11. Hukuk Dairesi 2009/14416 E. , 2011/8693 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.03.2009 tarih ve 2007/3-2009/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisinde…
**11. Hukuk Dairesi 2009/14416 E. , 2011/8693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.03.2009 tarih ve 2007/3-2009/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin “PEY MEK”, “MEK” ve tanınmış “ETİ MEK” markalarının sahibi olduğunu, bu markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ve bu nedenle haksız rekabet ve iltibas yaratan “EGE MEK” ibareli markanın davalı adına tescil edildiğini, 556 sayılı KHK’nun 8/4. maddesi gereğince söz konusu markanın hükümsüz olduğunu, ayrıca söz konusu markanın fonetik açıdan da müvekkiline ait markalara benzediğini, iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, “MÜSLİ MEK” ve “EKOMEK” ibareli markaların tescili için da başvuruda bulunduğunu, bunlara ilişkin yasal hakların kullanıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın tüm sınıflar yönünden iptaline, markalar sicilinden terkin edilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirkete ait hükümsüzlüğü istenen markanın tescil tarihinden sonraki bir tarihte davacıya ait markanın tanınmış marka olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle işbu davada tanınmış marka olgusunun ileri sürülemeyeceğini, mutlak ret nedenlerinin bulunmadığını, davacının kötüniyetli olarak müvekkiline ait markanın tescil olunmasına ve kullanılmasına sessiz kaldığını, müvekkiline ait markanın hükümsüzlüğünü gerektirecek herhangi bir durumun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sahibi olduğu “MEK” markasının hükümsüzlüğü istenen markadan sonra tescil edilmesi nedeniyle değerlendirmede dikkate alınamayacağı, “ETİ MEK+şekil” markasında asli unsurun Hitit Güneşi şekli ile Eti ibaresinin olduğu, davalının markasında ise vurgunun ilk hece olan Ege kelimesi olduğu ve bu kelimenin tüm Türkiye’nin sevilen bir bölgesinin ismi olması nedeniyle hafızada kaldığını ve dikkat çektiğini, “mek” hecesinin ise mastar olarak kullanılması ve bir anlam ifade etmemesinden dolayı dikkat edilen bir ek olmadığı, Ege ibaresi ile Eti ibaresi ve davacının diğer markası olan “PEYMEK” markası arasında gerek harfler gerekse anlam yönünden benzerlik olmadığı, bu durumda tanınmış marka olunduğuna ilişkin iddia ve sessiz kalma suretiyle hak kaybı yönündeki savunma üzerinde durulmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.