Hukuk Genel Kurulu 2005/10-364 E. , 2005/390 K. "" Mahkemesi : Adana 1.İş Mahkemesi Günü : 30.09.2004 Sayısı : 934-1524 Taraflar arasındaki “*tesbit*” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 1. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.12.2003 gün ve 2003/834-1421 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.5.2004 gün ve 2004/1642-4437 sayılı ilamı ile, *(...Dava sonucu itibarîyle; davacıya, Sosyal…
**Hukuk Genel Kurulu 2005/10-364 E. , 2005/390 K.** **"İçtihat Metni"** **Mahkemesi** : Adana 1.İş Mahkemesi **Günü** : 30.09.2004 **Sayısı** : 934-1524 Taraflar arasındaki “*tesbit*” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 1. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.12.2003 gün ve 2003/834-1421 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.5.2004 gün ve 2004/1642-4437 sayılı ilamı ile, *(...Dava sonucu itibarîyle; davacıya, Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı almakta iken vefat eden eşi üzerinden aynı Kurumca ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.* *Davada uyuşmazlık konusu olan husus ise; 506 sayılı Kanuna tâbi pasif sigortalı nikâhlı eşini kasden öldüren davacıya, aynı Kanun kapsamında eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı, bir başka anlatımla murisi sigortalıyı kasden öldüren davacının bu nedenle mirastan yoksun bırakılmasının; Sosyal Sigortalar Kanununda düzenlenen sosyal sigorta hakları kapsamında, ölüm sigortasından eş olarak hak sahipliği sıfatını kazanmasında önleyici nitelik taşıyıp taşımadığı konusundadır.* *Bu yönde; öncelikle, 506 sayılı Kanundaki sosyal sigorta haklarından bu bağlamda ölüm sigortası yardımlarından olan ölüm aylığından yararlanmada “mirasçı” değil “hak sahibi” sıfatı önem taşımaktadır.* *Türk Medeni Kanunun 578. maddesi hükmünde; “murisin kasten ve haksız yere öldürülmesi veya öldürmeye teşebbüs edilmesi” mirastan yoksunluk nedenleri arasında öngörülmüşse de, Medeni Kanun; muris ile mirasçı ilişkilerini bu ikisi ile sınırlı biçimde ve murisin mal varlığı açısından düzenlenmektedir.* *Öte yandan, 506 sayılı Kanun kapsamında; sosyal sigorta yardımlarından yararlanacak hak sahiplerinin kimler olduğu, hak sahiplerinin gelir yada aylık bağlanması hakkından yararlanmalarını önleyen ve ilerde bu yararlanmayı kaldıran nedenler, anılan Kanunun emredici nitelikteki ilgili maddelerinde sınırlı ve sayılı biçimde ayrı ayrı düzenlenmiştir.* *Hâl böyle olunca da; 506 sayılı Kanun kapsamında, sosyal sigorta yardımlarından yararlanma koşullarını (hak sahipliğine ilişkin olanlar da dahil olmak üzere) taşıyanlar bakımından, miras hukukuna göre mirası reddetmenin mirasçılıktan çıkarılmanın, hak sahipliği niteliğini etkilemeyeceği açıktır.* *Kaldı ki, “Kişilerin sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakılmaması” Sosyal Güvenlik Hukukunun temel ilkelerinden olup, bu ilke; anayasal niteliği ve insan yaşamına ilişkin bulunduğu gözetildiğinde, “hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı” ilkesine karşı belirli bir üstünlük ve uygulama önceliğine sahiptir.* *Davada somutlaşan olayda da; davacı, Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı almakta olan nikâhlı eşini maruz kaldığı ağır tahrik sonucu kasden öldürmüştür.*