TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2024/728 Esas 2025/104 Karar DAVA : İpoteğin Fekki DAVA TARİHİ : 29/08/2019 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025 Taraflar arasındaki ipoteğin fekki istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/834 Esas 2025/1104 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/834 KARAR NO : 2025/1104 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2024/728 Esas 2025/104 Karar DAVA : İpoteğin Fekki DAVA TARİHİ : 29/08/2019 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025 Taraflar arasındaki ipoteğin fekki istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; 14/02/2017 tarihinde Ankara ili Keçiören ilçesi 1. Bölge Tapu Müdürlüğü'nde kayıtlı ... parsel nolu taşınmaz üzerindeki 4 nolu bağımsız bölümü, üzerinde hiçbir tedbir, haciz ve diger takyidatlar ve özellikle ipotek şerhi olmaksızın ... isimli kişiden satın aldığını, satın alma tarihinden sonra, tapu kaydı üzerine tedbir, haciz, ipotek şerhi vs takyidatlar düşüldüğünü öğrenerek araştırmasında bu kayıt ve şerhlerin Ankara 4. Aile mahkemesi 2017/1358E sayılı dosyası tarafından konulduğunu öğrendiğini, dava konusu taşınmazı satın almasından daha önce "boşanma sonrası tapu iptal ve tescil davasına ilişkin kayıtlar" olduğunu farkederek Ankara 4. Aile Mahkmesi Hakimliği'ne adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydına konulan tüm şerhlerin kaldırılmasına ilişkin talepte bulunduğunu, fakat cevap alamadığını, Keçiören Tapu Dairesinden telefonla aranarak ipotek şerhi nedeniyle ... Bankası adına tescil yapılacağına dair haberdar edildiğini, adına kayıtlı dava konusu taşınmazda bulunan ipotek şerhleri nedeniyle taşınmazın başkası adına tescil edilebileceğini, bu durumun da telafisi mümkün olmayacak zararlara yol açacağını ileri sürerek taşınmazı üzerine başkası adına tescilinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca konulan tüm diğer tedbirlerin,haciz kayıtları ve diğer tüm takyidatların ve özellikle ipotek ve rehin şerhlerinin kaldırılmasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; taşınmazın mülkiyetini TMK‘nın 705. maddesine göre 05/08/2014 tarihinde kazandığını, banka tarafından, taşınmazın önceki maliklerinden ...'ın kredilerinden kaynaklı söz konusu borçların teminatı olarak 17/06/2011 tarihinde verilenipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Fethiye İcra Dairesi 'nin 2012/4406 esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, borçlu tarafından takibe itiraz edilmediğinden takibin kesinleşmesiyle taşınmazın satış işlemlerine başlandığını, dava konusu taşınmazın kıymet takdiri yapıldığını, dava dışı borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edildiğini, Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi 'nin 2013/232 esas sayılı dosyası ile taşınmazın yeniden kıymet takdiri yapılarak değerinin belirlendiğini, kıymet takdirinin kesinleşmesi sonrası satış günü belirlendiğini, 05/08/2014 tarihinde yapılan 1. açık artırmada taşınmazın banka tarafından alacağa mahsuben satın alındığını, TMK'nın 705/1 maddesi gereğince taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescille olacağı, her ne kadar davacı tarafça taşınmazın kendisine ait olduğu ve taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması gerektiği iddia edilmiş ise de söz konusu taşınmazın, banka tarafından 05/08/2014 tarihli ihalede alacağına mahsuben satın alınarak mülkiyetinin kazanıldığını, bilindiği üzere, 4721 sayılı TMK'nin 705. maddesinde "Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." denilerek mülkiyetin kazanılması ve tescil koşullarının düzenlendiği, İcra İflas Kanunu'nun 134/1 maddesinde ise "İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır." hükmüyle, cebri ihale sonucu mülkiyetin kazanılması ve ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın idare ve korunma şekli belirlendiğini, cebri icra ile yapılan satışlarda TMK'nın 705. maddesine ilişkin düzenleme dikkate alındığında mülkiyetin tescilden önce alıcıya geçtiğini, somut olayda, dava konusu taşınmazın 05/08/2014 tarihinde bankaya ihale edilerek açılan ihalenin feshi davasının da reddediyle kesinleşmesi karşısında, bankanın taşınmazın mülkiyetini ihale tarihinde kazandığı sabit olduğundan, banka tarafından dava konusu taşınmazın mülkiyetinin tescilden önce, diğer bir anlatımla, cebri icra yolu kazanılması sonucunda mülkiyet ve tasarruf hakkı bankada olduğundan davacı tarafça taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması talebinin haklı olmadığını, ipotek şerhinin, yeniden mahkeme kararına istinaden tesis edildiğini, İpotek ile teminat altına alınan borcun sona ermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu taşınmazın, anlaşmalı boşanma neticesinde koca adına kayıtlı olan tapu kaydının, kadına devredileceğinin kararlaştırıldığı, mahkemenin bu durumu duruşma zaptına yazdırıp hükmün 5. maddesine de derc ettirdiğinin görüldüğü, taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescille olduğu, ancak kanunda öngörülen bazı hallerde mülkiyetin tescilden önce de kazanıldığı, bunlardan birinin mahkeme hükmü olduğu, mahkeme kararında taşınmaz mülkiyetinin el değiştirileceğinin ifade edildiği, somut olayda; ... ... tarafından, boşanmaya dair mahkeme ilamına ve boşanma protokolüne dayalı olarak protokolle kendisine verilen taşınmazın adına tescilini isteme hususundaki kişisel hakkına bağlı olarak TMK 716/1 maddesine göre hükmen tescil talepli Ankara 4. Aile Mahkemesi'nin 2015/2148 esas sırasında tapu iptal tescil davası açtığı, buna göre ..., ... parsel nolu taşınmaz üzerindeki 4 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tüm ipotek ve hacizlerden arındırılmış olarak ... adına olan kaydının iptali ile ... ... adına 30/11/2016 tarihinde tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın, 12/01/2017 tarihinde kesinleştiği, tapu kaydından yapılan incelemede, davacının taşınmazı 14/02/2017 tarihinde satın aldığı, ipoteğin ise 17/06/2011 tarihinde tesis edildiği, bu durumda, taşınmazın tüm ipotek ve hacizlerden arındırılmış olarak ... adına olan kaydının iptali ile ... ... adına 30/11/2016 tarihinde tapuya kayıt ve tesciline dair tescil hükmüne dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " Davanın kabulüne, ..., ... nolu parsel, 4 nolu bağımsız bölüm üzerine, ... Bankası A.Ş. Tarafından, 17.06.2011 tarih ve 29059 no ile tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına " dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı, ipotekli takip sonucu ihale ile borca mahsuben 05/08/2014 tarihinde aldığını, ihalenin feshi davasının reddi ile ihalenin kesinleştiğini, böylece cebri icra yoluyla taşınmaz mülkiyetini kazandığını, buna göre davacıdan önce söz konusu taşınmazın mülkiyetini kendisinin kazandığını, kendisinden sonra dava dışı eş ... ile davacının edinimlerinin geçersiz olduğunu, buna ilişkin alınan kararların hatalı olduğunu, dava dışı eşin kazanımına ilişkin kararı istinafa götürmesi üzerine Ankara 4. Aile Mahkemesi'nin, taşınmaz üzerindeki tüm şerhlerin kaldırılmasına ilişkin kararının kaldırılmasına karar verildiğini, davacıdan önceki malik olan dava dışı eş ...'ın kazanımının da yolsuz olduğunu, davacının iyiniyet iddiasına dayanamayacağını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; tapuda kayıtlı ..., ... parsel nolu taşınmazda bulunan 4 nolu bağımsız bölüm üzerinde mevcut ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı; 14/02/2017 tarihli resmi satış işlemi ile ..., ... parsel nolu taşınmaz üzerindeki 4 nolu bağımsız bölümü, üzerinde hiçbir tedbir, haciz, ipotek şerhi olmaksızın önceki malik olan ... isimli kişiden satın aldığını, satıştan bir süre sonra taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek şerhi konulduğunu ve dava dışı önceki malik ... ile eski eşi ... arasında Ankara 4. Aile Mahkemesi'nde görülen bir dava nedeniyle bu şerhlerin tesis edildiğini öğrenmesiyle söz konusu mahkemeden, konulan bu şerhlerin kaldırılmasını istediği halde bir sonuç alamadığını, adına kayıtlı taşınmazın, davalı bankaca, kendi adına tescilinin talep edildiğini öğrendiğini belirterek iyiniyetli alıcı olması nedeniyle davalı banka tarafından konulan ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiş, Davalı Banka; dava konusu taşınmazın, dava dışı ... tarafından, kullanılan kredinin teminatı olarak 17/06/2011 tarihinde bankaya ipotek olarak verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2012/4406 Esas sırasında başlatılan ipotekli takip sonucu 05/08/2014 tarihinde yapılan 1. Açık arttırma ile dava konusu taşınmazın, borca mahsuben bankaca satın alınarak mülkiyetinin kazanıldığını, ... tarafından açılan ihalenin feshi davasının reddine karar verilerek bu kararın kesinleşmesi üzerine, tescil istemiyle tapuya başvurulduğunda Ankara 4. Aile Mahkemesi tarafından taşınmaz üzerine tedbir konulması yüzünden tescil gereğinin yapılamadığını öğrendiğini, bu nedenle ... ile eski eşi ... arasında görülen söz konusu tescil istemli davada yer alması sağlanmaksızın tescil ile taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına ilişkin ilamı istinaf ettiğini, istinafı üzerine işbu kararın kaldırıldığını, ancak davacısı ... tarafından, yeniden yapılan yargılamada davadan feragat edildiğini, davacı ile dava dışı önceki malik ...'un iyiniyetli olmayıp bankanın mülkiyeti daha önce cebri icra ile kazandığını bildiklerini, birlikte hareket ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; yazılı olduğu üzere davanın kabulüne yönelik karar verilmiş, karara karşı davalı banka tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Somut dosya kapsamında toplanan delillerden ve dayanak dava dosyalarının incelenmesinden davalı banka yönünden olayların gelişimine bakıldığında; dava dışı ... tarafından, davalı bankadan, dava dışı ortağı olduğu şirketin kullandığı kredilerin teminatı olmak üzere işbu davanın da konusunu oluşturan ..., ... parsel nolu taşınmazda bulunan mesken vasıflı 4 nolu bağımsız bölümün, 17/06/2011 tarihinde, davalı ...'na ipotek olarak verildiği, sonrasında kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca, Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2012/4406 Esas sırasında ipotekli takip başlatılmış olduğu, 05/08/2014 tarihinde tarihinde yapılan 1. İhale sonucu, taşınmazın, alacağa mahsuben alacaklı banka tarafından, talimat yoluyla kesinleşen kıymet takdir işlemleri ile borçlu ...'ın itirazı ile Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/232 esas sayılı kıymet takdiri dosyasında kesin olarak belirlenen 290.000-TL satış bedeli üzerinden, 190.000-TL bedelle satın alındığı, dava dışı ... tarafından, banka aleyhine Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/728 Esas sırasından ihalenin feshi istemli dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin karar verildiği, işbu kararın, ipotek veren ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay denetiminden geçerek onama ile kararın 08/12/2015 tarihinde kesinleştiği, ihale alıcısı bankanın, icra dairesinden aldığı tescil belgesi ile dava konusu taşınmazın adına tescili istemiyle Keçiören Tapu Müdürlüğü'ne başvurduğunda, Müdürlükçe; taşınmaz üzerine, taşınmazın 3. Kişilere devrinin önlenmesine dair Ankara 4.Aile Mahkemesi'nin 2015/2148 Esas sayılı dosyasından 14/01/2016 tarihli yazıyla tedbir konulduğu belirtilerek bankanın tescil isteminin reddedildiği, böylelikle bu davadan bilgi sahibi olduğu anlaşılan bankanın, Ankara 4. Aile Mahkemesi'nin 2015/2148 Esas sayılı dosyasına 03/03/2016 tarihinde sunduğu dilekçesi kapsamında taşınmazın ihale nedeniyle adına tescili gerektiğini ancak tedbir nedeniyle tapuda işlem yapılamadığını, taleplerinin reddedildiğini belirterek taşınmaz üzerine konulan tedbirin kaldırılmasını talep edilen, davaya müdahil olmak istediği, mahkemece taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte taraftan Ankara 4.Aile Mahkemesi'nde eski eşler arasında mal paylaşımından doğan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemli 2015/2148 Esas sayılı yukarıda sözü edilen davasının öncesinde; dava dışı ... ...) ile ... arasında Ankara 1. Aile Mahkemesi'nin 2011/496 - 565 E.,K. Sayılı ilamıyla, eşlerin TMK'nın 166/3 maddesi hükümleri uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına dair karar verildiği, anlaşmalı boşanma davası gereği eşlerin ayrı bir protokole yer vermeyerek mal varlığı yönünden de anlaştıkları hususları duruşma tutanağına geçirdikleri, böylelikle dava konusu edilen ve eşlerden ... adına tapuda kayıtlı olup aile konutu olarak da kullanıldığı anlaşılan 4 nolu bağımsız bölümün eşlerden ... ...'a verilmesinin kararlaştırıldığı, bu kararın, eşlerce temyiz edilmeyerek 04/05/2011 tarihinde kesinleştiği, sonrasında kesinleşen bu hükme ve tescile ilişkin talep hakkı veren şahsi hakka dayalı olarak davacı ... tarafından, eski eş ...'a karşı, taşınmazın üzerindeki her türlü takyidattan arındırılmış olarak tapusunun iptali ve davacı ... adına tescil istemiyle sözü edilen Ankara 4.Aile Mahkemesi'nin 2015/2148 Esas sayılı tapu iptal ve tescil istemli davasının açıldığı, yargılamalar sonucunda, mahkemece, dava dışı ipotek lehtarı olarak tapu kayıtlarında yer alan ihale alıcısı bankanın talepleri göz ardı edilerek mevcut boşanma protokolü kapsamına dayalı olarak; davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz olan 4 nolu bağımsız bölümün, tüm ipotek ve haciz şerhlerinden arındırılmış olarak davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline yönelik karar verildiği, davanın tarafları olan eski eşler tarafından kararın temyiz edilmeyerek kesinleştirilmesi istemli dilekçeler verilmesiyle mahkemece, hükmen tescil kararının 12/02/2017 tarihi itibariyle kesinleştirildiği ve kesinleşme şerhli ilamla taşınmazın 140.000-TL kıymetle tapuya adına tescili istemiyle başvuran ... adına hükmün tescil kararının gerekleri yerine getirilerek taşınmazın tapuda tescil edildiği ve 2 gün sonra 14/02/2017 tarihinde, ... tarafından, taşınmazın 140.000-TL bedelle dosyamız davacısı ...'ya tapuda satış yoluyla devir ve tescilinin yapıldığı, bu sırada aynı zamanda ilgili kişi sıfatıyla verilen kararı istinaf eden dosyamız davalısı da olan bankanın, istinaf isteminin Ankara 4. Aile Mahkemesince reddedildiği, bankaca, redde ilişkin ek kararın istinaf edilmesi üzerine, Ankara BAM 1. Hukuk Dairesi'nin 2017/643- 2019/695 E., K. Sayılı ilamıyla; kamu düzeni gözetilerek Ankara 4. Aile Mahkemesinin sözü edilen hükmen tescil ilamının kaldırılmasına karar verilerek takip alacaklıları davaya dahil edilmeden ipotek ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinin hatalı olduğuna işaret edildiği, ilk derece mahkemesine iade edilen dava dosyasının bu kez Ankara 4. Aile Mahkemesi'nin 2019/1358 Esas sırasına kaydolduğu, mahkemece, tensiben, daha önce kaldırılmasına karar verilen ipotek ve haciz şerhlerinin yeniden konulması için istinaf kaldırma kararı gereğince, 15/05/2019 tarihli yazının yazılması üzerine ilgili tapu müdürlüğü tarafından daha önce kaldırılan ipotek ve hacizlerin yeniden dava konusu taşınmazın takyidatları olarak tapunun ilgili hanesine işlendiği, akabinde bu davanın davacısı olan ... tarafından, hükmen tescil talepli davadan 18/09/2019 tarihinde feragat edildiği, dosyamız davacısı ... tarafından işbu ipoteğin fekki istemli davanın, 29/08/2019 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamında toplanan delillere, incelenen olayların gelişimine göre somut olayda; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 30/05/2023 tarihli, 2022/4259 Esas 2023/2098 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere; Üçüncü kişinin yolsuz kayda dayanarak ayni hak kazanımının korunabilmesi için tescilin yolsuzluğunu bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması gerekir. Bu durumda icra müdürlüğü tarafından kanunun gösterdiği aşamaların usulüne uygun bir şekilde yerine getirilmesi, gerekli yazışma ve ilanların yapılması neticesinde tamamlanan ihale ve icrai satış işlemleri sonucunda bağımsız bölüm edinen kişinin kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyecektir. Davalı bankanın, bağımsız bölümün mülkiyetini icra dosyasında yapılan cebri satış neticesinde elde ettiği bu nedenle iyi niyetli olduğunun kabulü gerekir. Zira dava konusu taşınmazın, kredi borçlusu eski eş ... tarafından, 04/05/2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılan anlaşmalı boşanma davası sonrası, bu taşınmaz mal paylaşımı ile kadına bırakıldığı halde davalı bankaya 17/06/2011 tarihinde ipotek olarak verilmiş olması, banka tarafından yürütülen ipotekli takip sonrası ihalenin 08/12/2015 tarihinde kesinleşmesi ile eş zamanlı olarak davacı eş ... tarafından hükmen tescil istemli Ankara 4. Aile Mahkemesinde sözü edilen ve yukarıda incelenen davanın açılması ile taşınmaz üzerine tedbirler konularak davalı bankanın cebri tescil hükmünün gereğini yerine getirmesinin önlenerek bankanın tescil taleplerinin ilgili tapu müdürlüğü tarafından engellenmesi, sonrasında bankanın istinafı ile kamu düzenine dayalı hükmün istinaf incelemesi ile kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesi sonrası ise, davacı ... tarafından davadan feragat edilmesi, eski eşlerin söz konusu hükmen tescil kararı verildiğinde kararı istinaf etmeyeceklerini belirterek taraf teşkili usulünce sağlanmadan verilen karara yönelik kesinleştirme şerhi verilmesini sağlayarak ilgili tapu müdürlüğünde lehine hüküm verilen davacı ... tarafından, 12/02/2017 tarihinde adına tescil talebinde bulunulması, 2 gün sonra ise taşınmazın 14/02/2017 tarihinde 140.000-TL bedelle dosyamız davacısı ...'ya, tapuda resmi satışla devredildiğinin anlaşılması, 14/11/2013 tarihli Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan kıymet takdiri işlemlerinde taşınmazın o tarihteki değerinin 290.000-TL olarak belirlenmesine karşın dava dışı ... ile davacı arasında gerçekleşen satışta taşınmazın 14/02/2017 tarihinde değerinin 140.000-TL olarak gösterilmesi, taşınmazın kısa sürede üstelik düşük değer ile el değiştirilerek davacı adına tapuda kayıtlanmış olması, davacının, dava dilekçesindeki anlatımlarında tapu müdürlüğünden aranarak taşınmazının banka adına kayıtlanacağına dair bilgi verildiğine yönelik beyanları kapsamı hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda; davacı ile dava dışı ...'un eylem birliği içinde olduklarının, iyiniyetli olmadıklarının, adlarına oluşan kayıtların ise yolsuz tescil niteliğinde olduğunun kabulünün gerekmesi, yine davalı bankanın, usulünce dava konusu taşınmazın mülkiyetini talep hakkını kesinleşen ihale ile yolsuz tesciller öncesinde 08/12/2015 tarihi itibariyle kazandığının anlaşılması karşısında davalı bankanın mülkiyeti kazısının korunması gerektiği ve bu kazanımdan sonraki tescillerin yolsuz tescil oldukları gözetilerek mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne yönelik karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ne var ki bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden tüm bu açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 12/02/2025 tarih ve 2024/728 Esas 2025/104 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 1.329,88-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 714,48-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan ve daha az olamayacağından 30.000-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, C)1-Davalı tarafından yatırılan 615,40-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -