Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3200 E. , 2024/1621 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/3200 Karar No:2024/1621 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ... Akaryakıt Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVALI) ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahi
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3200 E. , 2024/1621 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/3200 Karar No:2024/1621 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ... Akaryakıt Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVALI) ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin bayilik lisansına dercedilmemiş tanker ile tarımsal amaçlı akaryakıt ikmali yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi ile (d) bendi uyarınca 176.681,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 10/04/2014 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde yapılan denetimde, davacı firmaya ait ... plakalı tankerin mahalle içinde satış yaptığının tespit edildiği, araç şoförünün davacı firmada çalıştığı ve 09/04/2014 tarihinde davacı şirkete ait tankerlerden 1000 litre motorin aldığı, ... Mahallesi'ne tarımsal amaçlı araçlara ve kamyonlara motorin satmak amacıyla geldiğini belirttiği, mesul müdürün alınan ifadesinde ise şoförün özel işlerinden dolayı mahallede bulunduğu, motorin satma gibi bir amacının olmadığı, aracın Kurul tarafından düzenlenmiş tarımsal amaçlı satış izninin olmadığı zaten bu amaçla kullanılmadığı, tankere 05/04/2014 tarihinde 2000 litre motorin dolumu yapıldığı, bunun 1000 litresinin 09/04/2014 tarihinde ... Temizlik firmasına sattığını, tankerde kalan 1000 litrenin bulunduğunu beyan ettiği, tanker şoförü ile mesul müdür ifadeleri arasında çelişki bulunduğu, tüm bu hususların tutanak altına alındığı ve bayi otomasyon bilgileri dökümü incelendiğinde söz konusu tarihlerde herhangi bir dış satış kaydının bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; soruşturma raporu ile ilgili belgelerin içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin söz konusu lisansına dercedilmeksizin ... plakalı tanker ile akaryakıt satışı yaptığının sübut bulduğu, davacının belirtilen fiili nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 19-2/(c)-3 ve 19-2/(d) maddeleri esas alınarak dava konusu idari para cezası uygulanmış ise de, dava konusu işlem ile istinaf başvurusuna konu edilen Mahkeme karar tarihinden sonra, 5015 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin irdelenmesi ve buna göre hüküm kurulması gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta gözetilmesi/izlenmesi gereken temel konunun, davacı yönünden lehe olan bir durumun gerçekleşip gerçekleşmediği ve sonrasında da bunun üzerinden irdeleme ve değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerektiği; Belirtilen amaca yönelik olmak üzere, 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yapılan değişiklik esas alınarak, dava konusu işleme dayanak yapılan fiilin gerçekleştiği yılın bir önceki yılına ait olmak üzere davacı şirketin lisansa konu edilen petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının tespiti amacıyla, 04/04/2019 ve 08/05/2019 tarihli ara kararlarıyla; davalı ve davacıdan gerekli bilgilerin istenildiği, davacı tarafından dava dosyasına sunulan bildirimde; 2013 yılı toplam net satış hasılatının 4.578.057,08-TL olduğunun, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan beyan dilekçesi ekinde yer alan bilgilerden de, davacı şirketin 2013 yılı hasılatının 5.409.416,98-TL olarak bildirildiğinin görüldüğü, bildirilen bu hasılat tutarları dikkate alınarak, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin (14/02/2019-7164/32. md) birinci maddesinin (f) bendinde belirtilen binde on oranı üzerinden yapılan hesaplamada davacının bildirdiği tutar üzerinden 45.780,57-TL davalı idare tarafından bildirilen tutar üzerinden aynı oran esas alınarak yapılan hesaplamada ise 54.094,16-TL sonuç elde edildiği, tarafların bildirdiği söz konusu tutarlar ve buna bağlı olarak binde onluk tutarlar arasında farklılıklar bulunsa da, sonuçta elde edilen bu tutarlar, 5015 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 19. maddesinde alt sınır olarak belirlenen 125.000-TL'nin altında kaldığından ve yine madde hükmü gereği 125.000-TL'nin altına da inilemeyeceğinden, ortaya çıkan bu çelişkili durumun ulaşılacak hükmü etkileyebilecek/değiştirebilecek niteliği bulunmadığı, Buna göre, davacının sübut bulan söz konusu fiili nedeniyle, yeni düzenleme gereği lehe olan hükmün uygulanması ve bunun üzerinden hüküm kurulması 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin gereği olduğundan, davacı şirket hakkında 125.000,00-TL idari para cezası uygulanması gerekirken, aleyhe olacak şekilde 176.681,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde bu nedenden dolayı hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararınında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilgili mevzuat ile yaptırıma bağlanan hususun lisansa dercedilmeksizin akaryakıt istasyonu dışında akaryakıt satışı yapılamayacağı olduğu, anılan hukuka aykırılığın olayda gerçekleşmediği, şirketçe hukuka aykırı bir satış yapılmadığı, tankerde bulunan akaryakıtın ... temizlik isimli firmaya gönderildiğine dair, sevk irsaliyesi, fatura, akaryakıtın istasyon tanklarından transfer edildiğine dair transfer fişi ve cari müşteriye verilen yakıta ilişkin olarak veresiye fişlerinin incelenmesinden de anlaşılabileceği gibi söz konusu akaryakıtın ... Temizlik firmasına gönderilmek üzere yüklendiği, dosyada bulunan şoför ifadesinin çelişkili olduğu, idari yaptırım uygulanabilmesi için, lisanssız köy tankeri ile satış yapıldığı konusunda şüpheye yer vermeyecek delillerin bulunması gerektiği, şirkete ait araç ile akaryakıt istasyonu dışında satış yapıldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı,denetim ve soruşturma aşamasında yeterli inceleme yapılmadığı, Davalı idare tarafından, harçtan muaf olunduğundan idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği, davacı şirketin ... plakalı akaryakıt tankeri vasıtasıyla akaryakıt ikmali yaptığı, akaryakıt tankeri faal durumda bulunan davacı şirketin bu faaliyeti için tankerin lisansına işlenmiş olması gerektiği, davacı şirketin lisans almaksızın piyasa faaliyetine devam ettiği, denetim tutanakları ekinde yer alan tanker şoförünün ifadesinde bayi adına köy ve kasabalarda tarımsal amaçlı akaryakıt ikmali yaptığını belirtmesi, denetime tabi tankerde sayaçlı satış sisteminin olması, bayi otomasyon bilgileri dökümü incelendiğinde söz konusu tarihlerde herhangi bir dış satış kaydının bulunmaması hususları göz önüne alındığında davacının yazılı savunmasının haklı bulunmadığı, ihdas edilen para cezasının usul ve yasaya uygun olduğu, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişikliklerin davacı şirket hakkında uygulanamayacağı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, usul yönünden, davalı Kurum'un harçtan muaf olduğuna ilişkin temyiz nedeninin yerinde olmadığı; esas yönünden, mevzuat değişikliği kapsamında önceki düzenleme ile karşılaştırma yapıldığında ilgili ceza miktarları arasında ciddi bir lehe farklılık bulunduğu, lehe hükümlerin taraflarına uygulanması gerektiği, kaldı ki somut olayda hukuka aykırılığın gerçekleşmediği, şirketçe hukuka aykırı bir satış yapılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Bayilik lisansına işletilmeksizin akaryakıt tankeri ile tarımsal amaçlı satış yapıldığına dair ihbar üzerine, ...İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 10/04/2014 tarihinde ...ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde yapılan denetimde, bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait ... plakalı tankerin mahalle içinde satış yaptığının tespit edildiği, araç şoförünün davacı firmada çalıştığı ve 09/04/2014 tarihinde davacı şirkete ait tankerlerden 1000 litre motorin aldığı, ... Mahallesi'ne tarımsal amaçlı araçlara ve kamyonlara motorin satmak amacıyla geldiğini belirttiği, durumun davalı Kurum'a bildirilmesi üzerine doğrudan soruşturma başlatıldığı, ...... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporu'nda, "lisansına kayıtlı olmayan tanker ile akaryakıt ikmali faaliyetinde bulunarak mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiği" yönünde kanaat belirtildiği, Soruşturma Raporu'nda yer alan tespit ve teklifin Kurul tarafından değerlendirmeye alınması üzerine bayilik lisansı sahibi davacı şirkete lisansına kayıtlı olmayan tanker ile tarımsal amaçlı akaryakıt satışı yaptığından bahisle 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin üçüncü fıkrası ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 37. maddesinin ikinci fıkrasını ihlâl ettiği gerekçesiyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi ile (d) bendi uyarınca idari para cezası verilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 19. maddesinde idarî para cezaları, "İdarî yaptırımlar" başlıklı 20. maddesinde ise esas olarak piyasa faaliyetinin (geçici veya süresiz) durdurulması ve lisans iptali hususları düzenlenmiştir. 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesi, "İdarî yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idarî para cezalarından oluşur. (...) Bu Kanuna göre idarî yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür: a) Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi hâlinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. (...)" şeklinde değiştirilmiştir. 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için, 20'nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce lisansı sonlandırılan veya iptal edilenler hakkında düzeltme imkânı bulunan fiiller için herhangi bir idari işlem tesis edilmez." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarihli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer verilen kural kapsamında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile "Lisansına kayıtlı olmayan tanker veya sabit köy pompası ile tarımsal amaçlı akaryakıt satışı yapılması" niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 7164 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde idarî para cezaları, 20. maddesinde ise diğer yaptırımlar düzenlenmiş olup, idarî para cezalarının da idarî yaptırım oldukları hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, 5015 sayılı Kanun'da idarî para cezaları ile diğer yaptırımlar farklı usûl ve esaslara bağlanmıştır. Bu bağlamda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, 15 günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi yönünde yapılması gereken ihbar, idarî para cezası verilebilmesinin ön şartı olarak belirtilmediği hâlde, idarî para cezası dışındaki idarî yaptırımları düzenleyen 20. maddesinin önceki metninde, lisans iptali için aykırılığın giderilmesi yönünde 15 günlük süre tanıyan ihbar yapılması zorunlu görülmüştür. Daha da önemlisi, ilgiliye verilen 15 günlük süre içerisinde aykırılıklar giderildiği takdirde piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla birlikte, söz konusu aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmiş olması idarî para cezası verilmesine engel değildir. Başka bir anlatımla, ilgilinin mevzuata aykırı fiili hem idarî yaptırım uygulanmasını hem de idarî para cezası verilmesini gerektiriyorsa, aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmesi durumunda ilgilinin piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve lisans iptali gibi yaptırımlar uygulanmayacak, ancak söz konusu mevzuata aykırılık nedeniyle idarî para cezası uygulanabilecektir. Değişiklikten sonra ise 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile idarî yaptırımlar sayılmış ve idarî para cezalarının da 20. maddedeki hükme tâbi olacağı belirtilmiştir. Bu itibarla, 19. maddede yer verilen idarî para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen "niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olanlar" için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idarî para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce mevzuata aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere söz konusu aykırılığın ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkân olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön şart teşkil ettiği ve anılan Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenlerin önceki kanun döneminde doğrudan idarî para cezasına muhatap oldukları hâlde, söz konusu kanun değişikliğinden sonra aynı fiilleri işleyenlerin ihlâlin ortadan kaldırılması hususunda ihtar edilmelerinin öngörülmesi, böylelikle ihtar edilen kişilerin söz konusu ihlâli ortadan kaldırarak ceza almaktan kurtulabilmelerine imkân tanınması karşısında, ihtar müessesesinin maddî hukuka etkisinin bulunduğu ve lehe kanun kapsamında belirtilen fiilleri önceki kanun döneminde işleyenler yönünden de geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Diğer taraftan, 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idarî para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usûl izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idarî para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir. Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idarî para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idarî para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açıktır. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan "Lisansına kayıtlı olmayan tanker veya sabit köy pompası ile tarımsal amaçlı akaryakıt satışı yapılması" fiili nedeniyle ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunludur. Bu itibarla, davacı şirkete, dosya münderecatı çerçevesinde sübuta erdiği anlaşılan "Lisansına kayıtlı olmayan tanker veya sabit köy pompası ile tarımsal amaçlı akaryakıt satışı yapılması" fiili nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine, 4. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 03/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.