Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2223 E. , 2024/1694 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2223 Karar No:2024/1694 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ..
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2223 E. , 2024/1694 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2223 Karar No:2024/1694 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 3.114,04 m² yüzölçümlü taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesi gereğince kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin ... İl Özel İdaresi'nin... tarih ve ... sayılı işleminin, yapılan ihalenin davacı uhdesinde bırakılmasına ilişkin ... İl Özel İdaresi'nin ... tarih ve ... sayılı işleminin ve davacı tarafından yatırılan geçici teminatın gelir kaydedilmesine ilişkin ... İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ve gelir kaydedilen geçici teminatın 03/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu uyuşmazlığın çözümü keşif ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden, uyuşmazlığın çözümü kapsamında alınan 03/11/2022 tarihli ara karar uyarınca 20/01/2023 tarihinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen ve Mahkemece hükme esas alınır nitelikte olduğuna karar verilen bilirkişi raporunda yer verilen, davacı tarafından iddia olunan taşınmazın satışına ilişkin şartnamede ve taşınmaz görme belgesinde belirtilmediği hâlde taşınmaz zeminin ayıplı olduğu hususu hakkında ''taşınmazın taban zemininde volkanik kayaçlar üzerinde çakıl, kum, silt ve kilden oluşan alüvyon zeminden oluştuğu, taşınmazın doğu, batı ve güneyinde bulunan komşu parsellerde yapılaşmanın bulunduğu, dava konusu parsel ve komşu parsellerin jeolojik olarak aynı zemin özelliğine sahip olduğu; dava konusu taşınmaz üzerinde bodrum kat betonu dökülerek tamamlanmış, zemin kat kolon kalıplarının hazırlandığı, inşası devam eden yapı ve çevresinde yapılan incelemelerde, yapıda zeminin jeolojik yapısından kaynaklı herhangi bir yapısal deformasyonun tespit edilmediği, emsal araştırması yapılarak taşınmazın değerinin ihale tarihine göre tespit edildiği, taşınmazın piyasa değerinin altında satın alındığı, ilk ihale bedeline yakın bir değerle satılabildiği, taşınmaz üzerinde yapılabilecek yapının ilgili kurum ve kuruluşlarca projelendirilerek inşasına başlanabileceği'' tespiti karşısında bu iddiaya itibar edilemeyeceği, hâl böyle iken davaya konu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, Öte yandan; dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun saptanmış olması karşısında, bu işlem nedeniyle gelir kaydedilen parasal hakkın 03/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın zemininin ayıplı olduğu, ihale şartnamesinde bu durumun belirtilmediği, ayıbın ihaleden sonra haricen öğrenildiği, zeminin kum/balçıklı olduğu, fore kazık ile dahi düzeltilmesinin zor olduğu, taşınmazın değer arttırıcı ve azaltıcı tüm özelliklerinin şartnamede yer almasının gerektiği, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, Mahkemece verilen dilekçe ret kararı sonrasında davacı tarafından talebin genişletildiği, Mahkemece dilekçenin reddine karar verilmesi yerine dava konusu işlem bildirim işlemi niteliğinde olduğundan davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, taşınmazın arsa olarak satıldığı, nasıl kullanılacağının davacının takdirinde olduğu, yeşil alan olarak kullanılmasının da mümkün olduğu, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.