İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:10/04/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2025 tarih ve 2025/456 Esas 2025/1142 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, 10 Mart 2023 tarih …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/512 KARAR NO: 2026/701 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/12/2025 ESAS NO: 2025/456 KARAR NO: 2025/1142 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:10/04/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2025 tarih ve 2025/456 Esas 2025/1142 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, 10 Mart 2023 tarih ve ...-... numaralı sözleşme ile ticari ilişkilerinin yazılı olduğunu, söze konu sözleşme itibari ile müvekkilinin ödemeler yaptığını, davalı borçlunun ise müvekkiline mal teslimatı yaptığını, müvekkilinin son olarak yine bir ticari ilişki gereği davalıya 840.357,44 EUR ödeme yaptığını, ancak davalı tarafından Mayıs 2024 tarihinde yapılması gereken mal teslimatının yapılmadığını, davalı yanca mal teslimatı yapmamasının tedarik dar boğazından kaynaklandığını iddia edilerek teslimatı Haziran 2024’e ertelenmiş ise de, Haziran 2024’te de müvekkiline herhangi bir teslimat yapılmadığını, davalının, vekil ... ile yaptığı görüşmeler sonucunda tüm ihtar ve fesih bildirimlerinin taraflarına ulaştığı açıkça ikrar olunduğundan davalının kasıtlı ve kötü niyetli davranarak müvekkilini ağır mağduriyete uğrattığınin sabit hale geldiğini, bu noktada davalının sahibi olduğu ... şirketine huzurdaki davanın ihbar edilerek, davalı sıfatı ile dosyaya eklenmesini talep ederek, müvekkilinin yaşadığı maddi manevi zorluklar sebebiyle davalı aleyhine hem Almanya'da hem Türkiye'de yargıya başvurulduğunu, huzurdaki dava öncesinde Türkiye Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/18837 soruşturma numaralı dosya ile Almanya'da ise ... Bölge Savcılığı ... ... numaralı dosya ile davalı aleyhine şikayetçi olunduğunu ve yargılamaların derdest olduğunu zira müvekkilinin uğradığı hak kaybının basit ve küçük bir kayıp olmadığını, ödediği bedelin iadesinin gerektiğini belirterek davanın kabulü ile davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı Borçlu şirket ve yetkilisi adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesine, paksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALILAR ... İLE ... LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Müvekkili şirketin Türkiye'de yerleşik, uluslararası alanda faaliyet gösteren bir dış ticaret şirketi olduğunu, Almanya merkezli davacı şirketin ise soğutma ve iklimlendirme teknolojisi alanında faaliyet gösterdiğini, makineleri ve sistemlerinin bayilik yöntemiyle, satıcı olarak pazarlandığını, davaya konu edilen sözleşme de Almanya Ülkesinin ... Şehrinde kurulan 10/03/2023 tarih ve ...-... nolu sözleşme olduğunu, sözleşmenin konusunun malların, partiler halinde satıcıdan (davalıdan) alıcıya (davacıya) ya da onun göstereceği başka birine devredilmesi olduğunu, yine bu sözleşmenin 8.4 numaralı maddesi ile de aynen "Bu Sözleşmeye uygulanacak hukuk, Almanya Hukukudur" şeklinde olduğunu, bu haliyle de 5718 sayılı MÖHUK m.24 uyarınca hem sözleşme yeri, içeriği, edimi, ifası, karakteristiği hem de karşılıklı açık irade bütünlüğü kapsamında huzurdaki davaya uygulanacak hukukun Alman Hukuku olduğunun açık olduğunu, MÖHUK m.48'de görülen teminat hususunun dava şartlarından olmakla, yargılamaya devam olunmadan önce mahkeme haçları, yargılama giderleri ile kendilerinin maruz kalacağı zararlar gözetilerek tespit edilecek uygun bir teminatın verilecek kesin bir süre içerisinde davacı tarafından "euro" olarak depo edilmesi gerektiğini, müvekkilinin mevcut sözleşmeye dayanarak toplam 4.896.457,50-Euro tutarında ... kalem malın teslimine ilişkin ... numaralı proforma faturayı düzenlediğini, davacı tarafından da bu faturanın kabul gördüğünü, herhangi bir itiraza uğramayan faturanın ilk avansı olan 489.645,75 Euro ödendiğini, kalan miktarda 21 Şubat 2024 tarihinde 300.698,63-Euro, 28 Mart 2024 tarihinde 744.456,24-Euro, 17 Nisan 2024 tarihinde 697.624,02-Euro olarak ifa edildiğini, bu sayılanların haricinde fatura düzenlenmesinden önceki işlemlerden kalan 64.527,23-Euroluk tutar da ayrıca ifa edildiğini, yani davacı tarafından toplam 2.296.951,86-Euro tutarında ödeme yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu söylediği miktarda ... kalem malın tutarı olan 4.896.457,50-Euro'dan, anılan 2.296.951,86-Euro'nun mahsubu sonrası (fazlasına ve teslimat ücreti gibi ferilere ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) kalan 2.599.505,64-Euro olduğunu, zira davacının iddialarının aksine gelinen aşama itibariyle teslimi gerçekleşmeyen tek bir mal dahi kalmadığını belirterek 10/03/2023 tarih ...-... nolu sözleşmenin 8.4 numaralı maddesi gözetilerek Alman Hukukuna göre değerlendirme yapılmasına, davacı, yabancı uyruklu bir şirket olduğundan MÖHUK m.48 uyarınca mahkemenize uygun görülecek teminatı yatırmak üzere davacıya kesin süre verilerek ihtarat yapılmasına, taraflarca düzenlenen yetki anlaşmasında (10/03/2023 tarih ve ...-... No.lu sözleşmenin 8.1 numaralı maddesi) sözleşme ile bağlantılı olarak ortaya çıkabilecek tüm ihtilaflar ve anlaşmazlıkların, Almanya ... nezdindeki ... Mahkemesinde çözümlendirileceği belirtiltiğinden davanın öncelikle HMK m.114/1-ğ gereğince dava şartı yokluğundan, işbu talep uygun görülmezse de yetkisizlikten usulden reddine, müvekkili ...'e husumet yöneltilmeden önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği, müvekkili ...Şti ile yapılan arabuluculukta ise "itirazın iptali" davasının müzakere konu edilmediği gözetilerek davanın, her iki müvekkili yönünden de dava şartı yokluğundan usulden reddine, 6102 sayılı TTK m.573 vd.ile ayrılık ilkesi gözetilerek müvekkili ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, müvekkili ...Şti yönünden ise davacıya karşı borçlu değil alacaklı konumda bulunduğu, delil durumu ve geçerliliği/ sahihliği gözetilerek huzurdaki haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, kötü niyetli davacının takip konusu alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İHBARI OLUNAN ... LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Öncelikle müvekkili şirket ile davacı ... arasında herhangi bir ticari sözleşme, sipariş, fatura, sevkiyat veya ödeme ilişkisi vs. Bulunmadığını, davacı tarafın dayandığı tüm ticari belgelerde yalnızca ... Ltd. Şti. muhatap olarak yer aldığını, davacının ticari ilişki kurduğu ... Ltd. Şti.'nin, tamamen farklı bir sektörde, yatırım danışmanlığı, iç ve dış ticaret alanında faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, her iki şirketin faaliyet alanları farklı olup iş modeli, müşteri portföyü, operasyonel alan ve gelir kaynakları birbirinden tamamen farklı ve bağımsız olduğunu, davacı tarafın, yalnızca kendince ileri sürdüğü şahsi beyanlara dayanarak davalı şirket ve ... arasında “organik bağ” olduğu izlenimini yaratmaya çalıştığını, ancak bu iddiayı destekleyecek hiçbir somut belge (ortaklık yapısı, grup ilişkisi, transfer fiyatlandırması, iştirak yapısı vs.) sunmadığını, bu nedenle davacı tarafın tüzel kişilikler arasında bağ kurma çabasının, yalnızca subjektif varsayımlara dayanmaktadır ve hukukî bir sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davaya ihbar olunan olarak kabulüne, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut olayda, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası davalı ...'e karşı bir takip bulunmadığından ona karşı itirazın iptali istenemeyeceğinden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. 1-Davacının davalı ... Limited Şirketi yönünden MÖHUK 47 ve HMK'nun 114/1 maddeleri uyarınca Türk Mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından davalı vekilinin Milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın HMK'nun 114/1-a maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, 2-Davacının davalı ... yönünden davasının pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; sözleşmedeki düzenlemenin geçerli, kesin ve uygulanabilir bir tahkim şartı niteliğinde olmadığını, itirazın iptali davasının cebri icra yetkisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu, pasif husumet yönünden eksik inceleme yapıldığını, esasa girilmeden davanın reddedilmesinin hak arama özgürlüğünü zedeler nitelikte olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kararın hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının istinafen incelenerek kaldırılmasını, dosyanın esastan incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; yerel mahkeme ilamına karşı haksız, kötü niyetli ve yasal dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun yerel mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya uygun olması nedeniyle esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu sözleşmede tahkim şartının ve uyuşmazlığın çözümünde hangi tahkim kuruluna gidileceğinin açık ve kesin şekilde düzenlenmiş olmasına, uyuşmazlığın iki tarafın iradelerine/ arzularına tabi olmayan bir işten kaynaklanmamasına (kamu düzenini ilgilendirir bir durumun söz konusu olmamasına), başka bir ifadeyle taraflar arasındaki sözleşmenin HMK 412 maddesi hükmü doğrultusunda geçerli bir tahkim şartı içermesine ve davalı şirketin süresi içerisinde ilk itirazda bulunduğunun anlaşılmasına, ilk derece mahkemenin somut uyuşmazlığa ilişkin kanıtları takdirinde herhangi bir yanlışlık bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 22/12/2025 tarih ve 2025/456 E. - 2025/1142 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırdığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026