Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1757 E. , 2024/4825 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1757 Karar No:2024/4825 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca 10/03/2023 tarihinde pazarlık usulüyle gerçe
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1757 E. , 2024/4825 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1757 Karar No:2024/4825 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca 10/03/2023 tarihinde pazarlık usulüyle gerçekleştirilen "Yaşam Konteyneri Alımı" ihalesinin davacı şirketin uhdesinde kalmasının akabinde imzalanan 03/04/2023 tarihli Sözleşmenin, anılan Sözleşme öncesinde kesin teminat olarak sunulan kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahte olduğundan bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca feshedilmesine ilişkin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısıyla bildirilen … tarih ve E-… sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu ihalenin davacının uhdesinde bırakıldığı, davacı tarafından kesin teminat olarak sunulan kefalet senedinin, ... Anonim Şirketi'nin yetkili acentesi olduğunu ileri süren ... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi tarafından, sigorta ettiren ve sigortalı olarak davacının, lehtar olarak davalı idarenin gösterildiği, 14.400.000,00-TL bedelli, 09/09/2024 tarihine kadar geçerli sigorta poliçesinin 19/03/2023 tarihinde düzenlendiği, yine ... Anonim Şirketi'nin yetkili acentesi sıfatıyla ... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi tarafından davalı idareye hitaben düzenlenen 'Kefalet Senedi Teyidi' konulu yazıda, söz konusu kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) yetkili kişilerce imzalandığının ve şirketleri tarafından verildiğinin teyit edildiğinin belirtildiği, bahse konu kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) kesin teminat olarak davalı idareye sunulması üzerine davacı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Barınma ve Yapım İşleri Genel Müdürlüğü arasında 03/04/2023 tarihinde 'Yaşam Konteyneri Alımı' konulu sözleşmenin imzalandığı, davacı tarafından bahsi geçen sözleşmeye konu borç (yaşam konteynerlerinin teslimi) kısım kısım ifa edilmekte iken İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca sahte poliçe nedeniyle kamu zararı oluşup oluşmadığının tespitinin yapılarak bildirilmesinin davalı idareden istenilmesi üzerine davalı idare tarafından bahse konu kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) doğruluğunun teyit edilmesinin hem Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumundan hem de Türkiye Sigorta Birliğinden talep edildiği, bunun üzerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca davalı idareye gönderilen cevap yazısında özetle, sistemde kayıtlı olmayan mezkur kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) geçersiz olduğunun değerlendirildiğinin ve anılan kefalet senedini (sigorta poliçesini) düzenleyen ... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi'nin sigorta acenteliği faaliyeti için sahip olduğu uygunluk belgesinin iptal edildiğinin belirtildiği, Türkiye Sigorta Birliği tarafından da bahsi geçen kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) kaydının bulunmadığının ve sahte olduğunun davalı idareye bildirildiği, kesin teminat olarak ibraz edilen bahse konu kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahte olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, Uyuşmazlıkta, sunulan kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) 19/03/2023 tarihinde düzenlenmesinin ardından 20/03/2023 tarihinde davacı tarafından anılan kefalet senedine (sigorta poliçesine) ilişkin prim tutarı olarak 1.296.000,00-TL'nin EFT yoluyla transfer edildiğini gösteren hesap hareketine ilişkin dekontun dosyada bulunduğu, mezkur kefalet senedini (sigorta poliçesini) acente sıfatıyla düzenleyen ... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi'nin acente olarak faaliyet göstermesine imkan veren uygunluk belgesinin ise, anılan kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) 19/03/2023 tarihinde düzenlenmesinden sonra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunca alınan 19/07/2023 tarihli kararla iptal edildiği, buna göre bahsi geçen kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) tanzim edildiği tarihte (19/03/2023) ilgili acentenin yasal olarak faaliyet göstermesini mümkün kılan geçerli bir uygunluk belgesinin bulunduğu, sözleşme konusu borcun ifasına devam edilmekte iken davalı idarece anılan kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahte olduğunun kendisine şifahi olarak bildirildiğini belirten davacı tarafından uyuşmazlık konusu sözleşmeye ilişkin 14.400.000,00-TL bedelli ve 09/09/2024 tarihine kadar geçerli olan banka teminat mektubunun 04/08/2023 tarihinde Halk Bankası'ndan alınarak aynı gün (04/08/2023) içerisinde, yani mezkur sözleşmenin feshi yönündeki dava konusu işlemin tesisinden önce kesin teminat olarak davalı idareye ibraz edildiği, Ayrıca davacının, bahsi geçen kefalet senedinin (sigorta poliçesi) sahte şekilde düzenlenerek dolandırıldığı iddiasıyla ilgili şahıslar hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, davalı idare tarafından ise bahsi geçen sözleşmenin feshedilerek davacının banka teminat mektubu olarak sunduğu kesin teminatın irat kaydedilmesi yönünde işlem tesis edildiği gibi mezkur kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahte olduğu iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda da bulunulduğu, anılan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak 'Resmi belgede sahtecilik', 'Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık' ve 'Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık' suçlarından davacı şirketin yetkili temsilcisi A.K. isimli şahıs hakkında yürütülen adli soruşturma neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bahse konu kararda "...şüphelilerin ifadeleri değerlendirildiğinde ihaleye girmek amacıyla müşteki kuruma ibraz ettikleri belgelerin sahte olarak düzenlendiğini bilmeden işlem yaptıkları, müşteki kurumun bu belgelerin kontrolünü yaptıktan sonra sözleşmeleri imzaladığı göz önüne alındığında, şüphelilerden A.K.'nın üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işleme kastının bulunmadığı..." gerekçesine yer verildiği, diğer yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahteliğiyle ilgili olarak yürütülen söz konusu adli soruşturma sonucunda 'Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık' ve 'Resmi belgede sahtecilik' suçlarından dava dışı şahıslar hakkında tanzim edilen iddianamede davacı şirketin yetkili temsilcisi A.K. isimli şahsa müşteki olarak yer verildiği; Bu durumda, davacı şirket tarafından sunulan kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahte olduğu yönünde ihtilaf bulunmamakla birlikte, ... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi tarafından acente olarak faaliyet göstermesini mümkün kılan uygunluk belgesi henüz iptal edilmemiş iken ... Anonim Şirketi'nin acentesi olduğundan bahisle söz konusu kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) tanzim edildiği, ayrıca davalı idareye hitaben düzenlenen 'Kefalet Senedi Teyidi Hakkında' konulu yazıda bahsi geçen kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) yetkili kişilerce imzalandığının ve şirketleri tarafından verildiğinin teyit edildiğinin belirtildiği, mezkur kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) tanzim edilmesinin ertesi günü davacı tarafından prim tutarı olarak 1.296.000,00-TL'nin EFT yoluyla transfer edildiği, idarece anılan kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahte olduğunun şifahi olarak bildirilmesi üzerine davacı tarafından bahse konu kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahte şekilde düzenlenmesi nedeniyle dolandırıldığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, davalı idare tarafından da şikayette bulunulması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca mezkur kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahteliğiyle ilgili olarak davacı şirketin yetkili temsilcisi A.K. isimli şahıs hakkında yürütülen adli soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandığı, bahse konu kararın gerekçesinde özetle, adı geçen yetkili temsilcinin belgenin sahte olarak düzenlendiğini bilmeden kuruma ibraz ettiği, sahtecilik kastının bulunmadığı ve kurumca belgenin kontrolü yapıldıktan sonra sözleşmenin imzalandığı şeklinde tespitlere yer verildiği, ayrıca anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak dava dışı şahıslar hakkında düzenlenen iddianamede davacı şirketin yetkili temsilcisi A.K. isimli şahsın müşteki olarak yer aldığı, davacının söz konusu kefalet senedini (sigorta poliçesini) sahte şekilde düzenlediğinden ya da sahteliğini bilerek kullandığından bahsedilmesinin mümkün olmadığı; Diğer yandan, … Cumhuriyet Başsavcılığınca uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak davacı şirketin yetkili temsilcisi hakkında verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararında anılan kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahteliğinin kolayca fark edilebilir nitelikte olduğu yönünde tespitin yer almadığı, aksine mezkur belgenin iğfal kabiliyetini haiz olduğu değerlendirilmek suretiyle 'Resmi belgede sahtecilik' ve 'Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık' suçlarından dava dışı şahıslar hakkında iddianame tanzim edildiği, evrakın sahteliğinin ilk etapta idarece de anlaşılamadığı, hal böyle iken söz konusu kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahteliğinin fark edilmemesi nedeniyle basiretli bir tacir olarak da davacıya kusur atfedilemeyeceği, davacı tarafından anılan kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahte olduğunun öğrenilmesi üzerine mezkur sözleşmenin feshedilmesinden önce 04/08/2023 tarihinde Halk Bankası'ndan alınan 14.400.000,00-TL bedelli ve 09/09/2024 tarihine kadar geçerli olan banka teminat mektubunun aynı gün (04/08/2023) içerisinde kesin teminat olarak davalı idareye ibraz edildiği hususları bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 17. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen 'sahte belge veya sahte teminat düzenlemek, kullanmak veya bunlara teşebbüs etmek' şeklindeki yasak fiil veya davranışta bulunulmadığı anlaşıldığından aksi yöndeki değerlendirmeyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, davacıyla imzalanan sözleşmenin feshedilmesine ilişkin işleme ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı görevli olduğundan öncelikle davanın görev yönünden reddedilmesi gerektiği, diğer yandan, anılan fesih işlemine karşı davacı tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde E:… sayılı esasına kayıtla dava açıldığından derdestlik nedeniyle işbu davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, davacı tarafından sözleşmenin imzalanması aşamasında sunulan kefalet senedinin sahte olduğu, ihale sürecine yönelik olarak sözleşme imzalanmasından önceki aşamada yasak fiil ve davranışta bulunulması nedeniyle anılan sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin mevzuatta yer alan düzenleme doğrultusunda işlemin tesis edildiği, davacının mezkur kefalet senedinin sahte olduğundan haberinin olmadığını belirtmesinin Borçlar Kanunu hükümlerine göre sorumluluğunu azaltmadığı ve ortadan kaldırmadığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesinin 2. fıkrası gereğince tacirin ticaretine ilişkin bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, buna göre tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetinde tedbirli ve öngörülü tacirin aynı durumda göstereceği özeni göstermekle yükümlü olduğu, bu nedenle sahte kefalet senedi kullanılmasının hukuki sonuçlarına davacının katlanması gerektiği, davacı tarafından ihale sürecinde yasak fiil veya davranışta bulunulduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi nedeniyle söz konusu sözleşmenin feshedilmesi işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Afet bölgesi kabul edilerek olağanüstü hal ilan edilen illerdeki geçici konaklama merkezleri için yaşam konteyneri ihtiyacı nedeniyle davalı idarece yaşam konteyneri alınmasına yönelik ihale yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda 10/03/2023 tarihinde, pazarlık usulüyle gerçekleştirilen 2.000 adet yaşam konteyneri alımına ilişkin ihale davacının uhdesinde kalmış, davacı ile 03/04/2023 tarihinde 12 hafta süreli 240.000.000,00.-TL bedel karşılığında '2000 Adet Yaşam Konteyneri' alınmasına ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin imzalanması aşamasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10. maddesinde belirtilen belgeler istenmiş, davacı tarafından üzerinde yetkili acente olarak ... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. kaşesi bulunan ... A.Ş. tarafından düzenlenen kesin kefalet senedi idareye verilmiştir. Dava dışı ... Anonim Şirketi'nin acentesi olduğundan bahisle ... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi'nce sigorta ettiren ve sigortalı olarak davacının, lehtar olarak davalı idarenin gösterildiği 14.400.000,00-TL sigorta bedelli ve 09/09/2024 tarihine kadar geçerli kefalet senedi (sigorta poliçesinin) 19/03/2023 tarihinde tanzim edilmiş, ... Anonim Şirketi'nin yetkili acentesi sıfatıyla ... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi tarafından davalı idareye hitaben düzenlenen "Kefalet Sedeni Teyidi" konulu yazıda söz konusu kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) yetkili kişilerce imzalandığının ve şirketleri tarafından verildiğinin teyit edildiği belirtilmiştir. Davacı tarafından bahsi geçen sözleşmeye konu borç (yaşam konteynerlerinin teslimi) kısım kısım ifa edilmekte iken ... A.Ş. tarafından, kendi adlarına kefalet senedi düzenleyen acenteyle herhangi bir bağlantılarının olmadığı iddialarıyla … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, savcılıkça sahte poliçe nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığının tespitinin yapılarak bildirilmesinin davalı idareden istenilmesi üzerine davalı idare tarafından, bahse konu kefalet senedinin doğruluğunun teyit edilmesi Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Türkiye Sigorta Birliğinden talep edilmiş, bunun üzerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca davalı idareye gönderilen 08/08/2023 tarihli cevap yazısında, bahse konu kefalet senedinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, sistemde kayıtlı olmayan mezkur kefalet senedinin geçersiz olduğunun değerlendirildiği, ayrıca anılan kefalet senedini düzenleyen ... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi'nin sigorta acenteliği faaliyeti için sahip olduğu uygunluk belgesinin iptal edildiği belirtilmiş; Türkiye Sigorta Birliği tarafından da uyuşmazlığa konu kefalet senedinin kaydının bulunmadığı ve sahte olduğu davalı idareye bildirilmiş, bunun üzerine kesin teminat olarak ibraz edilen söz konusu kefalet senedinin sahte olduğunun anlaşılması üzerine 4735 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Barınma ve Yapım İşleri Genel Müdürü'nün … tarihli ve E-… sayılı Olur'u ile davaya konu sözleşmenin feshi yönünde işlem tesis edilmiştir. Bu durumun ... tarihli ve E-... sayılı yazıyla davacıya bildirilmesi üzerine söz konusu sözleşmenin feshi işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, davacı şirket hakkında, sözleşmenin feshi sonrası Afet ve Acil Durum Harcamaları Yönetmeliği'nin 'İhalelere katılmaktan yasaklama' başlıklı 36/C maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl süreyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanması kararı alınarak 31/08/2023 tarih ve 32295 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun "Sözleşmeden önceki yasak fiil veya davranışlar nedeniyle fesih" başlıklı 21. maddesinde, "Yüklenicinin, ihale sürecinde Kamu İhale Kanununa göre yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir..." kuralına yer verilmiştir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun "Yasak fiil ve davranışlar" başlıklı 17. maddesinde, "İhalelerde aşağıda belirtilen fiil veya davranışlarda bulunmak yasaktır: (...) c) Sahte belge veya sahte teminat düzenlemek, kullanmak veya bunlara teşebbüs etmek. (...) Bu yasak fiil veya davranışlarda bulunanlar hakkında bu Kanun'un Dördüncü Kısmında belirtilen hükümler uygulanır." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İhale sürecinde yasak fiil veya davranışlarda bulunulması, ihalenin hukuki geçerliği bakımından önem taşımaktadır. İhalenin söz konusu yasak fiil veya davranışlarda bulunan kişi üzerinde kalması, ihale işlemini hukuken sakat bir idari işlem haline dönüştürmektedir. İhale sonrasında bu kişi ile sözleşme imzalanması da söz konusu sakatlığı ortadan kaldırmamaktadır. İhale sürecinde yasak fiil veya davranışta bulunan kişinin bu fiil veya davranışının sözleşmenin imzalanmasından önce tespit edilememesi ilgili yönünden kazanılmış bir hak oluşturmamakta ve sözleşmenin geçerli sayılması için yeterli bulunmamaktadır. İhale sürecinde ortaya çıkan hukuka aykırı bu durum, ihale sonrası imzalanan sözleşmenin de hukuka aykırılığına yol açmaktadır. Aktarılan mevzuat hükümlerinden, sahte belge düzenlemek, kullanmak veya bunlara teşebbüs etmek fiillerinin yasak fiil ve davranışlardan olduğu, bu fiillerden birisini işleyen yüklenicinin söz konusu fiilinin sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlarının gelir kaydedileceği ve akdedilen sözleşmenin feshedileceği, bu noktada, yasak fiili işleyenlerin kasıt ile hareket etmesi zorunluluğu bulunmadığı, 'sahte belge kullanmak' fiilinin işlenmesinin de fiil sabit ise sözleşmenin feshi yaptırımının uygulanması açısında tek başına yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından sunulan kefalet senedinin ... A.Ş. unvanı kullanılarak onun yetkili acentesi sıfatıyla düzenlendiği, ancak Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından davalı idareye gönderilen yazıda, söz konusu kefalet senedinin sistemde kayıtlı olmadığı bu nedenle geçersiz olduklarının değerlendirildiğinin belirtildiği, dolayısıyla sözleşme imzalanmadan önce davalı idareye sunulan kefalet senetlerinin sahteliği konusunda, dosyada bulunan belgeler ve taraf beyanları göz önüne alındığında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı görülmektedir. Her ne kadar sahte belgeler (Kefalet senetleri) davacı şirket tarafından düzenlenmemiş ise de, 4734 sayılı Kanun'da ihalelerde sahte belge kullanmak fiili de yasak fiil ve davranışlar arasında sayıldığından bu durum davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Öte yandan, Mahkemece, davacı şirket tarafından sunulan kefalet senedinin acentenin uygunluk belgesinin iptal edilmesinden önce düzenlendiği ve davalı idareye hitaben düzenlenen "Kefalet Senedi Teyidi" konulu yazıda bahsi geçen kefalet senedinin yetkili kişilerce imzalandığı ve şirketleri tarafından verildiğinin ... A.Ş. tarafından teyit edildiği, uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak dava dışı şahıslar hakkında düzenlenen iddianamede davacı şirketin yetkili temsilcisi A.K. isimli şahsın müşteki olarak yer aldığı, davacının söz konusu kefalet senedini sahte şekilde düzenlediğinden ya da sahteliğini bilerek kullandığından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, diğer yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak davacı şirketin yetkili temsilcisi hakkında verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararında anılan kefalet senedinin sahteliğinin kolayca fark edilebilir nitelikte olduğu yönünde tespitin yer almadığı, aksine mezkur belgenin iğfal kabiliyetini haiz olduğu değerlendirilmek suretiyle "Resmi belgede sahtecilik" ve "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından dava dışı şahıslar hakkında iddianame tanzim edildiği, evrakın sahteliğinin ilk etapta idarece de anlaşılamadığı, hal böyle iken söz konusu kefalet senedinin (sigorta poliçesinin) sahteliğinin fark edilmemesi nedeniyle basiretli bir tacir olarak da davacıya kusur atfedilemeyeceği ve davacı tarafından anılan kefalet senedinin sahte olduğunun öğrenilmesi üzerine mezkur sözleşmenin feshedilmesinden önce 04/08/2023 tarihinde Halk Bankası'ndan alınan 14.400.000,00-TL bedelli ve 09/09/2024 tarihine kadar geçerli olan banka teminat mektubunun aynı gün (04/08/2023) içerisinde kesin teminat olarak davalı idareye ibraz edildiği hususlarından yola çıkarak sahte belge kullanmak fiilinin davacı şirket tarafından işlenmediği sonucuna varılmış ise de, dosyada bulunan Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı yazıda, kefalet senedinin teyidinin sağlandığı sitenin sahte olduğu, poliçe sorgulamalarında girilen bilgilere ait kayıt bulunmadığı söz konusu senedin sahte olduğunun ifade edildiği; Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından davalı idareye gönderilen 08/08/2023 tarihli ve E-2380468 sayılı yazıda, söz konusu kefalet senedinin sistemde kayıtlı olmadığının ifade edildiği, bu nedenle geçersiz olduğunun değerlendirildiğinin belirtildiği görüldüğünden, uyuşmazlığa konu belgenin sahih bir belge olmadığı ve Mahkeme kararında belirtilen gerekçenin bu sebeplerle yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davalı idareye sunulan belgelerin gerçeğe uygunluğu yönünden davacı şirketin sorumluluğunun bulunduğu ve uyuşmazlığa konu kefalet senedinin sahte olduğu anlaşıldığından, "sahte belge kullandığı" sabit olan davacı şirket hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. DAVANIN REDDİNE, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. …-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 7. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine, 8. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 9. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 18/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.