7. Hukuk Dairesi 2013/6347 E. , 2013/14464 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik g
**7. Hukuk Dairesi 2013/6347 E. , 2013/14464 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, iş sözleşmesinin 01.02.2000-05.04.2009 tarihleri arasında ... İlköğretim Okulunda temizlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, 01/09/2008-30/06/2009 tarihlerini kapsayan belirli süreli iş sözleşmesine istinaden çalışan davacının 04/05/2009 tarihinde okul müdürü başkanlığında yapılan toplantıda görevinden ayrılmak istediğini beyan ettiğini ve üst üste dört gün mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bu durumun tutanaklarla sabit olduğu, davacıya ihtarname gönderilmesine rağmen mazeret bildirilmediğini bunun üzerine iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı taraf hizmet akdini işçinin işyerini sebepsiz yere terk etmesi ve devamsızlık yapması nedeni ile feshettiğini ileri sürmüş ise de davacının çalışması karşılığı fazla mesai ile alacaklarının zamanında ödenmemesi nedeni ile talepte bulunduğu, bunun yerine getirilmemesi üzerine ayrılarak hizmet akdini feshettiği, tanık beyanları ile tespit edilmiş ise de davacının işten ayrılmasının Okul Müdürünün zorlamaları ile olduğu dolayısı ile hizmet akdinin davalı Okul Müdürlüğünce haklı neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçilik alacaklarının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece işçilik alacaklarının davalılardan alınarak davacıya verilmesine hükmedilerek, davalıların birlikte sorumluluğu cihetine gidilmişse de; Davacının işvereni olan Okul-Aile Birliği 14.6.1973 tarihli 1739 sayılı Milli Eğitim ... Kanunu'nun 5257 sayılı Kanunla değişik 16. Maddesine göre hazırlanan ... Okul-Aile Birliği Yönetmeliğine göre kurulmuştur. Somut olayda ihtilafın çözümlenmesi için Okul-Aile Birliklerinin tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığının tartışılması gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 47. maddesinde tüzel kişiliğin tanımı şu şekilde yapılmıştır. "Başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümleri uyarınca tüzel kişilik kazanırlar" Türk Medeni Kanunu'nun açık hükmünden hareket edildiğinde ... Okul-Aile Birliği Yönetmeliğinde Birliğin Özel Hukuk Tüzel Kişiliği veya Kamu Tüzel Kişiliği olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığından örgütlenmiş bir kişi toplululuğu olmalarına rağmen Okul-Aile Birliklerinin tüzel kişiliklerinin bulunmadığının, bu durumda tüzel kişiliği bulunmayan Okul-Aile Birliklerinin yasal temsilcisinin Milli Eğitim Bakanlığı olduğunun kabulü gerekir. 3-Taraflar arasında iş akdinin feshi hususunda anlaşmazlık bulunmaktadır. Davacı iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürmektedir. Davalı iş akdinin davacının devamsızlık yapması nedeni ile haklı olarak feshedildiğini bildirmektedir. Mahkemece davacının işten ayrılmasının Okul Müdürünün zorlamaları ile olduğu dolayısı ile hizmet akdinin davalı Okul Müdürlüğünce haklı neden olmaksızın feshedildiği kabul edilmişse de; Davacının çalıştığı okul yönetimince tanzim edilen, 04.05.2009 tarihli tutanakta; davacının söz alarak çok çalıştıklarını fakat karşılığını alamadığını, okul içerisinde yapılan tamiratlardan maddi yönden ödeme yapılmadığını belirttiği, okul müdürünün davacı iddialarını kabul etmediğini beyan etmesi üzerine davacının işi bıraktığını belirterek işyerinden ayrıldığı ifade edilmiş olup davacının devamsızlık yaptığına dair tutanaklar tanzim edilmiştir. Davacı tanığı ... beyanında davacının bir takım haklarını istediklerinde verilmediği için işten ayrılmak zorunda bırakıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacının fazla çalışma ücreti alacağına hükmedilmiştir. Tüm bu somut olgular karşısında davacının işçilik alacaklarını alamadığı için iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğinin kabulü ile davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. 4-İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68 nci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanunu'nun 63 ncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 nci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. Davacı yapmış olduğu fazla çalışmalarının ücretlerinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf davacının fazla çalışma yapmadığını savunmuştur. Mahkemece davacının 12 saatlik çalışma süresi içerisinde 1 saat ara dinlenme yaptığının kabulü ile fazla çalışma ücreti hesaplayan bilirkişi raporuna itibarla karar verilmişse de yukarıdaki ilke kararında da belirtildiği üzere davacının 12 saat çalışması için 1,5 saat ara dinlenme verdiği kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken hatalı bilirkişi raporuna itibar edilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.