İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şir…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ: 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : 1 -...... VEKİLİ : Av... DAVALI : 2 -.... VEKİLİ : Av... DAVALI : 3 -...... VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta bedelinin ödenmesi taleplerinin reddedildiğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, 21.06.2023 tarihinde saat 15:40 sıralarında müvekkili ......'ın sahibi olduğu, kaza tarihinde dava dışı ......'ın kullandığı ...... plakalı araç, ... nolu sokaktan ...... Caddesine geçiş için kavşakta beklediği sırada, davalı ....'a ait, sürücülüğünü davalı ......'ın yaptığı ...... plakalı tır, ... nolu sokaktan kontrollü ve hatalı bir şekilde çıkış yaptığını ve müvekkiline ait aracın sol tarafından ...... plakalı araç, davalı ...... plakalı tıra çarpmamak için direksiyonu müvekkilinin aracının olduğu tarafa kırarak, müvekkilinin aracının sol önünden çarptığını ve müvekkilinin aracında ağır maddi hasar oluştuğunu, müvekkilinin aracının 2015 model BMV 520 i marka 220.000 km de bir araç olduğunu, kazadan önce kazaya karışmadığını, aracın kazadan önceki piyasa değeri en az 1.800.000,00 TL civarı iken, kazadan sonra en az 1.000.000,00 TL civarına düştüğünü, müvekkilinin aracını ...... Şti'de yaptırdığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün hiçbir kusurunun bulunmadığını, davalı tarafından tam ve eksiksiz ödeme yapılmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, aracın onarımı sırasında aracını en az 4 ay süre ile kullanamadığını ve sürede sigorta şirketince araç tedariği de sağlanmadığını, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; belirsiz alacak davası olarak HMK 107 gereği; davanın kabulü ile meydana gelen kaza neticesinde; müvekkilinin ...... plakalı aracında oluşan 50 TL maddi hasar bedeli, 50 TL değer kaybı bedelinden oluşan toplam 100-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini (sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), müvekkilinin aracını kullanamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet bedelinden kaynaklı maddi zararı için 50-TL maddi tazminatın sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılar .... ve ......'dan kaza tarihinden itibaren işlemeye başlayan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... A.Ş. Vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ...... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ....... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 29.07.2022-29.07.2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti araç başına 120.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, aracında hasar miktarının 160.348,07 TL olduğu, değer kaybı miktarının 10.000,00 TL ve 26.250,00 TL toplam Hak Mahrumiyetine uğradığının belirtildiğini, kira bedelinin poliçe teminatı dışında olduğunu, müvekkili şirket tarafından 103.283,11 TL hasar (onarım) tazminatı ödendiğini, ...... A.Ş.'ne 71.607,35 TL araç hasarı ödendiğini, ...... 820,76 TL araç hasarı ödendiğini, ...... A.Ş. 30.855,00 TL Araç hasarı ödendiğini, müvekkil şirketin sorumlu olduğu bakiye poliçe teminat limiti 16.716,89 tl ile sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin yapılan ödeme sonucu alınan ibraname ile sorumluluğunun kalmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, KTK 97 maddesine göre sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvuru yapıldığını, davacı tarafa ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesini, ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının arabuluculuk için vekalet ücreti talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle; davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketin bakiye poliçe teminat limiti olan 16.716,89 TL ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep vermiştir. Davalı .... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağının belirlenebilir olması sebebiyle belirsiz alacak davası açamayacağını, davacının %100 kusurlu olduğunu, müvekkili aracın kusursuz olduğunu, 2015 model ve 220.000 km'de olan aracın değer kaybının oluşmayacağını, davacının hasarının sigorta şirketince karşılandığını, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri olan Çerkezköy Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı bakımından süresinde açıldığını, kazanın oluşumunda davacı aracını kullanan sürücü ......'ın kusurlu olduğunu, davacının kendi kusuru üzerinden müvekkilinden tazminat talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dosya kapsamında talep edilen araç ikame bedeline ilişkin somut bir belge bulunmadığını, hasar onarım bedeli, ikame araç bedeli ve çekme bedelininin belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olamayacağını, bu nedenlerle; davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ......'ın %100 kusurlu olduğu, davacının maddi tazminat talepleri kusur oranı, dava değer artırım dilekçesi birlikte nazara alındığında; dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 10.000,00 TL'nin ve aracın hasar bedeline ilişkin 67.054,96 TL'nin davalı sürücü ve işletenden olay tarihi olan 21/06/2023, sigorta firmasından (sigorta limitleri dahilinde ve 16.716,89 TL ile sınırlı olmak üzere) 21/12/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, dava konusu aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 26.250,00 TL'nin, davalılar sürücü ve işletenden olay tarihi olan 21/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte,müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı ödeme almadığını iddia etmiş ise de; davalı sigorta firmanın toplu ödeme dekontları karşısında davacıya tanınan kesin süre içerisinde hasar ödemesi yaptığına dair delil sunamadığından bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. Her ne kadar davacı asil hasar zararlarına ilişkin ibraname vermiş ise de; KTK. 111. Maddesi gereği ilgili ibraname makbuz hükmünde kabul edilmiş olup, sigorta yönünden 120.000,00 TL limitten bakiye kalan 16.716,89 TL'den sorumlu tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde davanın kısmen kabulü ile, dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 10.000,00 TL'nin ve aracın hasar bedeline ilişkin 67.054,96 TL'nin davalı sürücü ve işletenden olay tarihi olan 21/06/2023, sigorta firmasından (sigorta limitleri dahilinde ve 16.716,89 TL ile sınırlı olmak üzere) 21/12/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hasar taleplerine dair; fazla talebin reddine, dava konusu aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 26.250,00 TL'nin, davalılar sürücü ve işletenden olay tarihi olan 21/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hasar bedeli yönünden hükmedilen tazminatın hatalı ve yetersiz olduğunu, mahkemenin aksi kanaat halinde reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybına yönelik kabul ve incelemenin de hatalı olduğunu, araç mahrumiyet zararının tespit edilenden daha fazla olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açtığı davasını tam ve kesin olarak belirlemesi gerekirken harcı tamamlama talebi olarak sunulan dilekçenin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın ibraname verdiğinden dolayı bu davayı açamayacağını, 21/12/2024 tarihli ihbar dilekçelerinin tebliğe çıkartılmamasının yerinde olmadığını, değer kaybı hesaplamasının da yerinde olmadığını, 2015 model ve 221.000 km'de olan bir araçta değer kaybı oluşmayacağını, davacı tarafın araç mahrumiyet bedelini ispat etmesi gerektiğini, hesaplanan bedelin zorunlu giderler olarak belirlenecek zararlardan indirilmesi gerektiğini, davacının hasarının sigorta şirketince karşılandığını, bakiye hasarının bulunmadığını beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... AŞ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuruya konu ...... plakalı aracın aynı bölgeden hasar kaydının bulunduğunu, trafik sigortası genel şartlarına göre teminat dışında bulunan değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin BMW marka otomobiller içinde anlaşmalı tedarik iskontosunun %30 olduğunu, parçaların orijinal olarak tedarik edildiğini, bu iskonto oranın riayet edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, araç mahrumiyet bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında olmadığını, başvuranın yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebine ilişkin olarak itirazlarının bulunduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuruya konu ...... plakalı aracın aynı bölgeden hasar kaydının bulunduğunu, trafik sigortası genel şartlarına göre teminat dışında bulunan değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin BMW marka otomobiller içinde anlaşmalı tedarik iskontosunun %30 olduğunu, parçaların orijinal olarak tedarik edildiğini, bu iskonto oranın riayet edilmesi gerektiğini, davacının hasarının sigorta şirketince karşılandığını, bakiye hasarın bulunmadığını beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Davalı ...... A.Ş. vekilince yapılan istinaf başvurusunda yapılan incelemede; HMK'nun 344. maddesi gereğince 118,36 TL eksik istinaf karar harcının ikmal edilmesi için muhtara çıkartılmış, muhtıranın 27/10/2025 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması üzerine HMK'nın 344. maddesi uyarınca mahkememizce verilen bir haftalık kesin süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmekle istinaf incelemesi diğer istinaf edenler açısından yapılmıştır Değer kaybına itiraz Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur. Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir. Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Bu kapsamda Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine, göre itiraz yersizdir daha önce yaşanan kazalara ilişkin değer kaybının hangi bölgelerden hasar alması sonucu gerçekleştiği TESPİT EDİLEREK BU KISIMLAR HARİÇ TUTULARAK YAPILAN HESAPLAMAYA GÖRE DEĞER KAYBI HESABI İSABETLİDİR Nitekim yargıtay 17 hd nin 2017/1807 esas 2018/3201 karar sayılı ilamı Araç yokluk bedellerine ilişkin her iki tarafın istinafı Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu aracın mevcut hasarına göre tamir süresi belirlenerek ikame araç bedelinin (ulaşım gideri) tespitine yönelik rapora göre karar verilmesi DOĞRUDUR Tarafların hasara yönelik itirazları hakkında; Davalılar gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirilerek karar verildiği Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir (Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/9274 E 2017/3378K sayılı ilamı) Davalı vekilinin KDV tutarının hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği istinafı yönünden Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğundan, hasar bedeli nedeniyle davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV’yi de davacıya ödemekle yükümlüdür. 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi doğrudur. Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2016/18474 esas 2017/10417 karar, 2015/864 esas 2015/9408 karar, 2015/14700 esas 2016/4229 karar sayılı ilamları Yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması istinafı TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen %30 iskonto esas alınmadan gerçek zarar hesabıyla ve yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulamayarak karar vermesi doğrudur Nitekim yargıtay 17 hdnin 2015/14700 esas 2016/4229 karar sayılı ilamı Zamanaşımı itirazı 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar." Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup kaza tarihi 21/06/2023 dava tarihi 26/12/2023 olmasına göre dava süresindedir. ÖTE YANDAN Her ne kadar davacı ödeme almadığını iddia etmiş ise de; davalı sigorta firmanın toplu ödeme dekontları karşısında davacıya tanınan kesin süre içerisinde hasar ödemesi yaptığına dair delil sunamadığından bu yöndeki beyanlarına itibar edilmememesi , Her ne kadar davacı asil hasar zararlarına ilişkin ibraname vermiş ise de; KTK. 111. Maddesi gereği ilgili ibraname makbuz hükmünde kabul edilmiş olup, sigorta yönünden 120.000,00 TL limitten bakiye kalan 16.716,89 TL'den sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğrudur. Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davacı ve Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 1-Davacı tarafından alınan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 2-Davalı ...... AŞ tarafından alınması gereken 1.141,93 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 526,53 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı .... tarafından alınması gereken 7.056,76 TL harçtan peşin alınan 1.764,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.292,57 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalı ...... tarafından alınması gereken 7.056,76 TL harçtan peşin alınan 1.764,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.292,57 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 24/12/2025 ... ... ... ... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.