11. Hukuk Dairesi 2008/10535 E. , 2010/1379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2008 tarih ve 2006/1751 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler
**11. Hukuk Dairesi 2008/10535 E. , 2010/1379 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2008 tarih ve 2006/1751 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı kırmızı mercimek emtiasının davalı şirketçe gemi ile nakliyesi sırasında hasarlandığını, emtiada meydana gelen 3.712 -YTL. hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın görev ve husumet yönünden reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu miktar itibariyele Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, acenta durumunda olan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, TTK.'nun 1361. madde hükmüne dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile sadece İstanbul’da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, aynı Kurul’un 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, bir Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin görevlendirilmiş olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlığa bakmaya Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır. Somut olayda, uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK.'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında düzenlenen 1061 vd. madde hükümlerinin uygulanması gerektiğinden davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim, TTK.'nun 1361. madde hükmü Beşinci kitap içerisinde kalsa da, davacı taşıma sigortacısı, selefinin Dördüncü Kitap hükümlerine dayalı haklarına halef olmuştur. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre,davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.