11. Hukuk Dairesi 2012/7204 E. , 2013/6541 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2012 tarih ve 2011/337-2012/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, …
**11. Hukuk Dairesi 2012/7204 E. , 2013/6541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2012 tarih ve 2011/337-2012/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin Mayıs 2002 tarihinden itibaren açılımı "Pratik İşlemler" olan "..." ibaresiyle dersanecilik faaliyetini sürdürdüğünü, 2004 yılından itibaren de "..." ibareli 4 adet tescilli markası bulunduğunu, davalıların her hangi bir hakka dayanmaksızın "..." ibaresini aynı hizmet sınıfı için kullandıklarını, ... . Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/28 D.İş sayılı dosyasıyla yapılan tespitle davalıların dersane ve sürücü kurslarında bu markayı kullandıklarının tespit edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin marka hakkına vaki tecavüzün giderilmesine, 10.000,00TL manevi tazminatın tahsiline, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasını teminen el koyulan ürünlerin ve araçların üzerindeki markaların silinmesine veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmazsa imhasına, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., halen bir devlet okulunda matematik öğretmeni olduğunu, pi sayısı matematiksel bir sayı olduğunu, ... mahsus "... " ismiyle dershane ve sürücü kursu açmak istediklerini, karşı tarafın markası olduğunu öğrenince dersaneyi hiç açmadıklarını, hatta Milli Eğitim Bakanlığı'na başvuru dahi yaptırmadıklarını, sürücü kursunun başka isimle faaliyet gösterdiğini, kendilerine daha önce ihtar yapılmadığını, tespit dosyası içindeki broşürü bastırdıklarını, ancak dağıtmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., "..." sayısı bir buluş olup, davacının markası olamayacağını, davacının "..." markasını kullanmadığını, bu isimde dersane veya sürücü kursu kurmadığını, davacının markalarına herhangi bir tecavüzünün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalıların birlikte işletmeyi düşündükleri işyerine ilişkin olarak tabela, broşür ve işyeri hizmetinde kullanılacak araçlar üzerinde "... DERSHANELERİ" ve "... SÜRÜCÜ KURSU" şeklindeki ibareleri yazarak "..." ibaresini ve işaretini dersanecilik ve sürücü kursu hizmetlerinde markasal olarak kullandıkları, oysa ki "..." ibaresi ve işaretinin davacı şirket adına daha önceden 2004/11394 ve 2006/10686 sayılı markalarla 41. sınıftaki "Eğitim ve Öğretim Hizmetleri" yönünden tescilli olduğu, eylemin KHK'nun 61 ve 9/1(b) maddesi uyarınca marka ihlali niteliğinde bulunduğu, davalıların henüz işyerini fiilen faaliyete geçirmemiş olmalarının ihlal eylemini ortadan kaldırmadığı, marka hükümsüz kılınıncaya kadar "..." ibaresinin matematikte kullanılmasının davacının marka tescilinden doğan haklarını kaldırmayacağı, davalıların her ikisinin de ihlal eylemlerinde birlikte hareket etmeleri sebebiyle sorumluluklarının müşterek ve müteselsil olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların "..." ibaresini dersanecilik ve sürücü kursu faaliyetlerinde tanıtım amacı ile kullanmalarının marka ihlali olduğunun tespitine, davalıların marka ihlalinin durdurulmasına, önlenmesine, basılmış her türlü tanıtım evrakı ve işyeri tabelasının toplanmak suretiyle ortadan kaldırılmasına, karar özetinin ilanına, takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalılar temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalıların bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 115,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.