11. Hukuk Dairesi 2010/12484 E. , 2012/11789 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2009/80-2010/77 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/07/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. .... ile davalı-karşı davac…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12484 E. , 2012/11789 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2009/80-2010/77 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/07/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. .... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış “ZARA” ve “ZARA” esas unsurlu markalarının sahibi olduğunu, anılan markaların birçok mal ve hizmet sınıfını kapsar şekilde Türkiye ve diğer ülkelerin çoğunda tescilli bulunduğunu, davalı şirketin “FARA” ibareli markasını tescil ettirmek üzere diğer davalı kuruma başvurduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, 556 sayılı KHK’nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri uyarınca tescil engelinin olduğunu, benzerliklerinin iltibasa yol açacağını, davalı şirketin kötüniyetli bulunduğunu, markanın tanınmışlığından faydalanmak istediğini, itirazlarının kabul görmediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde hükümsüz sayılmasına, davalı kullanımının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah isteminde bulunarak, tespite yönelik istemlerin dilekçesinden çıkarılmasını istemiştir. Davalı TPE vekili, markaların benzemediğini, dolayısıyla tanınmışlık yönündeki itirazın dahi değerlendirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, markaların benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında da; davacının markalarını 5 yıldan beri kullanmadığını, 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, karşı davanın tefrik edildiği, davacı markalarının “ZARA” ve “ZARA+şekil” ibarelerinden, davalı şirketin marka başvurusunun ise “FARA” ibaresinden oluştuğu, bazı mal ve hizmet sınıflarında aynı, bazılarında ise, aynı nitelikteki mal ve hizmetleri kapsadıkları, ancak iki heceden oluşan markaların görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel intiba, başka bir anlatımla bütün itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında markaların benzer bulunmadığı, başvuru konusu markanın dilimizde bilinen bir anlamının olmadığı, davacı markasının markalarının anlamının Türkiye’de Sivas İlinin bir ilçesinin adı olarak bilindiği, anlam benzerliğinin dahi bulunmadığı, markalar arasında iltibas riskinin olmadığı, davacı markasının tanınmış bulunduğu, benzerlik olmadığından davacı markasının tanınmışlığının tescile engel teşkil etmeyeceği, 8/4 şartları ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.