Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1595 E. , 2024/4317 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/1595 Karar No:2024/4317 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı li
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1595 E. , 2024/4317 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/1595 Karar No:2024/4317 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet göstermekte olan ...'a ait akaryakıt istasyonunda 15/02/2013 tarihinde yapılan denetimde istasyon otomasyon sisteminin çalışmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ...tarih ve...sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren...tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda 15/02/2013 tarihinde yapılan denetimde, istasyon otomasyon sisteminin çalışmadığı dava dosyasında mevcut tutanak ve soruşturma raporuyla sabit olmakla birlikte, davalı idare tarafından idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya koyulamadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği anlaşıldığından, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; dağıtıcı lisans sahibi davacı şirkettin bayilik sözleşmesi ile faaliyet gösteren dava dışı ...'a akaryakıt istasyonunda 15/02/2013 tarihinde gerçekleştirilen denetimde istasyon otomasyon sisteminin çalışmadığı dava dosyasında yer alan tutanak ile sabit olmakla birlikte, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından, dava dışı ...'ın mevzuattan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı denetim tarihinden önce 10/01/2013 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği ve bu konuda 13/02/2013 tarihinde davalı idareye bildirimde bulunulduğu görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun aktarılan açıklamanın eklenmesi suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kurumun mevzuatla kendisine verilen takdir yetkisi kapsamında dava konusu işlemin üst sınırdan tesis edildiği, sabit olan fiil neticesinde uygulanan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet göstermekte olan ...'a ait akaryakıt istasyonunda 15/02/2013 tarihinde denetim yapılmış, otomasyon sisteminin çalışmadığı tespit edilmiş, bunun üzerine başlatılan soruşturma kapsamında davacının yazılı savunması alınmış, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu ... tarih ve ...sayılı Kurul kararı tesis edilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında, "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır."; 7. maddesinin altıncı fıkrasında, ''Dağıtıcı lisansı sahipleri, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlüdür.''; yedinci fıkrasında, ''Dağıtıcılar, tescilli markası altında yapılan faaliyetlere ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapmak, bayilik iptallerini gerekçeleriyle birlikte Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Akaryakıt dağıtımı için kurulacak tesis ve ekipmanlara ilişkin teknik, güvenlik, çevre ve benzeri kriterler Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir."; işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanuna göre idari para cezalarının veya idari yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez."; aynı maddenin yedinci fıkrasında, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir." kuralları yer almıştır. Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Lisans Sahiplerinin Temel Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı 18. maddesinde, "(...) Lisansa kayıtlı bir bilginin değişmesi veya lisansa bilgi eklenmesinin veya lisanstan bilgi çıkarılmasının gerekmesi halinde, bu durumun vuku bulmasından veya lisans sahibi tarafından öğrenilmesinden itibaren en geç altmış gün içerisinde, lisans sahibi gerekli tüm bilgi ve belgelerle birlikte Kuruma başvuruda bulunarak lisansının tadilini talep etmek zorundadır. Bu fıkradaki süre bayilik lisansına kayıtlı dağıtım şirketinin değişmesi halinde üç ay olarak uygulanır. " kuralı yer almıştır. 1240 sayılı Petrol Piyasasında Dağıtıcı Lisansı Sahiplerinin Bayi Denetim Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Kurul kararının işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Karar, petrol piyasasında faaliyet gösteren dağıtıcı lisansı sahiplerinin tescilli markası altında piyasaya sunulan akaryakıta ilişkin kalite kontrol izlemesinin etkin biçimde yapılması ve bayilerinde kaçak petrol satışının önlenmesini teminen denetim sistemi kurması ve uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi için çıkarılmıştır."; fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Denetim Sistemi Kurma ve Uygulama Yükümlülüğü" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Dağıtıcı lisansı sahipleri, tescilli markası altında piyasaya sunulan akaryakıta ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapar, bayilerinde kaçak petrol satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurar ve uygular. Bu kapsamda dağıtıcı lisansı sahibi: (...) (b) Akaryakıt istasyonlarında stok hareketlerini ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesine yönelik bir istasyon otomasyon sistemi kurar. Merkez bağlantısı olan istasyon otomasyon sistemi ile bayilerindeki akaryakıt alım satım hareketlerini izler ve raporlar. Kayıt dışı ikmal ve satış tespit edilmesi halinde Kurumu derhal bilgilendirir."; işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 4. maddesinde, "(1) Dağıtıcı lisansı sahipleri, tescilli markası altında faaliyet gösteren bayilerinde yetkilendirilmiş otomasyon şirketi aracılığı ile kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir bayi denetim sistemi kurar ve uygular. Bu kapsamda dağıtıcı lisansı sahibi: (...) b) Akaryakıt istasyonlarında stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesine yönelik bir istasyon otomasyon sistemi kurar. Merkez bağlantısı olan istasyon otomasyon sistemi ile bayilerindeki akaryakıt alım satım hareketlerini izler ve raporlar. Bayilik sözleşmesi herhangi bir sebeple sona eren bayilerinde; ilgili bayilik lisansında Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde öngörülen süreler içerisinde dağıtıcı değişikliği tadili yapılıncaya veya ilgili bayilik lisansı sona erinceye/iptal edilinceye kadar istasyonda kurulu bulunan istasyon otomasyon sistemini çalışır halde tutar, gerekli izleme ve raporlamaları yapar. Bu süre içerisinde bayilik lisansı sahiplerinin istasyon otomasyon sistemine ilişkin yükümlülükleri devam eder."; fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "İstasyon Otomasyon Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı 5. maddesinde, "(11) Dağıtıcı lisansı sahipleri, istasyon otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını engelleyecek müdahalelere karşı her türlü tedbiri alır. Dağıtıcı lisansı sahipleri, istasyon otomasyon sistemine yapılan izinsiz müdahaleleri bilgi ve belgeleri ile birlikte, izinsiz müdahalenin tespit tarihinden itibaren en geç 3 iş günü içerisinde Kuruma bildirir ve konuyla ilgili gerekli önlemleri ivedilikle alır." düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dağıtıcı lisansı sahibi davacının bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda, 15/02/2013 tarihinde yapılan denetimde istasyon otomasyon sisteminin çalışmadığının tespit edildiğinden bahisle 70.000,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İdare Mahkemesince verilen kararda, isnat edilen fiil nedeniyle verilecek idari para cezasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı Kanun maddesinde anılan ceza için alt ve üst sınır belirlenmiş olması ve idare tarafından takdir yetkisinin üst sınırdan kullanılarak idari para cezası verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Petrol piyasasına ilişkin düzenlemeler yapmak Kurulun görevleri arasındadır. Kurul görevini yerine getirirken, tüketicileri ve diğer piyasa aktörlerini korumak ve piyasa faaliyetlerinin yapılan düzenlemelere uygun bir şekilde devamının sağlanması için gerektiğinde yaptırım uygulayabilmektedir. Dağıtıcı lisansı sahibi davacının, sektörde faaliyet gösteren tüm dağıtıcı lisansı sahiplerinin uymakla yükümlü oldukları ve ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara göre faaliyet göstermesi gerektiği kuşkusuzdur. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu ve dağıtıcı lisans sahibi davacı şirket tarafından, dava dışı ...'ın mevzuattan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı denetim tarihinden önce 10/01/2013 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği ve bu konuda 13/02/2013 tarihinde davalı idareye bildirimde bulunulduğuna ilişkin değerlendirme yapıldıktan sonra, cezanın üst sınırdan verilmesine ilişkin açıklama getirilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun açıklama eklenmek suretiyle reddine karar verilmiş ise de, yürütülen faaliyetin niteliği göz önüne alınarak Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası uygulanması yönünde idarece takdir yetkisinin kullanılmış olmasında ölçülülük ilkesine aykırılık görülmemiştir. Öte yandan, dağıtıcı lisansı sahiplerinin Kanun'un 2. maddenin birinci fıkrasının (10) ve (13) numaralı bentlerinde belirtilen şekilde sözleşme ile bayilikler oluşturması ve Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak petrol satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sisteminin kurulması ve uygulanması bakımından sorumlu olduğu, bu sistem çerçevesinde dağıtıcılar, tescilli markası altında yapılan faaliyetlere ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapmak, bayilik iptallerini gerekçeleriyle birlikte Kuruma bildirmekle yükümlü olduğu, bu kapsamda davalı idarece 06/07/2007 tarih ve 26574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 1240 sayılı Kurul kararının yürürlüğe koyulduğu anlaşılmaktadır. 13/02/2007 tarih ve 26433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5576 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a ilk defa eklenen 7. maddesinin altıncı fıkrasının gerekçesinde, "Madde ile petrol piyasasının kurumsallaştırılmasına yönelik olarak ürün ve marka güvenliği kavramının ön plana çıkarılması ve otokontrol sisteminin yaygınlaştırılması sağlanarak denetimin etkinliğinin ve verimliliğinin artırılması öngörülmüştür. Bu çerçevede, dağıtıcı lisans sahiplerinin bayilerinde kaçak petrol satışını önleyen bir denetim sistemi kurmaları ve uygulamaları öngörülmektedir." ifadelerine yer verilmiştir. Dağıtıcı lisansı sahipleri, piyasanın önemli aktörleri olarak, kendi markası altında faaliyet gösteren bayilerinin kalite kontrol izlemesini yapmak ve tek elden satış sözleşmesine uygun hareket edip etmediklerini denetlemekle yükümlü tutulmuştur. Dağıtıcı lisansı sahiplerine getirilen bir diğer yükümlülük ise, 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinde düzenlenen denetim sisteminin kurulmasıdır. Dağıtıcıların yükümlülükleri kapsamında bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen ve teknolojik yöntemleri de içeren "İstasyon Otomasyon Sistemi" kurmasının ve merkez bağlantısı olan bu sistemin kesintisiz olarak Kurumun anlık erişimine sunulmasının bayi faaliyetlerini detaylı bir şekilde denetlenmesini sağlaması ve kaçak petrol satışının engellenebilmesinin amaçlandığı noktasında duraksama bulunmamaktadır. Davacı şirket tarafından bayisi olarak faaliyet gösteren ...'a mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı denetim tarihinden önce Ankara 18. Noterliği'nin ... tarih ve ... keşide numaralı ihtarnamesinde, aralarında akdedilmiş olan bayilik sözleşmesinin bu tarih itibarıyla feshedilmiş olduğu ve şirketlerine ait kurumsal kimlik çalışmaları ile sistemin kaldırılması gerektiğinin bildirildiği, anılan fesih bildiriminin ise 13/02/2013 tarihinde de davalı idareye bildirildiği görülmüştür. Fiil tarihi itibarıyla bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra istasyon otomasyon sistemi ile ilgili nasıl bir süreç izleneceği konusunda 1240 sayılı Kurul kararında herhangi bir düzenleme yer almamaktayken fiil tarihinden sonra 1240 sayılı Kurul kararının 4. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte dağıtıcı lisansı sahiplerinin bayilik sözleşmesi herhangi bir sebeple sona eren bayilerinde, ilgili bayilik lisansında Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde öngörülen süreler içerisinde dağıtıcı değişikliği tadili yapılıncaya veya ilgili bayilik lisansı sona erinceye/iptal edilinceye kadar istasyonda kurulu bulunan istasyon otomasyon sistemini çalışır halde tutması, gerekli izleme ve raporlamaları yapması gerektiği yönünde kural getirilmiştir. Her ne kadar fiil tarihi itibarıyla yürürlükte olan 1240 sayılı Kurul kararında bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra istasyon otomasyon sistemiyle ilgili süreç için bir düzenleme yapılmamış ise de, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 18. maddesinde, lisans tadili ile ilgili hususlara yer verildikten sonra dağıtıcının değişmesi durumunda 3 aylık süre içerisinde tadilin yapılmasının zorunlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta fiil tarihinden sonra 1240 sayılı Kurul kararının 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklikle birlikte getirilen kural, yeni bir yükümlülük olmayıp Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinde bayi tarafından 3 ay içerisinde dağıtıcı değişikliği tadili yapılıncaya kadar dağıtıcının bu süre zarfında istasyon otomasyon sistemini çalışır halde tutma yükümlülüğünü açıklama niteliğindedir. Aksinin kabulü durumunda bayilik lisansı sahiplerinin dağıtıcılarının değişmesi halinde lisans tadili yapılıncaya kadar geçecek süre içerisinde yapılacak akaryakıt alım ve satım hareketlerinin takibini imkansız hale getireceğinden, bu durumun Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrasının getiriliş amacına aykırılık teşkil edecektir. Bu nedenle, Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kaçak petrol satışının önlenmesi ve akaryakıt hareketlerinin takibinin kesintisiz olarak yapılarak bayi faaliyetlerinin detaylı bir şekilde denetlenmesi amacıyla dağıtıcı lisansı sahiplerine "istasyon otomasyon sistemi" kurma yükümlülüğünün getirildiği dikkate alındığında, bayisi ile sözleşmesini 10/01/2013 tarihli ihtarname ile fesheden ve bu hususu 13/02/2013 tarihinde davalı idareye bildiren ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesi uyarınca bayilik sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren 3 ay süreyle yükümlülüğü devam eden davacının, denetim tarihi itibarıyla (15/02/2013) bayisinin otomasyon sisteminin çalışması ve Kuruma gönderdiği otomasyon verilerinin sağlıklı olmasını denetleme yükümlülüğü olduğu açıktır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun açıklama eklenmek suretiyle reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun açıklama eklenmek suretiyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi halinde davalı idareye verilmesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Lisans Sahiplerinin Temel Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı 18. maddesinde, "(...) Lisansa kayıtlı bir bilginin değişmesi veya lisansa bilgi eklenmesinin veya lisanstan bilgi çıkarılmasının gerekmesi halinde, bu durumun vuku bulmasından veya lisans sahibi tarafından öğrenilmesinden itibaren en geç altmış gün içerisinde, lisans sahibi gerekli tüm bilgi ve belgelerle birlikte Kuruma başvuruda bulunarak lisansının tadilini talep etmek zorundadır. Bu fıkradaki süre bayilik lisansına kayıtlı dağıtım şirketinin değişmesi halinde üç ay olarak uygulanır. " kuralı yer almıştır. 1240 sayılı Petrol Piyasasında Dağıtıcı Lisansı Sahiplerinin Bayi Denetim Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Kurul kararının fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Karar, petrol piyasasında faaliyet gösteren dağıtıcı lisansı sahiplerinin tescilli markası altında piyasaya sunulan akaryakıta ilişkin kalite kontrol izlemesinin etkin biçimde yapılması ve bayilerinde kaçak petrol satışının önlenmesini teminen denetim sistemi kurması ve uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi için çıkarılmıştır."; fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Denetim Sistemi Kurma ve Uygulama Yükümlülüğü" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Dağıtıcı lisansı sahipleri, tescilli markası altında piyasaya sunulan akaryakıta ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapar, bayilerinde kaçak petrol satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurar ve uygular. Bu kapsamda dağıtıcı lisansı sahibi: (...) (b) Akaryakıt istasyonlarında stok hareketlerini ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesine yönelik bir istasyon otomasyon sistemi kurar. Merkez bağlantısı olan istasyon otomasyon sistemi ile bayilerindeki akaryakıt alım satım hareketlerini izler ve raporlar. Kayıt dışı ikmal ve satış tespit edilmesi halinde Kurumu derhal bilgilendirir."; işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 4. maddesinde, "(1) Dağıtıcı lisansı sahipleri, tescilli markası altında faaliyet gösteren bayilerinde yetkilendirilmiş otomasyon şirketi aracılığı ile kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir bayi denetim sistemi kurar ve uygular. Bu kapsamda dağıtıcı lisansı sahibi: (...) b) Akaryakıt istasyonlarında stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesine yönelik bir istasyon otomasyon sistemi kurar. Merkez bağlantısı olan istasyon otomasyon sistemi ile bayilerindeki akaryakıt alım satım hareketlerini izler ve raporlar. Bayilik sözleşmesi herhangi bir sebeple sona eren bayilerinde; ilgili bayilik lisansında Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde öngörülen süreler içerisinde dağıtıcı değişikliği tadili yapılıncaya veya ilgili bayilik lisansı sona erinceye/iptal edilinceye kadar istasyonda kurulu bulunan istasyon otomasyon sistemini çalışır halde tutar, gerekli izleme ve raporlamaları yapar. Bu süre içerisinde bayilik lisansı sahiplerinin istasyon otomasyon sistemine ilişkin yükümlülükleri devam eder." kurallarına yer verilmiştir. Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar. Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri hukuki belirlilik ilkesidir. Bu ilke, hukuk düzeniyle ilişki içindeki kişilere Devlet gücü tarafından yapılacak uygulamaları önceden görme imkânı sunacak düzeyde açık, anlaşılır, erişilebilir, devamlı ve geleceğe yönelik yasal düzenlemelerin yürürlükte olduğu bir hukuk sistemini hedefleyen, kamusal gücün kullanımını hukuk kurallarına bağlayarak öngörülebilirliği sağlamaya hizmet eden bir ilkedir. Bu ilke gereğince bireylerin kendilerine uygulanacak kuralların içeriğini ve bu kuralların kapsamını önceden bilmesi gerekmektedir. Bu durum, hukuk devletinin bir diğer unsuru olan hukuki güvenlik ilkesiyle de yakından ilgilidir. Hukuki güvenlik, kişilerin kamu otoriteleriyle ilişkilerinde bugün ve geleceğe dönük olarak güven duygusu içinde olmaları demektir. Hukuki güvenlik ilkesi gereğince, her birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmelidir. Kişi, ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve buna göre davranışlarını belirler. Hukuki güvenlik ilkesinin amaçlarından biri de hukuk normlarının öngörülebilir olmasıdır. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Öğretide ve uygulamada geriye yürümezlik ilkesinin hukukun genel bir ilkesi olduğu kabul edilmektedir. Yeni kuralın, eski kural yürürlükte iken başlamış, ancak henüz oluşumunu tamamlamamış hukukî işlem, durum ve olaylara, yürürlük tarihinden itibaren uygulanması geniş anlamda geriye yürüme; yürürlüğe giren yeni kuralın sonuçlarını ve etkilerini, yürürlük tarihinden önceki zamanda tamamlanmış hukukî ilişki ve olaylara karşı uygulanması ise dar anlamda geriye yürümedir. Kanunlar için öngörülen geriye yürümezlik ilkesi, idarî işlemlerin söz konusu olduğu tüm alanlarda temel bir ilkedir. Bu ilke gereğince, idarî işlemler yürürlüğe girdiği andan başlayarak etkilerini doğurur. Bu etkilerin yürürlük öncesi döneme ilişkin olmamaları gerekir. Zira idare, geçmişi değil, ancak geleceği düzenlemek ve etkilemek yetkisine sahiptir. Gerek bireysel gerek düzenleyici nitelikteki idarî işlemler, tesis edildikleri tarihten daha eski bir tarihe yönelik olarak hüküm ve sonuç doğuramazlar. İdarî işlemlerin geriye yürümezliği ilkesi, yargısal kararlar ve öğretide kabul edilmiş bir idare hukuku kuralıdır. Bu kuralın geçmişe yürümezlik ve belirlilik unsurlarını içeren hukukî güvenlik ilkesine uygun kullanılması, hukuk devleti olmanın doğal ve zorunlu gereğidir. Kural, bir idarî kararın tamamlandığı anda yürürlüğe girmesi ve o andan itibaren geleceğe yönelik hüküm ve sonuç doğurmasıdır. İdarî işlemlerin geriye yürümezliği ilkesinin temelinde hukukî güvenlik ilkesi yatar. Hukukî güvenlikten bahsedilebilmesi için öncelikle hukuk kurallarının öngörülebilir olması gerekir. Geriye yürüyen bir normun öngörülebilir ve belirli olduğunu iddia etmek ise zaman kavramını hiçe saymak anlamına gelir. Bu anlamda hukukî güvenlik ilkesi, tamamlanmış olay ve hukukî ilişkilere yeni normun uygulanmasını yasaklar. Hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri olan hukukî güvenlik ilkesi, dolaylı olarak geriye yürümezlik ilkesini de koruması altına alır. Bu nedenle, geriye yürümezlik ilkesini ihlâl eden kuralın hukukî güvenlik ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır. Dosyanın incelenmesinden, dağıtıcı lisansı sahibi davacının bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda, 15/02/2013 tarihinde yapılan denetimde istasyon otomasyon sisteminin çalışmadığının tespit edildiğinden bahisle 70.000,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. Davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında bayilik faaliyeti yürütülmekteyken bayinin mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı denetim tarihinden önce Ankara 18. Noterliği'nin ... tarih ve ... keşide numaralı ihtarnamesi gönderilerek bu tarih itibarıyla bayilik sözleşmesinin feshedilmiş olduğu ve şirketlerine ait kurumsal kimlik çalışmaları ile sistemin kaldırılması gerektiği bildirilmiş, anılan fesih bildirimi 13/02/2013 tarihinde de davalı idareye bildirilmiştir. Denetim tarihi (15/02/2013) itibarıyla 1240 sayılı Kurul kararında dağıtıcı lisansı sahiplerinin bayileriyle olan ilişkisinin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra dağıtıcı değişikliği lisans tadili yapılıncaya kadar geçecek süre içerisinde istasyon otomasyon sistemi yükümlülüğüne ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktayken, denetim tarihinden sonra 1240 sayılı Kurul kararına 06/10/2013 tarih ve 28787 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/09/2013 tarih ve 4614/11 sayılı Kurul kararıyla dağıtıcı lisansı sahipleri açısından, bayilik ilişkisinin herhangi bir nedenle sonra ermesi halinde, ilgili bayilik lisansında Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde öngörülen süreler içerisinde dağıtıcı değişikliği tadili yapılıncaya veya ilgili bayilik lisansı sona erinceye/iptal edilinceye kadar istasyonda kurulu bulunan istasyon otomasyon sistemini çalışır halde tutması, gerekli izleme ve raporlamaları yapması gerektiği yönünde yükümlülük getirilmiştir. Bu durumda, denetim tarihi itibarıyla dağıtıcı lisansı sahipleri açısından bayilik ilişkisinin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra istasyon otomasyon sisteminin dağıtıcı lisans değişikliği tadili yapılıncaya kadar devam edeceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamasına rağmen, denetimden sonra (06/10/2013) getirilen düzenlemenin dava konusu işleme dayanak alınması hukuki güvenlik ilkesi açısından kabul edilmesinin mümkün olmadığı gibi, düzenleyici idari işlemlerin geçmişe yürümezliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği açıktır. Öte yandan, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 18. maddesinde yer alan düzenlemeden dağıtıcı lisansı sahiplerinin bayilik ilişkisinin sona ermesinden itibaren 3 ay içerisinde lisans değişiklik tadili yapılıncaya kadar istasyon otomasyon sisteminin çalışır durumda tutması gerektiği sonucunun davacı tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin açık ve net olmaması nedeniyle hukuki belirlilik ilkesine uygun olmadığı anlaşıldığından, işbu davada uygulama imkanı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dağıtıcı lisansı sahibi davacının bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin çalışmaması fiili dolayısıyla sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi yükümlülüğünün ihlal edildiğinden bahisle idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk görülmediğinden, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun açıklama eklenmek suretiyle reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında; "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır. " kuralı, 7. maddesinin altıncı fıkrasında; ''Dağıtıcı lisansı sahipleri, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlüdür.'' kuralı, "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasında; "Bu Kanuna göre idari para cezalarının veya idari yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez." kuralı, aynı maddenin yedinci fıkrasında, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir." kuralı yer almıştır. Bakılan davada, davalı idare tarafından davacının fiili "sözleşmeli bayisi olarak faaliyet gösteren ...'ın lisansına konu akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin çalışmaması" olarak nitelendirildiğinden, anılan fiilin "Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" yükümlülüğünün ihlâli kapsamında değerlendirilmesi ve 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca ceza tayin edilmesinin mümkün olup olmadığına bakılması gerekmektedir. 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu; anılan maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, lisans sahiplerine, lisans hangi faaliyete (rafinerici, dağıtıcı, işleme, bayilik v.b) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunabilecekleri ve lisans ile tanınan hakların 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağının belirtildiği görülmektedir. Bir fiilin işlenmesi sonucunda ilgililere ceza uygulanabilmesi için söz konusu fiilin kanunda açıkça kabahat veya suç olarak tanımlanması, somut olarak tarif edilen fiilin de kanunda belirtilen soyut karşılığına uygun olması yani tipiklik şartını sağlaması gerekmektedir. İsnat olunan fiil kanunda belirtilen kuralın kapsamında değilse yani tipiklik unsurunu taşımıyorsa, söz konusu kuralın ihlâli dolayısıyla ceza uygulanması mümkün olmayacaktır. Bu kapsamda uyuşmazlık değerlendirildiğinde, bayisi ile yaptığı sözleşme kapsamında dağıtıcı lisansı davacıya isnat edilen "sözleşmeli bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin çalışmaması" fiili, 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen bayiye ait akaryakıt istasyonunda kurulu otomasyon sistemini denetleme yükümlülüğü kapsamında olmasına karşın davalı idarece, davacının fiilinin lisansla ilgili genel bir madde niteliğinde olan 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirildiği göz önüne alındığında, davacıya isnat olunan fiil ile idari para cezası verilmesine dayanak olarak alınan Kanundaki kural örtüşmediğinden, davacıya sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi yükümlülüğünün ihlal edildiğinden bahisle Kanun'un 19. maddesinin yedinci uyarınca idari para cezası verilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dağıtıcı lisansı sahibi davacının bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin çalışmaması fiili dolayısıyla sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi yükümlülüğünün ihlal edildiğinden bahisle idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk görülmediğinden, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun açıklama eklenmek suretiyle reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.