İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının araç alım satımı ile uğraştığını, 06.UT.214 plakalı ... Markalı aracı 14.08.2018 tarihinde davalı taraf olan ... A.Ş.'den satın aldığını ve 17.08.2018 tarih…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1327 KARAR NO:2026/188 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/05/2022 NUMARASI:2021/113 Esas - 2022/365 Karar DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)|Tazminat (Rücuen Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının araç alım satımı ile uğraştığını, 06.UT.214 plakalı ... Markalı aracı 14.08.2018 tarihinde davalı taraf olan ... A.Ş.'den satın aldığını ve 17.08.2018 tarihinde ise ...'e sattığını, ancak birkaç ay sonra Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde “şasi numarasının” bulunduğu bölgeye sonradan monte edildiği yani “change araç” olduğu sonucuna varıldığını, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün yürüttüğü operasyonda aracın modelinin 2014 değil 2013 trafik çıkışlı olduğu ve asıl suçluların yakalandığını, yürütülen soruşturma neticesinde araca el konulduğunu, açıklanan nedenlerle Adana 2. Tüketici Mahkemesinin 2019/229 E. sayılı dosyası ile uğranılan zararın tazmini konusunda dava açıldığı, buna istinaden Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/408 Esas sayılı dosyası kapsamında İTÜ Makine Fakültesi Dekanlığı görevlilerince yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ekspertiz raporuna göre aracın motor numarası ile tescil kaydının orijinal olduğunu, ancak şişi numarasının başka bir araçtan alınıp dava konusu araca kaynak yapmak suretiyle monte edildiğini, söz konusu aracın şase numarasının ... plakalı araca ait olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle arabuluculuk kurumuna başvuruda bulunulmuş olmasına rağmen talebin kabul edilmediğini, iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını beyanla; davanın kabulü ile 125.000,00 TL'nin davalıdan 12/10/2020 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, alacakları bedelinde davalı şirketin banka hesapları ve araçları üzerine tedbir kararı verilmesini ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya aracın devir tarihinden itibaren 2 yıl geçmesi sebebiyle zaman aşımına uğraması nedeniyle itiraz edildiği, ayrıca aracın change olmasının davalı tarafından bilinemeyeceği dolayısıyla herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği, aracın change olduğunu gizleyerek davalıya devrini gerçekleştiren sigortalının tespiti için aracın ilk tescil tarihinden itibaren tüm maliklerine ihbarı gerektiğini, Adana 2. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/229 E. sayılı ilamını kesinleştirmeden kanun yollarından feragat ederek ...'e ödeme yaptığını, dolayısıyla davanın kabulü halinde bu hususun tazminattan indirim sebebi yapılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,davalının, huzurdaki davaya ve Adana 2. Tüketici Mahkemesi yargılamasına konu aracı davacıya sattığı, aracın change araç çıkması üzerine dava dışı ...' ün zararının tazmini için davacı aleyhine dava açtığı davanın kabulüne karar verildiği ve davacının toplamda 125.000,00 TL yi dava dışı ...' yi ödediği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının satılan aracın ayıplı çıkmasından doğan zarardan sorumlu olup olmadığı hususundadır. Bunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi aracın change araç olduğunu, davacının 125.000,00 TL yi ödediği anlaşıldığından davalının bundan sorumlu olduğunu raporlandırmıştır. Gerçekten de gerek Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü gerekse İTÜ Motor Laboratuvar raporları ile aracın change araç olduğu tespit edilmiştir. Bu husus davalının da kabulündedir. Davalı bunu bilebilecek durumda olmadığı iddiasında bulunmuş ise de basiretli tacir olan davalı buna uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu gibi gizli ayıplı olarak davacıya satmış olduğu maldan davacıya karşı da sorumludur. Davalı, davacının kanun yollarına müracaat etmediği iddiasında bulunmuş ise de bu durum davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Satılan gizli ayıplı aracın change araç olduğu iki ayrı rapor ile belirlendiğinden henüz yargılamanın başında olan ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 125.000,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dolaylı zararların davalının sigorta şirketine yükletilmesi hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmamasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, ceza yargılamasının akıbetinin beklenerek görülen davanın gerçek suçlulara yöneltilmesi gerekirken husumetin sadece davalı şirkete yöneltilmesi zarar-kusur ilkesine aykırı olduğunu ve ortaya çıkan zararda davalı şirketin kusuru bulunmadığını, sayılı hükmün kaldırılmak suretiyle davanın tümden reddine karar verilmesini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava; davacının davalıdan satın aldığı ve dava dışı 3. kişiye sattığı aracın change çıkmasından dolayı el konulması nedeniyle, kesinleşen mahkeme kararına istinaden dava dışı 3. kişiye zapta karşı tekeffül hükümleri kapsamında ödenen bedelin, kendi akidi olan davalıdan rücuen tahsili davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olup olmadığı noktasındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683 üncü maddesine göre; bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Bir zapt tehlikesinin bulunması hâlinde malikin, yani alıcının, bu yetkilerini kullanması engellenmiş, mülkiyet hakkı gereği gibi kullanılamamış olur. Bu nedenle satım hukukunda zapta karşı tekeffül sorumluluğunun varlığı zorunludur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 207 inci maddesine göre; satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır. Satıcının diğer bir borcu ise aynı Kanun'un 214 ilâ 218 inci maddelerinde düzenlenen zapta karşı teminat borcudur. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen 214 üncü maddesinde; satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında var olan bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zapt edilmesinden, alıcıya karşı sorumlu olduğu açıklandıktan sonra, devamındaki maddelerde de, bu yükümlülüğün koşulları ve zararın kapsamı konusunda açıklamalar getirilmiştir. 217 nci maddede; satılanın tamamen zaptı halinde, satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği ve alıcının, satıcıdan aynı maddenin 1, 2, 3 ve 4 üncü bentlerinde yazılı zararları isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu hükümlere göre; satılanın tamamen zaptı halinde alıcı, satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği semereler düşülmek suretiyle, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte iadesini isteyebilir. Satım bozulduğuna göre, satıcının mal varlığında satım bedeli nedensiz kalır. Bu itibarla satış bedelinin alıcıya her halde geri verilmesi gerekecektir. Alıcının, satıcıdan isteyebileceği zarar ise menfi zarardır.Alıcının, satılanın tamamen zaptı halinde satıcıya karşı ileri sürebileceği bu istemlerin kabul edilebilmesi için, satıcının kusurlu olup olmaması sonuca etkili değildir. Zira satıcının bu konudaki sorumluluğu, kusursuz sorumluluktur. Bununla beraber satıcı, menfi zarar dışında, hiç bir kusurun kendisine yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının, satılanın zaptı yüzünden uğradığı diğer her türlü zararlarını da ödemekle yükümlüdür. (6098 sayılı Kanun madde 217/son fıkra). Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, ... plakalı aracın Adana Emniyet Müdürlüğü tarafından change olduğu belirlenerek araca el konulması sonucunda, ... tarafından ... aleyhine Adana 2. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/229 E., 2020/613 K. Sayılı dosyasında 72.00,00 TL araç satış bedeli, 783,99 TL trafik sigorta poliçesi bedeli, 4.258,09 TL kasko bedeli olmak üzere toplam 96.042,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve ayrıca 6.560,63 TL ilam harcı, 1.442,95 TL yargılama gideri, 13.074,00 TL vekalet ücreti'nin...'dan tahsiline karar verilerek, davacı tarafından dava dışı ...'e 12.10.2020 tarihinde toplam 125.000,00 TL ödeme yapıldığı, Adana 2. Tüketici Mahkemesi 2019/229 E. Sayılı davasının ... tarafından davalıya ihbar edildiği, dava konusu aracın şasi numarasının Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürülüğü ve İTÜ Motor Laboratuvarı tarafından yapılan incelemeler neticesinde change olduğunun aşikar olduğu, davalı sigorta şirketinin ayıplı mal satışından dolayı davacı satın alan ...'ya karşı sorumlu olduğu tespit edilmiştir.Somut olayda, dava konusu alacağın dayanağı olan ...plakalı... marka aracın davacı tarafından, davalıdan Beşiktaş ... Noterliği 14.08.2018 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile 44.100,00 TL bedelle satın alındığı, daha sonra söz konusu aracın Kadıköy ... Noterliği 17.09.2018 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile 45.500,00 TL bedelle dava dışı ...'e devredildiği, aracın bu kişinin elindeyken, savcılıkça yağılan soruşturma kapsamında araca el konularak, dava dışı ... tarafından aracın rızaen teslim edildiği, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/408 E. Sayılı dosyası iddianamesindeki 22. Eylem olarak belirtildiği, Adana Kriminal Polis Laboratuarının 20.02.2019 tarihli raporunda, ön amortisör kulesi ile bağlantılı sağ iç çamurluk üzerinde ''...'' harf ve rakamlardan oluşan şasi numarasının karakterler üzerinde kazıntı emarelerine rastlanmadığı ancak, şasi numarasının bulunduğu bölümde kaynak ve taşlama izlerinin bulunduğu, dolayısıyla numaranın kaynak ile sonradan monte edildiğinin tespit edildiği, dava dışı ... tarafından davacıya karşı Adana 2. Tüketici Mahkemesi 2019/229 E., 2020/613 K. Sayılı kararında, 72.00,00 TL araç satış bedeli, 783,99 TL trafik sigorta poliçesi bedeli, 4.258,09 TL kasko bedeli olmak üzere toplam 96.042,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve ayrıca 6.560,63 TL ilam harcı, 1.442,95 TL yargılama gideri, 13.074,00 TL vekalet ücreti'nin ...'dan tahsiline karar verilerek, kararın 13.10.2020 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından dava dışı ...'e 12.10.2020 tarihinde toplam 125.000,00 TL ödenme yapıldığı ve Adana 2. Tüketici Mahkemesi 2019/229 E. Sayılı davasının ... tarafından davalıya ihbar edildiği sabittir.Satışa konu aracın ayıplı olduğu hususu davanın esasını teşkil eden Adana 2. Tüketici Mahkemesi 2019/229 E., 2020/613 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu verilen ve kesinleşen hüküm ile belirlenmiştir. Bu durumda, satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Rücu istemine konu Adana 2. Tüketici Mahkemesi 2019/229 E., 2020/613 K. sayılı davada da davacı, üçüncü şahsa karşı bu hukuki temel kapsamında ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Davacı, dava konusu aracı 14.08.2018 tarihinde davalıdan satın almış olup aracın bu satıştan önce de hasar gördüğü ve pert araç olduğu sabit olduğuna göre, zapta karşı tekeffül hükümleri ve rücu kavramı kapsamında davacının kendi akidi olan davalıdan dava dışı ...'e ödediği bedeli rücuen talep edebileceğinden( Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 23.09.2019 tarihli, 2016/13837 E.,2019/8664 K. Sayılı ve 05/10/2010 Tarihli, 2010/5359 E., 2010/12704 K. Sayılı kararları), ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında davacının da ayıp nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı davalıya rücu etmesinde isabetsizlik yoktur. Davacı burada yalnızca aracı satın aldığı sırada davalıya ödediği araç satış bedeli kadar değil ayıp nedeni ile üçüncü şahsa ödemek zorunda kaldığı miktar kadar zarara uğramıştır. Bu durumda, mahkemece, davacının araç satış bedeli olarak davalıya ödediği bedelin yanında, Adana 2. Tüketici Mahkemesi 2019/229 E., 2020/613 K. sayılı kesinleşen davası sonucu ödemek zorunda kaldığı yargılama giderleri ve masrafları yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı tarafça her ne kadar ceza dosyanın sonucu beklenilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de, kesinleşen Adana 2. Tüketici Mahkemesi 2019/229 E., 2020/613 K. Sayılı dosyası, gerek aracın change olması nedeniyle ortaya çıkan hukuki ayıbın mahiyeti hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalının bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.135,00 TL harcın, alınması gerekli olan 8.538,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.403,75 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2026