İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/04/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/01/2026 tarih ve 2024/706 E - 2026/50 K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; " Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına konu dört adet ...-... arası nakliye faturasına da…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/610 KARAR NO: 2026/734 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/01/2026 NUMARASI: 2024/706 E. - 2026/50 K. DAVANIN KONUSU: İcra Takibinden sonra menfi tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/04/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/01/2026 tarih ve 2024/706 E - 2026/50 K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; " Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına konu dört adet ...-... arası nakliye faturasına dayanılarak müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ne faturadaki ''...'' adlı şirkete ne de alacaklı sıfatına sahip olmayan davalı ... adlı kişiye borcu bulunmadığını, takibin müvekkilinin itiraz süresi kaçırma ihtimaline dayanılarak açıldığını, takibe konu faturaları düzenleyen, ''...'' adlı bir ... şirketi olduğunu, müvekkil hakkında takibi başlatanın ise ... adlı ... uyruklu bir şahıs olduğunu, takibi başlatan kişinin faturalar ile bir alakası olmadığını, bu nedenle davalı tarafın aktif takip yetkisine ve alacaklı sıfatına sahip olmadığını, icra takibinde alacaklının alacağına kavuşabilmesi için maddi hukuk bakımından alacaklı sıfatını taşıdığını ve takip talebinde borçlu olarak gösterilen tarafın da gerçekten borçlu olduğunun belirlenmesi gerektiğini, takibe dayanak dört faturanın da, ... - ... arası nakliye ücretine ilişkin olduğunu ancak davalı yalnızca faturaya dayanarak icra takibi başlattığını, uluslararası taşımacılık yaptığını iddia eden davalının taşıdığı yüke ilişkin ... belgesi düzenlemesi gerektiğini, ... Belgesini sunmadığını ve taşıdığını iddia ettiği malın müvekkile teslim edildiğine ilişkin teslim-tesellüm tutanağını da ibraz etmediğini, var olmayan bir taşımaya ve müvekkilinin itiraz süresini kaçırma ihtimaline dayanılarak kötü niyetli olarak takibin başlatıldığını bu nedenlerle müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasında alacaklıya ödenen bedellerin istirdatı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını " talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " müvekkili aleyhine açılan davayı ve dava dilekçesinde iddia edilen hususları kabul etmediklerini, dava dilekçesinde, takibe konu faturaları düzenleyen, " ...'' iken takibi başlatanın ise davalı ... isimli şahıs olduğunu icra takibi başlatabilmesi için maddi hukuk bakımından alacaklı sıfatına sahip olmadığı bildirilmiş ise de ... Bakanlığı tarafından verilen belgeyi mahkememize sunduğu ve "..." özel şirket (şahıs şirketi ünvanı) olup, korucusu ve yetkilisinin "..." olduğunu, adi şirket yada şahıs şirketi ünvanı ile tanzim edilen faturadan dolayı "..." takibin ve davanın tarafı olduğunu, takip dayanağı faturada bulunan kaşede de “... ..." yazdığı bu yazının Türkmenistan dilinde "..." anlamında kullanılan ticari unvan olduğunu, bu faturadan dolayı müvekkilinin takibin ve davanın tarafı olduğunu, takip dayanağı olan faturalara istinaden ... belgesinin düzenlendiğini, davacı taraf, itiraz ettiği dava konusu edilen faturaları şirket kayıt ve ticari defterlerine de işlediğini, bu hususun bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını " talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Davacı her ne kadar davalıdan nakliye hizmeti almadığını iddia etse de davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, ... tarihli ... yevmiye numaralı maddesinde davalıdan 74.751,45 TL tutarında nakliye hizmeti aldığının kayıtlı olduğu ve ... plakasının (bu plaka aynı zamanda 25/12/2021 tarih...fatura numaralı ...bedelli faturada yer alan plaka) yazıldığı anlaşılmaktadır. Ödeme kaydı bulunsa da ödeme ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Defterde kayıtlı bu tutarın USD kur karşılığının 6.373,87 USD olduğu anlaşılmıştır. Davacının defterlerinde yer alan bu kayıt aleyhine delil teşkil etmekle davalıdan bu tutarda nakliye hizmeti almadığını veya hizmet karşılığını ödediğini ispatla yükümlü hale gelmiştir. Ayrıca davalıda bu miktardan fazla nakliye hizmeti ifa ettiğini ispatla yükümlü olup dosyada alınan gümrük bilirkişi raporları da dikkate alındığında ispata elverişli delil ibraz edemediği anlaşılmıştır. Her iki tarafa da yemin delili hatırlatılmış, davalı tarafın yemin deliline dayanmadığı, davacının davalıya yemin teklif ettiği davalının 15/01/2026 tarihli duruşmada yemini usulüne uygun şekilde eda ettiği buna göre davacının davalıya 6.373,87 USD borcunun bulunduğu sabit olup bakiye 4.736,13 USD yönünden ise davalının davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar takip davadan sonra Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/114 E. 2025/157 K. Sayılı ilamı ile iptal edilmiş olsa da icra hukuk mahkemesi kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden menfi tespit istemi yönünden, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalıya Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında takibe konu 25/12/2021 tarih, ... Fatura numaralı, 2.860,00-USD bedelli fatura, 25/12/2021 tarih, ... fatura numaralı, 2.750-USD bedelli fatura, 25/12/2021 tarih, ... fatura numaralı, 2.750-USD bedelli ve 25/12/2021 tarih, ... fatura numaralı 2.750,00-USD bedelli faturalar dolayısıyla 4.736,13-USD miktarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, istirdat talebi yönünden ise takibin iptal sonrasında icra dairesi tarafından davacının ödediği tutarın davacıya iade edilmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiş, her ne kadar taraflar kötüniyet tazminatı talep etmiş olsa da takibin iptal edilmiş ve yasal şartların oluşmamış olması nedeniyle tarafların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davanın kısmen kabulü ile; davacının davalıya Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında takibe konu 25/12/2021 tarih, ... Fatura numaralı, 2.860,00-USD bedelli fatura, 25/12/2021 tarih, ... fatura numaralı, 2.750-USD bedelli fatura, 25/12/2021 tarih, ...fatura numaralı, 2.750-USD bedelli ve 25/12/2021 tarih, ... fatura numaralı 2.750,00-USD bedelli faturalar dolayısıyla 4.736,13-USD miktarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Takibin dava tarihinden sonra Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/114 E. 2025/157 K. Sayılı ilamı ile iptal edilmiş ve ödenen paranın davacıya iade edilmiş olması nedeniyle istirdat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Takibin iptal edilmiş olması dikkate alınarak davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine, Davacının kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ve Gümrük Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazılarda; dava konusu taşımaya ilişkin gümrük ve transit işlemlerinin "..." firması tarafından yapıldığı, davalıya ait "..." firmasının veya ... isminin taşıma belgelerinde (..., ...vb.) hiçbir şekilde yer almadığının tespit edildiğini, bilirkişi ...’ın 08.09.2025 tarihli Ek Raporu’nda; "Gerek transit evraklarında ve gerekse ithal evrakları arasında davalının mahkemelerine ibraz etmiş olduğu navlun faturalarına rastlanmamıştır" tespitinin yer aldığını, nizmetin davalı tarafından ifa edilmediği resmi belgelerle sabitken, borcun varlığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dosyadaki Gümrük Bilirkişisi Raporu’nda, ... belgeleri ve faturalara göre teslim şeklinin "... / ..." olduğunun açıkça tespit edildiğini, ... teslim şeklinde, navlun ve sigorta masrafları satıcıya (göndericiye) ait olduğunu, bilirkişi raporunda; "Navlun ücreti gönderici firmaya aittir. Taşımayı yapan nakliye firması bir alacağı var ise bunu gönderici firma olan ...'da mukim ...'den talep etmesi gerekmektedir" şeklinde açıkça görüş bildirildiğini, mahkemenin, uluslararası ticaretin bu temel kuralını ve bilirkişinin teknik tespitini görmezden gelerek, navlun borcunun muhatabı olmayan müvekkilini borçlu addettiğini, ticari defter kaydının maddi gerçeklik karşısında tek başına borç delili olamayacağını, mahkeme kararının, kendi gerekçesinde atıf yaptığı yargıtay içtihadı birleştirme kararı ile çeliştiğini, mahkemenin, HMK m. 222 uyarınca ticari defterlerin delil niteliğini hatalı değerlendirdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkemenin hükmünü "TL" cinsinden olan defter kaydına dayandırmasına rağmen, hatalı olarak "USD" cinsinden karar verdiğini ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13.02.2026 tarihli, 2024/706 E. ve 2026/50 K. sayılı kısmen ret kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın tam kabulüne ve Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra takibine konu faturalar nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine konu faturalar ve icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır. Kayseri Genel İcra Dairesinin ... dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. Alacaklısının ..., borçlusunun ... Limited Şirketi olduğu davalı tarafından davacı aleyhine 11.110 USD üzerinden ilamsız takip başlatıldığı takip dayanağı olarak "15.05.2024 / Fatura No: ... 2.860,00 USD; 15.05.2024 /... 2.750,00 USD; 15.05.2024 /... 2.750,00 USD 15.05.2024 /... 2.750.00 USD 4 adet fatura gösterildiği görülmüştür. Davalının takip dayanağı yaptığı faturalar incelendiğinde; 1- 25.12.2021 tarih ve 2.860 USD bedelli, ... - ... arası nakliye ücreti (... plakalı araç ile) açıklaması 2-) 25.12.2021 tarih ve 2.750 USD bedelli, ... - ... arası nakliye ücreti (... plakalı araç ile) açıklaması 3-) 25.12.2021 tarih ve 2.750 USD bedelli, ... - ... arası nakliye ücreti (... plakalı araç ile) açıklamaması 4-) 25.12.2021 tarih ve 2.750 USD bedelli, ... - ... arası nakliye ücreti (... plakalı araç ile) açıklaması ihtiva eden faturalar oldukları görülmüştür. Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/114 Esas 2025/157 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilmiş olunup karar Kayseri BAM 5. Hukuk Dairesi 2025/509 Esas 2025/510 Karar sayılı ilamı ile 13.05.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki dava menfi tespit davası olup ispat külfeti öncelikle davalı taraftadır. Başka bir deyişle davalı takibe konu faturalardaki taşımayı gerçekleştirdiğini ispat etmek durumundadır. Mahkemece Gümrük müşaviri bilirkişiden alınan ... tarihli ek rapor incelendiğinde; ..., ..., ... ve ... plakalı araclara ilişkin taşıma işlemlerinin yapıldığı ve Mersin Gümrük Müdürlüğünde gümrük işlemlerinin ifa edilerek taşımaya ilişkin yurt dışı ürünlerin Mersin Gümrük Müdürlüğünden ithal edildiği ancak gerek transit evraklarında ve gerekse ithal evrakları arasında davalının mahkemelerine ibraz etmiş olduğu navlun faturalarına rastlanmadığını, taşıma işlemlerinin yukarıda belirtilen tüm belgelerinde "..." firmasının gösterildiğinin belirtildiği görülmüştür. Mahkemece davacı ticari defterleri üzerinden inceleme yapılarak aldırılan 19.03.2025 tarihli raporda; Davacının ticari defterlerinde takip konusu faturaların düzenleme tarihi itibariyle (25.12.2021) davalıdan 74.751,45 TL tutarında taşıma hizmeti alındığı kayıtlıdır. Kayıtta ... plakalı aracın yazıldığı Davacının ticari defterlerinde bahse konu bedelin 31.12.2021 tarihinde ...bank hesabından ödendiği kayıtlıdır. Ancak dosya kapsamına herhangi bir ödeme belgesi sunulmamıştır." şeklinde ibareler olduğu görülmüştür. Bu durumda davalı 74.751,45 TL'lik taşıma hizmetini ispat etmiş olup bu bedel 25.12.2021 tarihi itibariyle 6.373,87 USD dolara tekabül ettiği görülmüştür. Davalı takibe konu edilen 6.373,87 Dolar yönünden taşıma hizmetini ispat etmiş olup bakiye 4.736,13 Dolar yönünden iddiasını ispat edememiştir. Davacı tarafça davalıya yemin teklif edilmiş olunup davalının mahkeme huzurunda usulüne uygun şekilde yemin eda ettiği görülmüştür. Açıklamalar ışığında, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/01/2026 tarih ve 2024/706 E - 2026/50 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/04/2026