T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1223 Esas KARAR NO: 2026/502 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/338 Esas- 2023/177 Karar TARİH: 29/03/2023 DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yap…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1223 Esas KARAR NO: 2026/502 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/338 Esas- 2023/177 Karar TARİH: 29/03/2023 DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili... aleyhine, davalı banka tarafından... İcra Dairesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile banka alacağından kaynaklanan icra takipleri başlatıldığını, söz konusu icra takiplerinde %48 gibi fahiş bir faiz oranı uygulandığını, müvekkilinin taşınmazlarını bankaya ipotek olarak gösterdiği için ipoteğe dayanan icra takipleri yürütüldüğünü ve müvekkilinin taşınmazlarının satışa çıkarıldığını, söz konusu belgelerin işbu dava dilekçesinde numarasını bildirdiği icra dosyalarında bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankaya, takibe konu edilen miktarda borcunun bulunmadığını, banka hesap hareketleri incelendiğinde, borç miktarının banka tarafından hukuka aykırı yöntemler ile yüksek gösterildiğini ve müvekkilinin kullanmadığı kredilerin borç olarak kendisine yüklendiğini, müvekkiline ait hesaptaki hareketlerden kendisinin haberinin dahi olmadığını, kredi borcunun ödenmesi amacıyla davalı bankanın ... Şubesine 21.06.2016 tarihinde saat (13:59:34) 'de 452.570,00 TL ödeme yaptığını, ödeme makbuzu aslının bankadan celp edilebileceğini, yapılmış olan ödemenin hesap hareketleri ve ödeme dekontu ile sabit olduğunu, (...) numaralı hesap numarasına ait hesap hareketleri incelendiğinde ödemenin gerçekleştiğinin açıkça görülebileceğini, para yatırma işlemi sonrasında müvekkili banka şubesinden ayrıldıktan hemen sonra 21.06.2016 tarihinde saat 14:00'da adına 453.000,00 TL kredi tanımlandığını, müvekkilinin davalı banka tarafından sanki 21.06.2016 tarihinde saat (14:02:24)'de, 452.570,00 TL şubeden geriye çekmiş gibi para tahsilat makbuzu düzenlendiğini, söz konusu para tahsilat makbuzunda müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davalı bankanın ... Şubesi tarafından müvekkiline ödenmiş böyle bir meblağ bulunmadığını, müvekkilinin 21.06.2016 tarihinde 452.570,00 TL tahsil etmediğini, müvekkilinin söz konusu sahte ödeme belgesinden; ... İcra Mahkemesi'nin 2020/241 Esas ve 2020/240 Esas sayılı dosyaları vesilesi ile haberdar olduğunu, davalı sorumluları hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığında 2021/1309 Soruşturma sayılı suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu soruşturmanın halen derdest olduğunu beyanla söz konusu ödemelerin işlemiş ticari faizleri ile birlikte geriye yürütülmesi yolu ile hesap edilerek ortaya çıkacak miktarda borçlu olunmadığının tespitine, davalı banka aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımına uğrayan dava konusu alacak bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili.... ... Şubesince kredili müşterilerinden ...e 19.01.2014 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri gereğince çeşitli tarihlerde ticari krediler kullandırıldığını, bu kredilerden bir tanesinin de 21.05.2015 tarihinde tanımlanan ... risk hesap numaralı rotatif kredi olduğunu, davacı adına 21.01.2015 tarihinde tanımlanan ... risk hesap numaralı rotatif kredinin hesap hareketleri incelendiğinde 2015 yılı Ocak ayından başlayarak çeşitli tarihlerde ve değişen tutarlarda krediler çekildiğini, bir yıllık süreç sonucunda davacının müvekkili bankadan çeşitli tarihlerde ve toplamda 452.570,00 TL kredi kullandığını, kullanılan rotatif kredinin özelliği gereği bu tutarın, kredi hesap açılış tarihi olan 21.01.2015 tarihinden 1 (bir) yıl sonra tamamen ödenerek, hesabın kapatılması gerektiğini, davacının, o tarihlerde bu tutarı ödeme durumu olmadığını ve zor duruma düşmemesi için müvekkili banka tarafından inisiyatif alınarak 21.01.2016 tarihinde, davacı adına .....risk hesap numaralı yeni bir rotatif kredi tanımlandığını ve aynı gün müvekkili bankanın tanımlanan bu yeni kredi ile davacının ... risk hesap numaralı rotatif kredi borcunun kapatıldığını, bu yapılan işlem sonucunda müvekkili banka tarafından davacının ticari hayatına bir müddet daha devam etmesinin sağlandığını, yeni kredi ile eski kredi borcunun ödendiğini, söz konusu tarihlerde davacı tarafından dışarıdan para getirilerek, müvekkili banka veznesine para yatırma durumunun söz konusu olmadığını, işlem saatlerine bakıldığında ... risk hesap numaralı rotatif kredi hesabına 21.01.2016 tarihinde, saat 13:59:32 de 452.570,00 TL ödeme geldiği ve .... risk hesap numaralı rotatif kredi hesabından 21.01.2016 tarihinde, saat 14:00:42'de 453.000,00 TL kredi kullanıldığının gözüktüğünü, bu kadar yüklü miktarda paranın 1 dakika içerisinde para sayma makinelerinde sayılarak yatırılması, akabinde geri çekilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu işlemlerin tamamen müvekkili bankanın, davacının hesapları arasında yaptığı sistemsel işlemler olduğunu, davacının kullandığı ticari kredilerin ödemelerinde kesinti olması nedeniyle kredi hesaplarının kat edilerek 02.10.2019 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, alacak ödenmediğinden tahsilde tekerrür olmamak üzere; ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile icra takipleri başlatıldığını, kullandırılan kredinin teminatı olarak teşkil etmek üzere; Tekirdağ ili ... ilçesi .... Mah. .... ada... parsel.... ve.. numaralı bağımsız bölüm üzerinde 25.10.2017 tarih ve ...yevmiye ile 1.000.000,00 bedelli ipotek, ... ili ... ilçesi ... Mah. . ada...parseldeki arsa üzerinde 20.11.2015 tarih ve ...yevmiye ile 3.000.000,00 bedelli ipotek ve ... ili ... ilçesi .... Mah... ada . parseldeki arsa üzerinde 20.11.2015 tarih ve...yevmiye ile 3.000.000,00 bedelli ipotekler yönünden paraya çevrilmesi için takip işlemlerinin devam etiğini beyanla davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın 21.01.2016 tarih saat 14:00 itibariyle davacı hesabında tanımlanan kredi neticesinde davacının 452.570,00 TL para tahsil etmemesi, kredi kullanmaması, iddiasına dayalı bu miktar ve ferileri yönünden borçlu olunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkin olduğu, dava konusu kredi kullanımını gösteren ... nolu mahsup (virman) fişi ve .... nolu kasa (nakit) dekontu üzerinde davacıya ait imza bulunmadığı, imza alınmamasının banka personelinin ihmali olduğu, bankacılık alanında uzman bilirkişi tarafından bankanın davacı hesapları üzerinde yapılan incelemede kasaya nakit girdisi olmaksızın risk hesabının kapatılarak yeni risk hesabı açıldığı, daha sonradan aynı işlemlerin yapılarak yeni risk limiti tanımlandığı ve taraflarca kredi kullanımına ve kısmi ödemelere devam edildiği, dava konusu edilen 453.000 TL bedelli kredinin davacı tarafça kullanıldığı tespitine yer veren bilirkişi raporunun tetkike elverişli olduğu, dava konusu dekontta davacının imzası alınmamış ise de davacının kredi kullanımının tespit edilmesi ve kullandırılan kredilerden doğan borcun ödenmesi gerektiği, davacının iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı banka tarafından davacı aleyhine icra takipleri başlatıldığı, söz konusu icra takiplerinde %48 gibi fahiş bir faiz oranı uygulandığı, davacının takibe konu edilen miktarda borçlu olmadığı, davalı bankanın hukuka aykırı yöntemler ile borcu olduğundan yüksek gösterdiği, davacının var olan kredi borcunu 21/01/2016 tarihinde banka şubesine giderek ödediği, kredisini kapattığı ancak hemen arkasından adına kredi tanımlandığı ve davacı şubeden para çekmiş gibi adına tahsilat makbuzu hazırlandığı, bu makbuzda davacının imzasının olmadığı, böyle bir paranın davacıya ödenmediği, yine bankaya kredi çekilmesi ve sonrasında hesabına aktarılması yönünde bir talimat vermediği, davalı bankanın alacaklı olduğunu ispat edemediği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davalı banka tarafından talep olmadan açılan bu kredinin ödenmesi için sonradan davacının yeniden kredi çekmek zorunda kaldığı ve bu şekilde borçlandırıldığı, davalı banka tarafından başlatılan icra takiplerine yönelik olarak icra hukuk mahkemelerinde açılan davalarda aleyhe karar verilse de istinaf incelemesi neticesinde davacı lehine kararlar verildiği, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasındaki ödeme emrinin iptaline karar verildiği, dava dilekçesinde talep edilen faiz oranının da fahiş olduğu belirtilmesine rağmen bu yönde bir inceleme yapılmadığı, davalı banka çalışanları hakkında açılan soruşturmanın devam ettiği, neticesinin bekletici mesele yapılması gerektiği ve bu sebeplerle kararın hatalı olduğuna ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kök ve ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. Davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir savunma sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davacı tarafın dava dilekçesinde, davalı banka tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı dosyaları ile aleyhine icra takibi başlatıldığını, 21/06/2016 tarihinde davalı bankanın şubesine giderek 452.570 TL ödeme yaptığını ve mevcut kredi borcunu kapattığını, bundan sonra banka tarafından talebi olmamasına rağmen adına kredi açıldığını, bu kredi nedeniyle bankadan para almadığını, sonradan bu kredinin kapatılması için tekrar kredi kullandığını ve bu şekilde fazladan borçlu gösterildiğini iddia ederek 452.570 TL ve işlemiş faizi yönünden davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, yani esasen ödemiş olduğu bedel kadar borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, dava değerinin de icra dosyalarında talep edilen alacak miktarları kadar olmadığı, Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, davacı ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve bu kapsamda davacıya taksitli ticari kredi ile BCH kredilerinin kullandırıldığı, ödenmeyen taksitli ticari kredi ile BCH kredisi nedeniyle toplam 1.627.033,64 TL alacak için davacıya kat ihtarnamesi gönderildiği ve bu alacaklar için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile iki ayrı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, davacıya ilk olarak ... nolu 23/01/2015 tarihli ve 450.000 TL tutarlı BCH kredisinin kullandırıldığı, bu kredinin 21/01/2016 tarihinde kapatıldığı, davacıya 21/01/2016 tarihinde 453.000 TL tutarlı bir kredi kullandırıldığı ve bu kredinin 24/01/2017 tarihinde kapatıldığı, 24/01/2017 tarihinde 500.000 TL tutarlı kredi kullandırıldığı ve bu kredinin 25/08/2017 tarihinde kapatıldığı, 25/08/2017 tarihinde 100.000 TL tutarında kredi kullandırıldığı ve bu kredinin 23/07/2018 tarihinde kapatıldığı, ayrıca ....nolu 01/08/2019 tarihli ve 690.000 TL tutarlı bir BCH kredisinin daha kullandırıldığı, icra takibine konu edilen BCH kredisinin bu kredi olduğu, icra takibine konu edilen diğer kredinin ise taksitli ticari kredi olduğu, davacının davalı bankaya ödediğini iddia ettiği bedelin ise icra takibine konu edilmeyen ve en sonuncusu 23/07/2018 tarihinde kapatılan ard arda kullanılmış BCH kredilerine ilişkin olduğu, BCH kredilerinin bir yıl içerisinde kapatılması gerektiği, davalı banka tarafından da davacının kredisini bir yıllık süre sonunda kapatamaması nedeniyle kendisine yeni bir kredi açılarak önceki kredinin kapatılması şeklinde bir uygulama yapıldığının savunulduğu, her ne kadar davacı 21/01/2016 tarihinde davalı bankanın şubesine giderek 452.570 TL ödeme yaptığını ve kredi borcunu kapattığını iddia etmiş ise de, davacı tarafından böyle bir ödeme yapılmadığı, davalı banka tarafından bu tarihte davacıya yeni bir BCH kredisi açıldığı ve bu kredi tutarı ile önceki kredisinin kapatıldığı, kullandırılan kredinin davacının mevduat hesabına aktarılması ve mevcut kredinin ödenmesi nedeniyle ödeme ve virman makbuzlarının düzenlendiği, sahtecilik suretiyle yapılmış bir işlem olmadığı, her ne kadar dekontlarda davacının imzası yok ise de, davacının kredinin hesabına aktarılması ve mevcut kredi borcunun ödenmesi suretiyle krediden faydalandığı, kaldı ki bu tarihten sonra da aynı şekilde BCH kredisinin kapatılması için yeni bir kredi kullanımı şeklindeki uygulamaya devam edildiği, bu kredinin en son 23/07/2018 tarihinde ödeme yolu ile kapatıldığı, davacının 2016 yılından sonraki kredilere itiraz etmediği, bu kredilerin talebi olmadan açılan kredinin kapatılması için kullanıldığını iddia ettiği, sonuç olarak davacının 21/01/2016 tarihinde nakit ödeme ile kapatmış olduğu bir kredi söz konusu olmadığı gibi, bu kredinin de dava dilekçesinde bahsedilen ve icra takiplerine konu krediler ile ilgisinin olmadığı, yani davacının ödediğini iddia ettiği kredinin takibe konu edilmediği, bu sebeplerle davacının takip konusu krediler yönünden fahiş oranda faiz uygulandığı yönündeki iddiasının da dava dilekçesindeki diğer iddiaları ve dosya kapsamı ile ilgisiz olduğu, Mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.