11. Hukuk Dairesi 2022/3933 E. , 2022/6361 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.11.2018 tarih ve 2015/617 E. - 2018/1100 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile b…
**11. Hukuk Dairesi 2022/3933 E. , 2022/6361 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.11.2018 tarih ve 2015/617 E. - 2018/1100 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile birkısım davalılar ..., ..., Nergis Teks. A.Ş., ..., ... vekili Av. ... ile TMSF vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı İnter Sigorta A.Ş. hisselerinin devralındığını, bu kapsamda söz konusu şirketin yönetiminin TMSF’de olması nedeniyle satış işlemlerinin bu kurum ve diğer davalılar tarafından gerçekleştirildiğini, ancak devir sonrasında tamamı TMSF’ye ait olan Birleşik Fon Bankası tarafından İnter Sigorta A.Ş. aleyhine dava açıldığını, dava değerinin hisse devir bedelinden fazla olduğunu, bu şekilde müvekkilinin hileye maruz kaldığını ileri sürerek, hisse devir sözleşmesinin iptaline ve hisse devir bedelinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TMSF vekili, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, satış işlemlerinin müvekkili tarafından yapılmadığını, müvekkili tarafından, hisseleri devre konu olan sigorta şirketine el konulmadığını, sadece 2004 tarihinde eski hissedarlar ile yapılan protokol kapsamında hisseler üzerine rehin konulduğunu bildirerek, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur. Diğer davalılar vekili, satış ve devir işlemlerinin usulüne uygun şekilde yerine getirildiğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının gerekli incelemeyi yaptığını, bu kapsamda defter ve kayıtları incelediğini, diğer bilgilere ise TMSF aracılığı ile ulaştığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.