11. Hukuk Dairesi 2015/15547 E. , 2017/2554 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/05/2015 tarih ve 2014/45-2015/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma …
**11. Hukuk Dairesi 2015/15547 E. , 2017/2554 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/05/2015 tarih ve 2014/45-2015/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının ... Tic. Ltd. Şti'nin %50 oranında ortağı olduğunu, şirketin %50 ortağının ise davalı ... olduğunu, tarafların ortağı olduğu şirketin 2007 yılından beri yasal temsilcisinin bulunmaması nedeniyle, resmi kurumlar, ticari muhatapları ve 3. şahıslar nezdinde şirketi temsil edecek, şirketin hak ve çıkarlarını koruyacak temsilci atanması gerektiğini ileri sürerek, davacının şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olmak üzere şimdilik tedbiren kayyum olarak atanmasına, dava sonunda ise kesin olarak şirketin fesih ve tasfiyesine kadar bu göreve atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tarafların dava dışı şirketin eşit hisseli ortakları olduğu, şirketin ana sözleşmesinde ilk üç yıl ... ve ...'ın şirket müdürü seçildikleri ve süre bitiminde tekrar şirket müdürü belirlenmediği, dava dışı şirkete yönetim kayyumu atanmasını gerektiren bir durum olmadığı, zira ortakların şirket müdürü olarak yetkileri sona erdiği tarih itibariyle yürürlükte olan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca ortaklar kurulunca aksine bir karar alınmadığı sürece ismen şirket müdürleri belirtilmediği hallerde tüm ortakların aynı zamanda müdür sıfatını haiz olduğunun düzenlendiği, ortaklar arasında yönetime ilişkin bir takım uyuşmazlıkların olmasının şirkete kayyım atanmasını gerektirmeyeceği, şirket yönetiminde müşterek olarak yetkili olan her iki ortağın şirketin çıkarlarını gözeterek asgari müşterekte uzlaşmadıkları takdirde kanunda çeşitli yolların öngörüldüğü, şirketin feshi ve tasfiyesi davasının söz konusu olmadığı gibi bir şirketin ilelebet kayyım marifetiyle yönetilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.