12. Hukuk Dairesi 2013/27394 E. , 2013/34204 K. MAHKEMESİ : Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/07/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları…
**12. Hukuk Dairesi 2013/27394 E. , 2013/34204 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/07/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/1. maddesinde; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır." Aynı maddenin 6099 Sayılı Yasanın 9. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında; “adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır” hükümlerine yer verilmiştir. Bu durumda 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için bu maddenin 6099 Sayılı yasanın 9.maddesi ile değişik 2.fıkrası uyarınca, muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilememiş olması ve aynı adrese daha önceden usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olması zorunludur. Ayrıca, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanun'un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu 7201 Sayılı Yasanın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanuna göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır. 7201 Sayılı Yasanın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde ise, 21/1. maddeye göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Muhatap o adreste hiç oturmamış ya da adresten ayrılmış dahi olsa tebligat iade edilmeyecek, 21/2. madde gereğince işlem yapılacaktır. Bunun yapılabilmesi için de tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunu tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Şayet kişinin adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi yoksa ve daha önceden yapılmış usulüne uygun bir tebligat varsa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılabilecektir. Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21.maddesinin 2.fıkrasına göre tebliğ işleminin yapılması, muhatabın o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olduğunun belirlenmesi durumunda söz konusu olur. Somut olayda alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine başlandığı, örnek 6 numaralı icra emrinin takip talebinde bildirilen adresten farklı olarak "..." adresine çıkarıldığı, tebligatın borçlunun adresten taşınmış olduğu şerhedilerek Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, kıymet takdir raporunun da aynı adrese yine mernis kaydı ile 21/2. maddeye göre tebliğ edildiği, satış ilanı tebligatının ise aynı adrese tebliğe çıkarıldığı, muhatabın mernis kaydı olmadığından tebliğ edilmeksizin iade edildiği, bunun üzerine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Satış ilanının borçluya tebliğ tarihi itibari ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nda değişiklik yapan 6099 Sayılı Yasa yürürlüğe girmiş olup, buna göre ancak borçlunun adres kayıt sisteminde adresinin bulunmaması ve daha önceden yapılmış usulüne uygun bir tebligatın bulunması halinde 35. maddeye göre tebligat yapılabilecek olması karşısında, borçlunun takip talebinde yazılı bilinen son adresine tebligat yapılmadan farklı bir adrese ve tebliğ memurunca adresin kapalı olup, kimsenin bulunmadığı ve muhatabın o adreste oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olduğu hususları da belirlenmeden doğrudan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21.maddesinin 2.fıkrasına göre yapılmış olan icra emri ve KTR tebligatları usulsüz olup, daha önceden usulüne uygun yapılmış bir tebligat bulunmadığından aynı yasanın 35. maddesine göre yapılan satış ilanı tebligatı da usulsüzdür. İİK.nun 127. maddesi gereğince borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece istemin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.