11. Hukuk Dairesi 2023/4276 E. , 2024/6119 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/53 Esas, 2023/450 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/17 E., 2021/659 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, ticaret ünvanının terkini, markaya tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda …
**11. Hukuk Dairesi 2023/4276 E. , 2024/6119 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/53 Esas, 2023/450 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/17 E., 2021/659 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, ticaret ünvanının terkini, markaya tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin, 2013/82447 sayılı "Küçük Konak Ağzınızın Tadı+Şekil" ibareli markanın sahibi olduğunu, paça ve döner yapımı ve satımı işini yaptığını, Kahramanmaraş ve Ankara’nın çeşitli yerlerinde işletmelerinin bulunduğunu, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2019 yılı Ekim ayında taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen 618 firmaya ait 1211 parti ürünün kamuoyuna açıklandığını, bu listede davalının da yer aldığını, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayınlanan listeye göre davalının et dönerinde kanatlı etin tespit edildiğini, davalının tabela ismi olarak “küçük ev lokantaları” ve “küçük ev” isimlerini kullandığını, halk arasında da bu isimle bilindiğini, davalının kullanımının ve listede yayımlanan adının müvekkilinin “küçük konak ağız tadınız” markalı ürünleri olarak algılandığını ve halk tarafından karıştırıldığını, bu durumun haber ve sosyal medya sitelerine yansıdığını, müvekkilinin töhmet altında kaldığını, zarara uğradığını, müşteri kaybettiğini, yatırımlarını askıya aldığını, davalı eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, marka itibarına zarar verdiğini, haksız rekabete neden olduğunu, Tarım Bakanlığının hileli ürünleri yayınlamasıyla birlikte davalı tarafın ticaret unvanının halk nezdinde bir marka olarak algılandığını ve bu durumun müvekkil markası zannedilerek iltibasa neden olduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalının ticaret unvanındaki "Küçük Konak" ibaresinin sicilden terkinine, markaya tecavüzün tespitine ve önlenmesine, tecavüzün kaldırılmasına, kesinleşmiş kararın günlük gazetede ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ticaret ünvanının 2007 yılında ticaret siciline tescil edildiğini, aynı unvanını yaklaşık 15 yıldır kullandığını, davalının marka tescilinin 2013 yılında yapıldığını, davacı tarafın tescilinin müvekkilinin ticaret unvanı tescilinden sonra olduğunu, bu nedenle davacının müvekkilinin ticaret unvanının terkinini talep edemeyeceğini, müvekkilinin ticaret unvanını marka olarak kullanmadığını, ticaret unvanını sadece şirket unvanı olarak kullandığını, işletmecisi olduğu işyerinde KÜÇÜK EV ismini kullandığını, müvekkilinin davacı firmadan daha büyük olduğunu, esasen davacının marka tescilinin müvekkilinden haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu ve bunun ayrı bir dava konusu yapılacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının işletmesindeki markasal nitelikteki kullanımının “KÜÇÜK EV” şeklinde olduğu, davalının bu markayı “LOKANTACILIK" hizmetlerinde kullandığı, davalının ticaret unvanının tescil tarihinin 2007 yılı olduğu, davacının marka korumasının başlangıç tarihinin ise 2013 olduğu, ticaret unvanın tescilli markaya dayalı olarak terkin edilebilmesi için marka hakkının ve korumasının başlangıcından daha sonra tescil edilmiş olmasının gerektiği, ayrıca tarafların bu kullanımlarıyla uzun süredir piyasada birlikte var oldukları, davacı tarafın markasının tanınmış marka statüsünde olmadığı, davacı markası ile davalının işletme adı olan “küçük ev” ibaresinin de benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı tarafın unvanı nedeniyle zarar uğradığını, müşterilerin davacının ürünlerinde tağşiş yapıldığını zannettiğini, davalı eylemlerinin, unvandaki "Küçük Konak" ibaresinin ve işletme adı olarak kullandığı "Küçük Ev" ibaresinin davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Ticaret Sicil Müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.