11. Hukuk Dairesi 2019/619 E. , 2019/7478 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2017 tarih ve 2016/269 E. - 2017/298 K. sayılı kararın davacı vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/1…
**11. Hukuk Dairesi 2019/619 E. , 2019/7478 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2017 tarih ve 2016/269 E. - 2017/298 K. sayılı kararın davacı vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/11/2018 tarih ve 2018/465 E. - 2018/1188 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin "NOSTALJİ", "NOSTALJİK" ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "Nostalci" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, 2015/04819 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davaya konu “Nostalci” ibareli marka ile aralarında tek bir harf farkının bulunduğunu, bu farkın markaya ayırt edicilik katmadığı, markaların ortalama tüketici kitlesinin büyük bir kısmının algısında karıştırılma riskine maruz kalacağını, davalı Kurumun markaları benzer görmesine karşın vermiş olduğu kısmi red kararının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır kullanmak sureti ile nihai tüketiciler nezdinde ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırmış olduğu markaları ile davalı tarafın davaya konu marka başvurusunun nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verdiğini ileri sürerek 2016-M-2588 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.