7. Hukuk Dairesi 2023/5622 E. , 2024/903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3058 E., 2023/1759 K. KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/454 E., 2020/82 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve yıkım, davalı tarafından savunma yoluyla ileri sürülen temliken tescil d
**7. Hukuk Dairesi 2023/5622 E. , 2024/903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3058 E., 2023/1759 K. KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/454 E., 2020/82 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve yıkım, davalı tarafından savunma yoluyla ileri sürülen temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; İstanbul ili, ... ilçesi, 1073 ada 14 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine, aynı yerdeki 1073 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalılara ait olduğunu, kentsel dönüşüm nedeniyle 1073 ada 14 parsel sayılı taşınmaz için aplikasyon krokisi talep edildiğinde davalılara ait taşınmazın istinat duvarı ile yolun bir kısmının, müvekkillerine ait taşınmaza tecavüzlü olduğunun öğrenildiğini, bu nedenle vaki tecavüzün giderilmesi için davalılara gönderilen ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini, bu nedenle 1073 ada 14 parsel sayılı taşınmaza davalıların vaki müdahalesinin men'i ile müdahale edilen kısımların kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; 1073 ada 32 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının takriben 10 sene kadar önce imar mevzuatına uygun inşaa edildiğini, müvekkili ile diğer davalıların kat mülkiyetli tapularının bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber kötüniyete dayanmayan bir tecavüzün varlığının tespiti halinde, tecavüzlü kısmın ifraz edilerek davalılar adına temliken tescilini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. BOZMA ÖNCESİNDEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI, EK KARAR, BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI ve YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİNİN BOZMA İLAMI İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli ve 2017/454 Esas, 2020/82 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine harç ikmali gerektiğinden 11.09.2020 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Bir kısım davalılar vekili tarafından 11.09.2020 tarihli ek karar istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince ek karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Bir kısım davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi ek kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.04.2021 tarihli 2021/43 E. - 3205 K. sayılı ilamı ile ek kararın bozulmasına ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI ve YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİNİN BOZMA İLAMI A. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 25.11.2021 tarihli kararı ile "bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile yeniden hüküm kurulmasına; davanın kabulü ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1073 ada 14 parsel sayılı taşınmazda bilirkişinin 07.02.2019 tarihli raporu ve eki olan Ek-1 sayılı krokide belirtilen "A" ile işaretli 23,00 m2 ve Ek-2 sayılı krokide belirtilen mavi boyalı - mavi taralı istinat duvarı ve üzerindeki kapalı garaj bölümüne davalıların yaptığı elatmanın önlenmesine ve kâl'ine, rapor ve krokilerin kararın eki sayılmasına" dair verilen karar bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 26.10.2022 tarihli 2022/1832 Esas, 2022/6267 Karar sayılı bozma ilamıyla; "... Hükme esas alınan harita ve kadastro mühendisi, inşaat mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanından oluşan bilirkişi heyetine ait raporda...tecavüzlü yerlerin kâl'i halinde binanın temelinde kayma, çökme gibi risklerin oluşabileceği belirtildiğinden jeoloji uzmanı bilirkişi keşif heyetinde bulundurulmaksızın alınan bu raporun hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmayacağı, bu nedenle mahkemece jeolog bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetiyle yeniden keşif yapılarak tecavüzlü kısmın kâl'i halinde davalılar ait binada hasar meydana gelip gelmeyeceği konusunda denetime elverişli rapor alınması ve bu husus karar yerinde de tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar tesis edilmiş olmasının isabetsiz olduğu..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. V. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamındaki gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2020/3058 Esas, 2023/1759 Karar sayılı kararıyla; "...Yargıtay bozma ilamı uyarınca jeoloji mühendisi de alınarak yapılan keşif sonrasında bilirkişi heyetinin taşınmazın tecavüzlü kısımların bulunduğu ve sökülmesinin binaya zarar vermeyeceği, güçlendirme ile tedbir alınarak kal'inin mümkün olduğu belirlenerek, fahiş bir zarar öngörülmediği; öte yandan davalı taraf, lehlerine temliken tescil koşullarının oluştuğunu savunma olarak ileri sürmüşse de dava konusu taşınmazların çapa bağlı olduğu, binanın çapın oluşumundan sonra yapıldığı, var olan tersim hataları ya da kaymaların inşaat öncesi uzman incelemesiyle tespit ettirilebileceği, çapa bağlı taşınmazda iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığı ve zarara ilişkin ayrıca inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı da değerlendirilerek bu savunmaya itibar edilemeyeceği; dosya kapsamıyla davacının davasının kanıtlandığı..." gerekçesiyle; davanın kabulüne, İstanbul ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 1073 ada 14 parsel sayılı taşınmazda bilirkişinin 07.02.2019 tarihli raporu ile bu rapora ekli Ek-1 sayılı krokide belirtilen "A" ile işaretli 23,00 m2 ve Ek-2 sayılı krokide belirtilen mavi boyalı ve mavi taralı istinat duvarı ile üzerindeki kapalı garaj bölümüne davalıların yaptığı el atmanın önlenmesine ve kâl'ine, rapor ve krokilerin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili; müvekkillerinin kötüniyetli olmadığını, zaten taşınmazın da kötüniyete konu olabilecek bir alanda bulunmadığını, ifraza ilişkin taleplerinin ve ifraz konusunun netliğe kavuşturulamadığını, ifraz mümkün ise TMK'nın 725 inci maddesinin, değil ise irtifak hakkı kurulmasının düşünülmesi gerektiğini, yeni bir parsel oluşumu da söz konusu olmadığı için imar kanununun ifraza ilişkin hükümlerinin burada uygulanamayacağını, bina statiğinin tehlikeye düştüğünü, hükme esas alınan raporda yapının yıkımı öncesinde eşdeğer bir yapının temini sonrasında gerçekleşecek bir yıkımın güvenli olacağının belirtildiğini, aksi haldeki bir yıkım halinde çökme, patlama- yıkılma veya çatlama olacağını belirterek; hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve yıkım, davalı tarafından savunma yoluyla ileri sürülen temliken tescil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, "İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” kenar başlıklı 995 inci maddesi hükmüne göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.” 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683 üncü maddesinin 2 inci fıkrası hükmüne göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.” 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesince kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.