiraz üzerine ... 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/455 D.İş dosyasında itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, davaya konu yazıların içeriğinde davacı tarafından üretilerek piyasaya sürülen kadın giyimine yönelik ürünlere yapılan incelemenin sonuçlarının anlatıldığı, dikiş ve kalıp kalitesinin fiyatlara uygun olmadığı, sezon parçaları ve kataloglarla uyumsuzluk gösterdiği, kalıbın tüm ürünlerde doğru uygulanmamış olduğu, kalite standartının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği, sezon sonunda indirim yapıldığında tekrar bakılabileceğinin belirtildiği, bunun yanında fiyatına hak eden ürünlerinde bulunduğunun açıklanarak, özellikle davacının ürünlerinin fiyatlarının yüksekliğine vurgu yapılmış olduğu, anılan yazılar kendi uslubu içerisinde değerlendirildiğinde, davacı ürünlerinin yorum ve eleştirisinin yapıldığı, anlatılan ürünler ile kullanılan üslup ve sözlerin birbirine uygunluk gösterdiği, haberin verilişinde gerçeğe aykırı eklemeler yapılmadığı, basının haber verme özgürlüğünün gerçeklik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, güncellik, konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık, temel gerçeği ve haberin verildiği andaki beliriş biçimlerine uygunluğu ele alındığında, haberin güncel olduğu, konuyla ifade arasındaki düşünsel bağlılığın bulunduğu, haksız eylem ve haksız rekabetin unusurlarının oluşmadığı, Anayasa’nın 28, 6098 sayılı BK’nın 58 ve 6102 sayılı TTK’nın 56. maddeleri uyarınca manevi tazminatı gerektirir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.