T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2124 - 2025/2356 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2124 KARAR NO : 2025/2356 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 24/11/2022 NUMARASI : 2021/888 Esas, 2022/873 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. .…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2124 - 2025/2356 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2124 KARAR NO : 2025/2356 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 24/11/2022 NUMARASI : 2021/888 Esas, 2022/873 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 30/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025 İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2022 tarih ve 2021/888 Esas, 2022/873 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’nin eşi diğer davacıların babası olan ...’un sevk ve idaresindeki Patpat (Tarım Aracı) ile davalı şirketin ZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu ve davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 27.09.2021 tarihinde çarpışması şeklinde meydana gelen trafik kazası sonucu ...’un ağır şekilde yaralandığını ancak daha sonra kurtarılamayarak 02.10.2021 tarihinde vefat ettiğini, davacı eşi ... ile oğlu ...’un müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, ayrıca tüm davacıların büyük üzüntü ve acı duymak suretiyle manevi zarara uğradıklarını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, zararın tazmini yönünde davalı sigortaya başvuru ve arabuluculuk sürecinden olumlu netice alınamadığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak belirsiz olan destekten yoksun kalma tazminatının tespiti ile ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ayrıca ... için 30.000,00 TL ve her bir davacı çocuk için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplamda 105.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...’ten tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla müvekkili nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, tazminatın yasa ile değişikliğe uğrayan ZMMS Poliçe Genel Şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanması gerektiğini, davadan önce müvekkiline usulüne uygun bir başvurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların sadece maddi tazminat yönünden ve sigorta şirketi aleyhine arabuluculuğa başvurduğunu, ancak müvekkiline yönelik bir başvuru olmadığını ve müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat davası ikame edildiğini bu nedenle dava şartı olan arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını davacılar murisinin kusurlu olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi yardım talebini davacıların geri çevirdiğini, talep edilen manevi tazminatın sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, talep edilen tutarın fahiş derecede yüksek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 1-Davacının davalılar ... A.Ş ve ... aleyhine açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile, a-)98.655,49 TL tazminatın taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ...'a verilmesine, b)18.670,17 TL tazminatın taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2-Davacıların davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile, ... yönünden 30.000 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 15.000 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 15.000 TL manevi tazminatın, ... yönünden 15.000 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; vekalet ücretleri yönünden mahkeme kararının hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat yönünden her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili; verilen kararın usul yönünden yasaya aykırı olduğunu, davacılar tarafından yapılan arabuluculuk başvurusunda müvekkili yönünden bir talepte bulunulmadığını, sigorta şirketine karşı arabuluculuk başvurusunda sadece maddi tazminat talebinde bulunulmasına rağmen dava dilekçesinde hem maddi hem de manevi tazminat talebinde bulunulduğu, açılan davanın esastan reddi gerekirken maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacılar tarafından sigorta şirketince belirlenen eksik evrakların tamamlanmadan dava açma yoluna gidildiğini, meydana gelen trafik kazasında müteveffanın asli kusurlu ve müvekkiline atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, manevi tazminat ile kişinin zenginleşme amacı taşımaması gerektiğini, ekonomik şartlar bakımından davacılar için zenginleşme mahiyeti taşıdığını, sigorta şirketine karşı yapılan arabuluculuk başvurusunda talep edilmeyen manevi tazminata ilişkin dava yoluyla müvekkiline yöneltilemeyeceğinden davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf incelemesi sonucunda kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin arabuluculuk dava şartına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartlarından olan arabuluculuk yoluna başvuru yapılması gerektiğini, söz konusu dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacı iş bu dava ile meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda maddi tazminat talep etmektedir. TTK'nın 5/a maddesinde düzenlenen dava açılmadan önce arabulucuya başvurmanın dava şartı olarak kabul edilen hususlar ise bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalarda arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiştir. Eldeki davada tarafların sıfatı ve talep dikkate alındığında davanın ticari dava olmadığı, davalı ... gerçek kişi olup, maddi tazminat talebi yönünden davalı ... şirketi için arabuluculuğa başvurulmasının yeterli olduğu, davalı gerçek kişi aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılması için dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; 27.09.2021 günü saat 14.40 sıralarında müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki tarım aracı (pat pat) ile ... ilçesi istikametinden ... ilçesi istikametine doğru devlet karayolu (D-420-01) üzerinde sağ şeritte seyir halinde iken olay mahalli 4km + 500m'ye geldiğinde sol manevra ile sola dönüş yapmak istediği sırada aracının sol yan ve orta kısımlarına; kendisiyle aynı istikamette sol şerit üzerinde seyir halinde olan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüsün ön kısımları ile çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Dosyada mevcut 25.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda müteveffa sürücü ...'un asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. ... ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının ... tarihli raporunda; "Müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki pat pat ile meskun mahalde gündüz vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, sola dönüş manevrası yapmadan önce uygun mesafeden sol sinyalle beraber yolun sol şeridine yaklaşması ve sola dönüşünü yolun dönüşe uygun olan kısmını kullanarak yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sol gerisinden gelen araçların hız ve konumunu yeterince kontrol etmeden nizamlara aykırı bir şekilde karşı yön bölümüne geçişin çakılı dubalar ile engellendiği yol bölümünden sola dönüş manevrası yaptığı, sol gerisinden gelen araçların seyir istikametini kapattığı mevcut olayın oluşumunda %85 oranında kusurludur. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüs ile meskun mahalde gündüz vakti seyir halinde iken; kendisiyle aynı istikamette sağ tarafında seyir halinde olan müteveffa sürücü idaresindeki aracın sola dönüş manevrası karşısında bu araca karşı zamanında etkin tedbir almadığı ve bu araca çarptığı olayda %15 oranında kusurludur. Mahkemece alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı, olayın oluş ve özellikleri ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin ceza dosyasının neticesinin beklenmesi gerektiğine yönelik istinafının incelenmesinde; Hukuk mahkemesi hakimi, ceza mahkemesinin delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değilidir ancak mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgularla bağlıdır. Hukuk mahkemesi hakimi ceza mahkemesinin kabul ettiği kusur oranı ile de bağlı değildir. Eldeki dosyada davalı araç sürücüsünün belirli ve net olduğu, kusura ilişkin değerlendirmenin hukuk mahkemesince yapılacağı, olaydaki maddi olgulardın da tartışmalı olmadığı anlaşılmakla ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde değildir. Davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinafının incelenmesinde: 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Somut olayda 27.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davacı ... eşi, diğer davacıların babası olan ... kullandığı pat pat olarak bilinen tarım aletine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, davacıların desteği ... vefat ettiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %15 oranda kusurlu olduğu, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ve ölenin yaşı, davacıların ölene yakınlıkları, paranın satın alma gücü ve olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın fahiş olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalı ... şirketi davalı aracın trafik sigortacısı olup manevi tazminat sorumluluğu bulunmamakla birlikte, var olsaydı dahi davacının, zarar verenlerin biri, birkaçı ya da hepsinden birden talepte bulunma yönünde seçimlik hakkı olduğu, davacıların sorumlulardan birine ye da tamamına başvurması yönünde zorlanamayacağı göz önüne alındığında manevi tazminat talebinin yalnızca davalı ... yönlendirilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin istinafının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirmesinde; Her bir davacı tarafından talep edilen tazminat talepleri için davacılar arasında HMK 57 ve 58. md.leri gereği ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. İhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. Buna bağlı olarak, iş bu uyuşmazlıkta her bir davacı yönünden talep edilen tazminat ayrı ayrı uyuşmazlıklardır. Mahkemece davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlar üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olup yukarıda belirtildiği gibi her davacının davası ayrı olduğundan, kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar üzerinden her davacı lehine ve her talebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Davacılar vekilinin bu yöndeki istinafları yerindedir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE; 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2022 tarih ve 2021/888 Esas, 2022/873 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-24.11.2022 tarihli hükmün 4 ve 5. fıkralarının; "4-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, Davacı ... için 15.784,87 TL ve davacı ... için 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine, 5-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Davacı ... için 9.200,00 TL, davacı ... için 9.200,00 TL, davacı ... için 9.200,00 TL, davacı Dilek Oğur için 9.200,00 TL, davacı ... için 9.200,00 TL ve davacı ...için 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacılara ödenmesine," şeklinde düzeltilmesine, 24.11.2022 tarihli hükmün diğer kısımlarının ve 22.12.2022 tarihli tavzih kararının aynen bırakılmasına, İstinaf giderleri açısından; 4-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'den alınması gereken 5.477,43 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 1.750,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 3.727,43-TL harcın davalı ...'ten tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan istinaf kara harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 7-Davacı tarafından yapılan 165,00-TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya ödenmesine, 8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.30.10.2025 Başkan Üye Üye Katip İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.