T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2021/1959 KARAR NO : 2025/1232 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/536 KARAR NO : 2021/696 ASIL DAVA TARİHİ: 29/05/2018 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 29/05/2018 KARAR TARİHİ: 08/09/2021 BİRLEŞEN DAVA: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/537 E. 2018/1235 K. SAYILI DOSYASI ASIL VE BİRLEŞEN DAVA: İtirazın İptali…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2021/1959 KARAR NO : 2025/1232 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/536 KARAR NO : 2021/696 ASIL DAVA TARİHİ: 29/05/2018 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 29/05/2018 KARAR TARİHİ: 08/09/2021 BİRLEŞEN DAVA: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/537 E. 2018/1235 K. SAYILI DOSYASI ASIL VE BİRLEŞEN DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili asıl davadaki dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 28.12.2017 ile 31.12.2018 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde müşteri portföyü devir sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkilinin davalı ile T.C. ... Üniversitesi arasında akdedilen eğitim işbirliği sözleşmesi gereği verilen iş sağlığı ve güvenliği hizmetini devir aldığını, müşteri portföyü devir sözleşmesinin belirtilen koşullar bölümünde bulunan ... Üniversitesi Süreci başlıklı 6. maddesinde, müvekkil şirketin ... Üniversitesine vermiş olduğu iş sağlığı ve güvenliği hizmeti karşılığında 13.500.00 TL + KDV tutarındaki fatura bedelini fatura kesim tarihini takip eden her ayın en geç 10'una kadar davalı şirketten tahsil edeceğinin hükme bağlandığını, buna rağmen davalının 14.03.2018 tarihinde kesilen faturayı takip eden ayın 10'una kadar ödememesi nedeniyle Bakırköy 12. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili birleşen davadaki dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 28.12.2017 ile 31.12.2018 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde müşteri portföyü devir sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkilinin davalı ile T.C. ... Üniversitesi arasında akdedilen eğitim işbirliği sözleşmesi gereği verilen iş sağlığı ve güvenliği hizmetini devir aldığını, müşteri portföyü devir sözleşmesinin belirtilen koşullar bölümünde bulunan ... Üniversitesi Süreci başlıklı 6. maddesinde, müvekkil şirketin ... Üniversitesine vermiş olduğu iş sağlığı ve güvenliği hizmeti karşılığında 13.500.00 TL + KDV tutarındaki fatura bedelini fatura kesim tarihini takip eden her ayın en geç 10'una kadar davalı şirketten tahsil edeceğinin hükme bağlandığını, buna rağmen davalının 28.02.2018 tarihinde kesilen faturayı takip eden ayın 10'una kadar ödememesi nedeniyle Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili asıl davadaki cevap dilekçesinde; takipte belirtildiği şekilde müvekkilinin borcu bulunmadığını, takibe konu edilen faturanın müvekkiline hiçbir zaman teslim ve tebliğ edilmediğini, takip konusu faturayı, fatura içeriğini, faturada belirtilen hizmet ve ürünleri, nasıl hesaplandığı anlaşılamayan fiyatlandırmayı da kabul etmediklerini tüm kapsamı ile birlikte faturaya itiraz ettiklerini, davacı tarafından sözleşmedeki süre sona ermeden işin bırakıldığını, taraflar arasındaki imzalanan portföy devir sözleşmesi kapsamında müvekkilinin devir bedeli alacağının taraflar arasındaki karşılıklı alacak ve borçlar sebebiyle mahsuplaşmalar yapılarak cari hesap şeklinde çalışıldığını, Ocak 2018 döneminde ayın 31'inde Dr. ve uzman görevlendirme ve atama yapılmış olmasına rağmen eksik günlerin dikkate alınmaksızın tam fatura kesildiğini, yine Şubat 2018 de uzman olarak müvekkil şirket yetkilisi ... görev yapmış olmasına rağmen yine davacı tarafından kendi personeliymişçesine tam fatura kesilmek istendiğinin tespit edildiğini, bu sebeple bu aylara ilişkin taraflarca varılan mutabakat sonucunda mahsuplaşmalar yapıldığını, bununla alakalı işlem ve hesap kapamalar yapılması gerekir iken, davacının icra takibi ile karşılaşıldığını, taraflar arasındaki hesaplamalarda uygulanan ve talep edilen faiz oranının fahiş olup, usul ve hukuka aykırı olduğunu, borcu kabul etmemekle birlikte, takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden, talep edilen işlemiş faize, takipten sonra talep edilen işleyecek faize, faiz oranlarına da itiraz ettiklerini, alacak likit olmayıp taraflarınca haklı olarak itiraz edilmiş olduğundan ve taraflar arasındaki ihtilaf yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Davalı vekili birleşen davadaki cevap dilekçesinde; takipte belirtildiği şekilde müvekkilinin borcu bulunmadığını, takibe konu edilen faturanın müvekkiline hiçbir zaman teslim ve tebliğ edilmediğini, takip konusu faturayı, fatura içeriğini, faturada belirtilen hizmet ve ürünleri, nasıl hesaplandığı anlaşılamayan fiyatlandırmayı da kabul etmediklerini tüm kapsamı ile birlikte faturaya itiraz ettiklerini, davacı tarafından sözleşmedeki süre sona ermeden işin bırakıldığını, taraflar arasındaki imzalanan portföy devir sözleşmesi kapsamında müvekkilinin devir bedeli alacağının taraflar arasındaki karşılıklı alacak ve borçlar sebebiyle mahsuplaşmalar yapılarak cari hesap şeklinde çalışıldığını, Ocak 2018 döneminde ayın 31'inde Dr. ve uzman görevlendirme ve atama yapılmış olmasına rağmen eksik günlerin dikkate alınmaksızın tam fatura kesildiğini, yine Şubat 2018 de uzman olarak müvekkil şirket yetkilisi ... görev yapmış olmasına rağmen yine davacı tarafından kendi personeliymişçesine tam fatura kesilmek istendiğinin tespit edildiğini, bu sebeple bu aylara ilişkin taraflarca varılan mutabakat sonucunda mahsuplaşmalar yapıldığını, bununla alakalı işlem ve hesap kapamalar yapılması gerekir iken, davacının icra takibi ile karşılaşıldığını, taraflar arasındaki hesaplamalarda uygulanan ve talep edilen faiz oranının fahiş olup, usul ve hukuka aykırı olduğunu, borcu kabul etmemekle birlikte, takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden, talep edilen işlemiş faize, takipten sonra talep edilen işleyecek faize, faiz oranlarına da itiraz ettiklerini, alacak likit olmayıp taraflarınca haklı olarak itiraz edilmiş olduğundan ve taraflar arasındaki ihtilaf yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, itirazın iptali davasında, davacı ... birleşen dosya davacısı davalı ile aralarındaki müşteri portföy sözleşmesi gereğince 28.12.2017 ile 31.12.2018 tarihleri arasında bu sözleşmenin geçerli olduğunu, ... Üniversitesine verdiği hizmet nedeni ile düzenlenen faturanın davalı tarafından ödenmediğinden bahisle asıl davaya ve birleşen davaya konu faturalar nedeni ile takip başlattığını ancak davalının itirazı ile iş bu davanın ve birleşen davanın açıldığı, itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talebinde bulunulduğu, davalının cevap ve birleşen dosya cevap dilekçesi ile ısrarla davacının ... Üniversitesine sözleşmeye uygun olarak hizmetin ifasının yapılmadığı bu nedenle de faturaya konu alacak hakkının olmadığı yönünde iddiası olsa da bu kapsamda mahkememizce hasta protokol defteri, İSG hizmetine ilişkin kayıtların tamamı üzerinde inceleme yaptırılmış alanında uzman bilirkişinin özellikle 14.07.2021 tarihli raporunda asıl davaya konu fatura tarihi olan 14.03.2018 tarihi ve birleşen davaya konu faturaların kesildiği tarih olan 28.02.2018 tarihinde muayene kayıtları ve... sistemi üzerinde yapılan incelemede sözleşmeye konu hizmetin ifa edildiğinin tespit edildiği, dolayısıyla davacının kendi lehine delil olan ticari defterlerinde de alacak miktarının bu faturalar ve kayıtlar ile sabit olduğu anlaşılmakla davacının bu faturalar nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmesi karşısında açılan ve birleşen davanın kabulü ile alacağın likit olması nedeni ile davalının hem asıl dava hem de birleşen dava bakımından %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği gerekçesiyle AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın 5.531,10-TL lik asıl alacak bakımından olmak üzere itirazın İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Faiz ilişkin talebin REDDİNE, Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (1.106,22-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın 15.071,81-TL lik asıl alacak bakımından olmak üzere itirazın İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Faiz ilişkin talebin REDDİNE, Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (3.014,36-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; faturalar konusu hizmetin verildiğini ispat yükümlülüğünün davacının üzerinde olduğunu, bilirkişi raporlarında fiilen hizmetin verilip verilmediği konusunda açık bir tespit yapılamadığını, ayrıca isg personeli sadece hekim kadrosu ile de yerine getirilmeyeceğini, ayrıca iş güvenli uzmanının da görev alması ve evraklarda imzası gerektiğini, yerel mahkemenin karar gerekçesi ile bilirkişi raporunun çeliştiğini, sadece işyeri hekiminin muayene kayıtlarının bulunmuş olmasının, bir bütün olan sözleşme kapsamındaki isg görevinin tamamının ifa edilmiş olduğu anlamına da gelmeyeceğini, hizmetin tamamının verildiğinin, görevin yapıldığının ispatlanması gerektiğini, yönetmelik kapsamında yer alan ancak yerine getirilmeyen görevler bulunduğunu, davacı firma tarafından verilecek hizmetle ilgili çalışma planı ve eğitim planı hazırlanması, periyodik olarak işyerinin gezilmesi ve denetlenmesine ilişkin "iş sağlığı ve güvenliği tespit ve öneri defteri" ne tespit ve görüşlerin kayıt edilmesi, raporlamaların yapılması ve gereklerinin yerine getirilmesi, buna ilişkin tutanakların düzenlenmesi gerekmekte iken dosyada bulunmadığını, bu konuda herhangi bir evrak sunulamadığını, yerel mahkemenin bu hizmetler ve evrakların var olmadığını hiçbir şekilde dikkate almadığını, taraflarınca görevlendirme yapılan uzmanların, davacı şirkette çalışmalarına ilişkin sgk hizmet dökümleri ve maaş bordrolarının da celbini talep edilmesine rağmen yerel mahkemece celbi sağlanmadığını, davacının yürüttüğü çalışma sistemi itibariyle kağıt üzerinde görevlendirmeler yapıldığını, fatura konusu hizmetlerin verilmemiş olduğunu, fatura içeriklerine itirazları, devir bedeli borcunun da hizmet bedelinden mahsup edildiği açık ve net olarak davacı şirkete iletildiğini, bu sebeple dava konusu faturalar da dahil olmak üzere, davacının bakiye portföy devir bedeli borçları dahil taraflarca varılan mutabakat sonucunda mahsuplaşmalar yapıldığını, tanıkların ifadeleri ile elektronik postaların birbirini teyit etmekte ve iddialarını somut olarak ispatlamakta olduğunu, dosyaya sundukları elektronik postalar ve yazışmaların da davacı tarafın kabulünde olmasına rağmen yerel mahkemece hiç değerlendirilmediğini ve kararda bu hususlara hiç yer verilmediğini, personelin görev yerlerinde bulunmaları gereken sürelerin tamamı kadar bulunduklarının ispatlanamadığını, 14.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda puantaj kayıtları bulunmadığından, işyeri hekiminin ve iş güvenliği uzmanın görev yerlerinde bulunmaları gereken sürelerin tamamı bulunup bulunmadıkları ve devamsızlık durumlarının tespit etmenin mümkün olmadığı tespit edildiğini, davalının davacıdan 19.000,00 TL'lik devir bedeli alacağının hesaplara katılmadığını, bilirkişilerce devir bedeli hesabında maddi hata yapıldığını, bilirkişi raporundaki davacının davalıya 50.000,00 TL ödeme yaptığı ve işlerini devraldığı yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, müşteri portföyü devir sözleşmesi (revize) sözleşmenin madde 4. devir bedeli ve ödeme şekli başlıklı 4. maddesine göre devir bedelinin 69.000,00 TL olduğunu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere şayet davacı tarafından 22.12.2017 tarihinde 10.000,00 TL, 29.12.2017 tarihinde 40.000,00 TL yapılan ödemeler ile davalıya 50.000,00 TL devir bedeli ödenmiş ise, bakiye 19.000,00 TL devir bedeli borcu bakiyesinin kaldığını, ancak raporda borç yokmuş gibi hesaplama yoluna gidildiğini, yerel mahkemecede bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, asıl dava ve birleşen davada tarafların arasındaki cari hesap ilişkinde bu bedelin mahsubunun da yapılmamış olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, alacak likit olmadığından, taraflarınca haklı olarak itiraz edilmiş olduğundan ve taraflar arasındaki ihtilaf yargılamayı ve bilirkişi incelemesini gerektirtiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, asıl ve birleşen davaya ilişkin kararların kaldırılması ile asıl ve birleşen davaların reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Asıl ve birleşen dava, hizmet sözleşmesinde kaynaklı fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.Asıl davaya konu Bakırköy 12. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının... Eğitim Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., borçlunun ise ... ve Güvenliği Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. olduğu, 6.531,10 TL asıl alacak ve 15,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.546,80 TL üzerinden 27.04.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde "15.04.2018 faiz başlangıç tarihli, 14.03.2018 düzenleme tarihli, 257623 no.lu 6.531,10 TL tutarında fatura" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 02.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 09.05.2018 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Birleşen davaya konu Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının... Eğitim Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., borçlunun ise ... ve Güvenliği Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. olduğu, 15.071,81 TL asıl alacak ve 16,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.087,91 TL üzerinden 27.03.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde "20/03/2018 tarihli Fatura 15.071,81 TL" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 29.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 05.04.2018 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince iş güvenliği uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 09.01.2019 tarihli kök raporda:"...Taraflar arasında müşteri portföy devir sözleşmesi akdedildiği, bunun akabinde davacının, davalıya 50.000,00.-TL banka ödemesi yaptığı ve işlerini devraldığı, Uyuşmazlık konusunun, tarafların arasında akdedilen müşteri portföy devir sözleşmesine istinaden; davacının ... üniversitesine verdiği iş güvenliği hizmeti neticesinde, davalıya keşide ettiği, 28.02.2018 tarihli seri A. 257602 numaralı 15.071,81.-TL ile 14.03.2018 tarihli seri A: 257623 numaralı 6.531,10.-TL fatura bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığı, bu faturaların iki tarafında ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterleri ile muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 21.602,94.-TL alacağının olduğu, davalının mütemerrit olmadığı, davacının ödeme emrinde temerrüt faizi isteyemeyeceği, Uyuşmazlıktaki bahse konu yapılan işle ilgili faturalardaki tutarın teknik değerlendirme neticesinde... sistemine tanımlanmış hizmetlerin karşılığı olarak keşide edildiği, fatura bedellerinin verilen hizmet ve süreleriyle uyumlu olduğu..." bildirdiği, aynı bilirkişi heyetinden aldırılan 01.03.2019 tarihli ek raporda:"Taraflar arasında 69.000,00.-TL bedelli müşteri portföy devir sözleşmesi akdedildiği, portföy devir sözleşmesi bedeline karşılık davacının, davalıya ilk etapta 53.928,22.-TL ödeme yaptığı, Davacının ... üniversitesine verdiği iş güvenliği hizmeti neticesinde, 30.01.2018 tarih 257501 numaralı 15.071,82.-TL bedelli, 28.02.2018 tarih 257602 numaralı 15.071,82.-TL bedelli, 20.03.2018 tarih 257623 numaralı 6.531,11.-TL bedelli, toplam 36.674,75.-TL lik 3 adet fatura düzenlediği, Portföy devir sözleşmesinden kalan (69.000,00-53.928,22)=15.071,78.-TL bedelini davalıdan olan alacağından düşerek (36.674,75-15.071,78)=21.602,97.-TL'sını davalıdan talep edebileceği, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının... (İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı) sistemi üzerinden yapılmış görevlendirmelere ilişkin belgeler doğrultusunda, hizmet veren kurum olan... Eğitim Dan. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ... Üniversitesi'ne yapılan görevlendirmeler kök raporumuzda ayrıntılı olarak açıklanmış olup, davalının iddia ettiği “davacı tarafından hizmetin fiilen verilmediği” iddiasını ispata yönelik tespite elverişli bir belge dosyada mevcut olmadığı,.." bildirdiği, aynı bilirkişi heyetinden aldırılan 14.09.2020 tarihli ek raporun da önceki ek rapor ile mahiyette olup benzer kanaatleri bildirdiği, aynı bilirkişi heyetinden aldırılan 14.07.2021 tarihli ek raporda ise:"Ocak, Şubat, Mart 2018 dönemlerini kapsadığı, defterde “... OSGB Beynur Serbesatik İşyeri Hekimi” kaşesi ve imzasıyla farklı tarihlerde ve çok sayıda muayene kaydının bulunduğu görülmektedir. Kök raporumuzda açıklandığı üzere... sistemi üzerinden yapılmış görevlendirmelere ilişkin belgeler incelendiğinde Beynur Serbesatik isimli İşyeri Hekiminin 16.01.2018 – 14.03.2018 tarihleri arasında ... Üniversitesine ait iki ayrı SGK sicil numarası altında aylık 2950 dk ve aylık 225 dk toplam 3175 dk aylık çalışma süresiyle görevlendirildiği, bu durumda hasta protokol kayıt defterlerindeki Ocak – Mart dönemindeki görevlendirmeye ilişkin işyeri hekiminin görev yerine gittiği ve hasta muayene işlerini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Ancak dosyada puantaj kayıtları bulunmadığından, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının görev yerlerinde bulunmaları gereken sürelerin tamamı kadar bulunup bulunmadıkları ve devamsızlık durumlarını tespit etmek mümkün bulunmamaktadır..."şeklinde kanaat bildirilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Somut olayda, asıl davadaki takipte borcun sebebi olarak yer alan 14.03.2018 tarihli, 257623 numaralı 6.531,10 TL tutarlı fatura ile birleşen davadaki takipte borcun sebebi olarak yer alan 28.02.2018 tarihli, 257602 numaralı 15.071,81 TL tutarlı faturaların her iki tarafında defterinde kayıtlı olduğu bu anlamda HMK'nın 222. maddesi uyarınca tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı ve davalı defterindeki takip konusu faturaların kayıtlı olmasının da davalının aleyhine delil teşkil ettiği, davalı vekilinin sunduğu kayıtlara göre davalı şirket yetkilisinin birleşen dosyadaki şubat ayına hizmet faturası yönünden iş güvenliği uzmanı ...'ın kendi personelleri olmasına rağmen tam fatura kesildiğine dair davacı şirket yetkilisine 26.03.2018 tarihinde elektronik posta gönderdiği, yani 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca 8 günlük itiraz süresinde itiraz etmediği anlaşılmakla bu nedenlerle davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği anlaşılmakla davalı vekilinin hizmetin yerine getirilmediğine yönelik istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Davalı vekilinin 69.000,00 TL portföy devir bedeli yönünden bakiye 19.000,00 TL alacaklı olmaları nedeniyle mahsup talebi yönünden ise; bilirkişi heyetinin 01.03.2019 tarihli ek raporuna göre davacının düzenlediği 30.01.2018 tarih 257501 numaralı 15.071,82 TL bedelli fatura ve davacının portföy devir bedeli yönünden 53.928,22 TL ödemesi dikkate alındığında davalının portföy devir bedeli yönünden mahsubu gerektirir bir ödemesinin bulunmadığının denetime elverişli şekilde hesaplaması nedeniyle mahkemece mahsup işleminin yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı). Somut olayda; davaya konu fatura alacaklarının her iki taraf defterlerinde kayıtlı likit bir alacak olduğu anlaşılmakla, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından bu yöndeki davalı istinaf sebebine de itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken (615,40x2=) 1.230,80 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan toplam 351,87 TL'den mahsubu ile bakiye 878,93 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/11/2025