11. Hukuk Dairesi 2024/446 E. , 2024/8957 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/387 Esas, 2023/1809 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/64 E., 2021/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetki…
**11. Hukuk Dairesi 2024/446 E. , 2024/8957 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/387 Esas, 2023/1809 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/64 E., 2021/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin tesisat malzemeleri sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, "yekpare gövdeye haiz bir duş ızgarası su gideri" buluş başlıklı 21.03.2011 başvuru tarihli 2011/02659 başvuru ve tescil numaralı faydalı model ile TÜRKPATENT'de tescilli olduğunu, davalı şirketin de aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, 2014/000806 tescil numarası ile "duşa kabin için kanal profilinde yenilik" buluş başlıklı faydalı model tescil belgesi almış olduğunu, müvekkilinin faydalı modelinin emsallerinden son derece farklı olduğunu, üretim esnasında yekpare yapıdaki ürünün daha kısa sürede daha az işçilik ve kalifiye eleman gereksinimi ile daha az maliyetle son kullanıcısının hizmetine sunulduğunu, davalının faydalı modelinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 142 nci maddesi çerçevesinde yenilik kriterini taşımadığını, ayrıca başvuru tarihinden önce bilindiğini ve kamuya arz edildiğini, davalı adına kayıtlı olan faydalı modelin hükümsüz kılınmasına, terkinine, mahkeme kararının ilan edilmesine, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkiline ait faydalı modele başvuru ve ilan aşamasında itiraz etmediğini, müvekkiline ait buluşta, davacıya ait buluştan farklı olduğunu, gerek davacıya ait faydalı modelde gerekse başvuru tarihinde piyasadaki ürünlerde tırnaklı yapının bulunmadığını, müvekkili tarafından geliştirilen ve üretilen faydalı modelin bu yönüyle yenilik ihtiva edip tercih edildiğini, davacıya ait buluşta buluşun açıklaması kısmında "gövde ile su gider boğazının yekpare yapıya haiz olması ve komple plastik malzemeden mamul olmasıdır." şeklinde olup, müvekkiline ait buluşta "...kapak profil kısım çelikten yapılmasıdır. Bu sayede hem görüntü güzelliği sağlanmakta hem de plastik gibi dayanımı az olmamaktadır." şeklinde tanımlandığını, ayrıca müvekkiline ait buluşta, davacıya ait buluştan farklı olarak "portatif hazne içerisindeki eğimli yapı sayesinde suya bir akış hızı kazandırmakta ve su gider sifonuna çok daha kolay ve hızlı bir şekilde yönlendirmektedir" davacıya ait buluşta ve piyasada mevcut modellerde ise böyle bir eğim mekanizması ve su akışına hız kazandırma özelliğinin bulunmadığını, taraflara ait faydalı modelin hitap ettiği alıcı ve tercih nedenleri farklılıklar arz ettiğini, birbirlerinin muadili veya ikamesi olmadığını, modellerin sahip olduğu parçaların kabul anlamına gelmemekle birlikte benzerlik gösteriyor olduğu kabul edilse dahi, bu benzerlik modellerin tasarımındaki teknik ve şekli zorunluluklar nedeniyle oluşabilecek zaruri benzerliklerden ibaret olup, söz konusu parçalar aynı işlev özelliklerine sahip olmayan, aynı amaca hizmet etmeyen nitelikte olduğunu, müvekkiline ait faydalı modelin tescile ve korunmaya değer, yenilik içeren, sanayiye uygulanabilen bir faydalı model olduğunu, bu nedenlerle bu aşamada ve kötü niyetli ikame edilen haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyaya sunulan raporlara göre davalıya ait hükme konu faydalı model ile davacıya ait 2011/02659 tescil numaralı faydalı modelin yalnızca taban bölgesinde yer alan tırnak yapısı bakımından farklı özelliklere sahip olduğu, ancak 1 no'lu bağımsız istemi davacı faydalı modeline benzerliği ve diğer istemlerinin de bağımlı olması nedeniyle yenilik unsuruna haiz olmadığının anlaşıldığı, dosyaya sunulan ve dava dışı firmalara ait modeller ile davalı faydalı modeli arasında benzerlik tespit edilememiş ise de münhasıran davacıya ait faydalı modelin yenilik kırıcı olabileceği, her ne kadar davalı taraf davacıya ait faydalı modelin hükümsüzlüğüne ilişkin kararın yargılama devam ederken kesinleşmiş olduğundan bahisle, bu faydalı modelin yenilik kırıcı olarak değerlendirmeye alınmaması gerektiğini beyan etmiş ise de; İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ilgili dosya münderecatına göre davacı faydalı modelinin yenilik vasfına haiz olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmiş olduğu; yenilik vasfı olmadığı mahkeme kararı ile kesinleşmiş bir faydalı modele benzerliği tespit edilen davalı yana ait faydalı modelin ise hükümsüzlüğüne sırf bu nedenle dahi karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ait faydalı modelin hükümsüz kılınmasının davalı faydalı modelinin yenilik özelliğini ortadan kaldırmasına engel olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.