11. Hukuk Dairesi 2010/5052 E. , 2011/16290 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2009 tarih ve 2006/630-2009/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, dur…
**11. Hukuk Dairesi 2010/5052 E. , 2011/16290 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2009 tarih ve 2006/630-2009/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin murisi merhum ...'ın önemli bir çevirmen olduğunu, ...'ın Avusturyalı yazar Stefan Zweig'ın “Sternstunden der Menschheit” isimli eserinin Türkçe çevirisini yaptığını, eserin adının da kitabın ilk baskısının yapıldığı dönemde orijinal adında yer alan kelimelerin Türkçe karşılığı olmadığından “serbest bir şekilde” “Yıldızın Parladğı Anlar” olarak Türkçeleştirildiğini, murisin kitabın 1954 basımında eserin adını ”İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar” olarak kullanıp diğer bütün baskılarında “Yıldızın Parladğı Anlar” adını kullandığını, bu çevirinin muris ... ile özdeşleştiğini, davalının “Sternstunden der Menschheit” isimli eserin tercümesini başka bir çevirmen adıyla “Yıldızın Parladığı Anlar” ismiyle yayımladığını, davalının yayımladığı tercüme eserin başlığının yanında diğer bölümlerinin de müvekkilinin murisi ile özdeşleşen çeviri ile büyük benzerlik gösterdiğini, bu durumun davalıya ihtar edildiğini ancak buna rağmen davalının FSEK 'na muhalefet ederek müvekkilinin maddi ve manevi haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek 1000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, söz konusu kitapların toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu kitabın Türkçe yayın haklarını 1995 yılında satın aldığını, müvekkili tarafından yaptırılan çevirinin davacı murisinin yapmış olduğu çeviriden tamamıyla farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, “Yıldızın parladığı anlar” isminin çevirmenin tamamen kendi kişisel yorumuyla oluşturduğu FSEK 83 anlamında ayırt edici özellği bulunan bir niteleme olduğu, çevirmenin kendi çevirisi ve çevirinin ismi üzerinde işleme eser sahibi olarak maddi ve manevi haklara sahip olduğu, eserin başka çevirmenlerce Türkçe'ye çevrilmesi durumunda orijinal isme ve kitabın içeriğine uygun başka bir isim kullanmaları gerektiği ancak kitabın daha önceki isimle yayımlanıp tanınması nedeniyle bundan istifade edilmek isteniyorsa bu ismi oluşturan çevirmen veya mali hak sahibi olan mirasçılardan izin alınması gerektiği, somut olayda da davacı murisinin özgün çevirisiyle kitabın Türkiye'de “Yıldızın Parladığı Anlar” ismiyle tanındığı, davalı tarafından ismin davacının murisine ait olduğunun belirtilmeksizin kullanılmasının