6. Ceza Dairesi 2025/4113 E. , 2026/928 K. "" KANUN YARARINA BOZMA Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 106/1-1.cümle, 62... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 26 gün hapis ve 4 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz …
6. Ceza Dairesi 2025/4113 E. , 2026/928 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 106/1-1.cümle, 62... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 26 gün hapis ve 4 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2023/452 Esas, 2024/147 Karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, sanık tarafından yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.20 24... /365 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 28.05.2025 gün ve 94660652-105-01-24344-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/06/2025 gün ve 2025/69912 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen kararın mernis adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre doğrudan 02.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve ilgili kararın bu şekilde kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/6. maddesinde yer alan "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir" şeklinde ve anılan Kanun'un "İtiraz usulü ve inceleme mercileri" başlıklı 268/1-2. maddesinde, "(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." şeklindeki düzenlemelerin yer aldığı, Bu düzenlemelere göre, Mahkemesince öncelikle itirazın süresinde olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılarak, itirazın süresi içerisinde yapılmadığının kabulü halinde, kararın gereği için dosyanın merciine gönderilmesi, itirazın süresi içerisinde yapıldığının kabulü durumunda ise duruşma açılmak suretiyle genel hükümlere göre yargılama yapılması gerektiği anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında; somut olayda, sanığın mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu, itirazı inceleyen merciince usulsüz tebligat nedeniyle itirazın süresinde olduğundan bahisle itirazın kabulüne ve dosyanın itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi amacıyla mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde karar verilmemesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.20 24... /365 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.