T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/32 KARAR NO : 2026/333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2020 ESAS-KAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/32 KARAR NO : 2026/333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/39E., 2020/444K. DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)|Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 16/02/2026 Asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin, davalı kooperatife 2 adet üyelik sahibi iken Ankara 37. Noterliğinin 25.05.2015 tarih ve 13693 yevmiye numaralı istifanamesi ile kooperatif ortaklığından ayrıldığını, ödeme yapılmaması üzerine Ankara 16. İcra Dairesinin 2019/14 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu, arabuluculuk süresinde bir uzlaşma sağlanamadığını, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/171 Esas sayılı dosyasında aynı nitelikte itirazın iptali davasında, davalı kooperatifin erteleme kararının haklı olmadığının tespit edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davacı vekili 10.12.2019 harç tarihli ıslah dilekçesi ile davasını, alacak davası olarak ıslah ederek 721.996,70 TL çıkma payı alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: İstifa tarihine kadar 2 üyelik için toplam 403.500,-TL aidat ödeyen davacının istifa talebinin kooperatif yönetim kurulu tarafından kabul edildiğini, 31.01.2016 tarihli 2015 Hesap Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan karara istinaden, toplantı tarihinden itibaren 3 yıl süre ile çıkma paylarının iade edilmemesi yönünde genel kurul kararı alındığını, talep edilebilecek çıkma payı alacağına ilişkin icra takibinin en erken 01.02.2019 tarihinde başlatılabileceği dikkate alınarak süresinden önce başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkili kooperatifçe alınan erteleme kararının yerinde olduğu hususunun derdest olan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/358 Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/66 E sayılı dosyasında: Davacı vekili özetle: Davanın Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/39 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini, müvekkilinin çıkma payı alacağına temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizine karşılık olarak şimdilik 10.000,-TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili 10.12.2019 harç tarihli dilekçesinde, birleşen davadaki talebini 184.969,62-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacının, müvekkili kooperatif üyeliğinden istifa ettiği 2015 yılına ilişkin bilançonun kabul edildiği, 31.01.2016 tarihli 2015 Hesap Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında, toplantı tarihinden itibaren 3 yıl süre ile çıkma paylarının iade edilmemesi yönünde karar alındığını, itirazın iptali davalarının takip talebi ile bağlı olarak görüleceğini, icra takibinde faiz talep edilmemiş olması halinde sonradan ayrı bir dava ile faiz talebinde bulunulamayacağını belirterek birleşen davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...davacının, davalı kooperatifte 2 adet üyeliğinin bulunduğu, 25.05.2015 günlü ihtarnamesi ile üyeliklerden istifa ettiği, asıl davada çıkma payı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalinin talep edildiği, davacı vekili tarafından asıl davanın alacak davası olarak ıslah edildiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde, davanın tamamen ıslahı için özel yetkisinin bulunduğu, Kooperatifler Kanunu'nun 17. ve Ana Sözleşme'nin 15. maddesi uyarınca, davacının alacağının en erken 01.02.2019 tarihinde istenebilir hale geldiği, 3 yıllık erteleme süresinin bitiminden önce 02.01.2019 günü icra takibi başlatılması haklı değil ise de, davanın alacak davası olarak ıslah edilmesi ve dava tarihinin 07.02.2019 günü olması nedeniyle dava tarihi itibariyle çıkma payı alacağının istenebilir olduğu, ayrılan ortağın alacaklarının ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde iade edilmemesi halinde, 1 ayın sonundan itibaren yasal faizi ile birlikte alacaklarını isteme hakkının bulunduğu, davacının genel gider payı sonrası talep edebileceği çıkma payı asıl alacağının 721.996,70 TL, işlemiş faiz alacağının 184.969,62 TL olarak hesaplandığı, icra takibi 760.000,00 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığından asıl davanın da bu miktar üzerinden açıldığının kabulü gerektiği kanaatine varılmakla asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne..." şeklinde karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı tarafın alacağının 01/02/2019 tarihinde muaccel hale geldiğini ve 02/01/2019 tarihinde davanın ikame edilerek alacak talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, ıslah yolu ile olsa da muaccel olmayan alacağın talep edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda hesaplama hatası yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden çıkma nedenine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 61.955,08 TL'den peşin olarak yatırılan 15.489,-TL'nin düşümü ile kalan 46.416,08 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 12/02/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...