7. Hukuk Dairesi 2024/2672 E. , 2024/3634 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/409 E., 2024/941 K. DAVA TARİHİ : 28.03.2016 KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/65 E., 2019/368 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizc
**7. Hukuk Dairesi 2024/2672 E. , 2024/3634 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/409 E., 2024/941 K. DAVA TARİHİ : 28.03.2016 KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/65 E., 2019/368 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 418 ada 8 parsel parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 3 katlı betonarme bina ve müştemilatları ile 420 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan tek katlı şadırvanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti ile muhdesatların kamulaştırma bedelinin davacıya ödenmesi için Artvin DSİ Bölge Müdürlüğü'nün bilgilendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, binanın yapıldığına ilişkin davalı kurumun herhangi bir rızası bulunmadığı gibi bilgisinin de bulunmadığını, davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu, sunulan kira sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere taşınmazların yalnızca otopark olarak kullanılmak üzere davacıya kiralandığını, kira sözleşmesinin 21 inci maddesi gereği taşınmaz üzerindeki yapılarda davacı tarafın herhangi bir hakkının bulunmadığını, dava konusu edilen şadırvan ile davacının herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, kadastronun 1992 yılında yapıldığını, Kadastro Kanunu 19 uncu maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 15/01/2024 tarihli ve 2022/6551 Esas, 2024/151 Karar sayılı ilamı ile "taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 21 inci maddesine göre idareden izin alınarak dahi inşa edilen yapılar idareye bağışlanmış sayılacağından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapıların davacı tarafından ve izin alınmadan yapıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın kabulü ile kamulaştırma işlemleri nedeniyle dava konusu muhdesatların davacıya aidiyetinin tespitine dair hüküm kurulmasının doğru görülmediği" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın muhdesatın aidiyeti davası olduğunu, taşınmazda kamulaştırma işlemi bulunduğundan dava açmakta hukuki yarar bulunduğunu, yapılan binalara davalının itiraz etmediğini, kira sözleşmesinin devam ettiğini ve davalının sözleşmeye aykırılık nedeniye herhangi bir dava açmadığını, kamulaştırmaya ilişkin güncel evraklar ve krokinin temin edildiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma sahasında kaldığını, ayrıca bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan duruşmaya mazeret bildirerek katılamadığı halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bilgi ve belgeye dayanmayan mazeretin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku'nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. 2. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. 3. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.