T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/465 Esas KARAR NO : 2025/1756 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/240 Esas - 2022/928 Karar TARİH: 17/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/465 Esas KARAR NO : 2025/1756 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/240 Esas - 2022/928 Karar TARİH: 17/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket alacağının tahsili amacıyla İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında kısmi bakiye cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takip durduğunu, itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak davacının haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığını, alacak likit olup davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı tarafından davacı şirkete kesilen fiyat farkı faturaları dahi tek başına taraflar arasındaki ticari ilişkinin mevcudiyetini gözler önüne serdiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının tekel bayi işletmesinde satmak üzere davacı şirketten bazı tarihlerde bir takım ürünler satın aldığını, ürünlerin bedelleri kredi kartı ile ödendiğini, davalının davacı firma ile yaptığı alım satım herhangi bir sözleşmeye dayanmadan düzensiz ve taahhütsüz bir şekilde ürün tedarik durumuna göre mal satın alımı yaptığı bir firma olduğunu, bu suretle cari hesap oluştuğunu, ödemelerin tamamı eksiksiz olarak ve zamanında yapıldığını, davalının belirtilen alacağa ilişkin olarak mal satın ve teslim almadığı gibi davacıya herhangi bir borcu da bulunmadığını, davacı şirketin davalının belirtilen tutara ilişkin olarak mal ve ürün satın aldığını teslim edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/11/2022 tarih ve 2022/240 Esas - 2022/928 Karar sayılı kararında; "Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının, davalıya satıp teslim ettiğini iddia ettiği ürünler ve hizmetler karşılığında cari hesap ilişkisi nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalı savunmasına göre ise davalı tarafından davacıdan faturaya konu mal veya hizmet satın alınıp alınmadığı, teslim edilip edilmediği hususlarındadır.İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı toplam 211.841,71-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında SMMM bilirkişisi vasıtasıyla ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş olup, alınan bilirkişi raporunda özetle; dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen faturalardan kaynaklı oluşan 210.874,00-TL cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2018-2019-2020-2021-2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; Davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen takibe faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yan tarafından davacı yana 30.09.2021 tarihinde ... Mimar Sinan şubesine ait 210.874,00-TL tutarlı çek ciro edildiği, çekin davacı ticari defterlerine kayıt edildiği, 09.12.2021 tarihinde söz konusu çekin karşılıksız çıkmasından dolayı davacı yan cari hesapta davalıyı çek tutarı kadar borçlandırdığı, bu minvalde davacı yanın takip tarihi (20.12.2021) itibariyle davalı yandan 210.874,00-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Mahkemenin 23.06.2022 tarihli Duruşma Tutanağında; Davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verildiğ, bu yetkiye istinaden bilirkişi tarafından davalı yan vekiline mail atılarak davalı yana ait ticari defter, belgelerin hazırlanması gerektiği yönden bilgi verilmesi akabinde davalı taraf ilgili maile herhangi bir dönüş yapmamış ve rapor tarihine kadar davalı yan vekili tarafından ticari defter ve belgeleri hazırlandığına dair - bilgi verilmediğinden ve talep edilen verilerin tarafıma gönderilmediğinden davalı yana ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı ... ve Pazarlama A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların e-fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında ürün bedeli olarak düzenlendiği, faturaların e-arşiv portal üzerinden davalı yana iletildiği, faturaların alt kısmında “irsaliye yerine geçer.” ibaresi yer aldığı, takip tarihinden davalı yanın faturalara karşı somut bir itirazı da görülmediğinden ve takip konusu alacağın davalı tarafından verilen çekin karşılıksız çıkmasından kaynaklı oluştuğu da birlikte değerlendirildiğinde düzenlenen faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 967,71-TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, netice itibariyle; Davacı ... ve Pazarlama A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların E-fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, davalı yan tarafından davacı yana 30.09.2021 tarihinde ... Mimar Sinan Şubesine ait 210.874,00 TL tutarlı çek ciro edildiği, çekin davacı ticari defterlerine kayıt edildiği, 09.12.2021 tarihinde söz konusu çekin karşılıksız çıkmasından dolayı davacı yan cari hesapta davalıyı çek tutarı kadar borçlandırdığı, bu minvalde davacı yanın takip tarihi (20.12.2021) itibariyle davalı yandan 210.874,00-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;Davalı şirket usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, davacı davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların E-fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, faturaların e-arşiv portal üzerinden davalı yana iletildiği, faturaların alt kısmında “irsaliye yerine geçer.” ibaresi yer aldığı, davalı yanın faturalara karşı somut bir itirazı da görülmediği ve takip konusu alacağın davalı tarafından verilen ... Mimar Sinan Şubesine ait 210.874,00 TL tutarlı çek ciro edildiği, çekin karşılıksız çıkmasından dolayı davacı yan cari hesapta davalıyı çek tutarı kadar borçlandırdığı, bu minvalde davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 210.874,00-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edilmiş olup davacının davalıdan 210.874,00 TL alacağını talep edebileceği anlaşılmakla hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak davanın kabulü ile; İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafın 210.874,00-TL asıl alacak yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 210.874,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın likit olduğu anlaşılmakla davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 42.174,80-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davanın KABULÜ ile; 1-İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafın 210.874,00-TL asıl alacak yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 210.874,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-Davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 42.174,80-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi olan Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/240 Esas ve 2022/928 Karar sayılı 17.11.2022 tarihli kararının taraflarına 11.01.2023 tarihinden tebliğ edildiğini; istinaf süresinde ilgili kararı istinaf ettiklerini; ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararında gerekçe olarak; davalı müvekkili tarafından davacıya verilen çekin karşılıksız çıkması sonucunda davacının şirketin davalı müvekkili çek tutarı kadar borçlandırdığı ve alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalarda ''irsaliye yerine geçer'' ibaresi yer aldığından ürünlerin teslim yüküne ihtiyaç duyulmadığından bahisle davanın reddine karar verildiğini; verilen kararın usul ve esasa aykırılık taşıyarak hatalı olduğunu, Usul bakımından itirazlarını arz ettiklerini; davaya esas olarak bilirkişi tarafından yapılan tespitin somut dayanak olarak ele alındığının görülmekte olduğunu; bilirkişi raporunun eksik ve taraflı şekilde tanzim edilmesinden dolayı objektif olmadığını ve hükme esas alınamayacağını; bilirkişinin yalnızca davacı tarafın belgelerini incelediğini; yerinde inceleme talepleri doğrultusunda bilirkişinin davalı adrese gelerek belge incelemesi yapması gerekirken, gelmediği, belgeleri talep etmediği, bilirkişiye ait telefon numarasından aranmasına rağmen irtibat kurulamadığı, belgelerin teslim edilmesi için tarafımıza e-mail gönderdiği yönünde beyanının bilirkişi raporuna şerh edildiği görülmekte ise de, taraflarına herhangi bir e-mail gönderilmediği ve bu yönde bir somut tespitin raporda yer almadığı anlaşılmakta olduğunu; bu sebeple bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun eksik ve hatalı olduğunu, sübjektif olduğunu; objektif esaslar ile dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde bilirkişi raporu tanzim edildiğini; ilk derece mahkemesinden ek rapor alınması talebiyle yasal süresi içinde bilirkişi raporuna itiraz edildiğini ve belgelerin UYAP üzerinden dosyaya gönderildiğini ancak ilk derece mahkemesi ek rapor tanzimi yönünde karar vermeden davanın kabulü yönünde hatalı bir karar verdiğini, Karar gerekçesinde; davalı müvekkile verildiği iddia edilen faturalarda ''irsaliye yerine geçer'' ibaresi bulunduğunun açıklandığını ancak irsaliyeli faturalara ilişkin olarak; malın tesliminde e-Fatura veya e-Arşiv Fatura düzenlenir ve düzenleme tarihinin yanında saat ve dakikası yazılırsa ayrıca belge üzerinde "İrsaliye yerine geçer" ibaresi eklenirse e-Fatura ve e-Arşiv Fatura, sevk irsaliyesi yerine geçmekte olduğunu ancak üzerinde teslim edildiğini ispat eden müvekkile ait imza ve işyeri kaşesi bulunmasının zorunlu olduğunu; ayrıca e-faturalarda satın alınan ürünlerin fiili sevki ile fatura düzenlenmesi aynı zamanda ise, içerisinde gerekli ibareleri ve sevk bilgileri bulundurularak e-Fatura veya e-Arşiv fatura kağıt çıktısı irsaliye yerine kullanılabileceğini; davacının ticari defterinde bulunan irsaliyeli faturalarda sevk bilgileri ve teslime ilişkin araç bilgileri, teslim tarihi ve saati yer almamakta olduğunu; davalı müvekkilin teslim aldığını gösterir imzası ve kaşesi de yer almamakta olduğunu; bu suretle fatura tanzimi yapıldığı öne sürülen malların davalı müvekkile teslim edildiğine ilişkin ispat edilemediğini; buna rağmen ilk derece mahkemesince verilen aleyhte kararın hatalı olduğunu, Davalı müvekkilin davacı şirkete 30.09.2021 tarihinde ... Mimarsinan Şubesine ait 210.874,00 TL tutarında çek ciro ettiği ve bu çekin karşılıksız çıktığının belirtildiğini; müvekkilinin bu borcu banka havaleleri ve kredi kartı üzerinden ödediğini; bilirkişinin incelemesini talep ettikleri belgelerde buna ilişkin dekont ve kayıtlar mevcut olduğunu; davacının kötü niyetli olarak İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını; davacının başka üçüncü kişiler aleyhinde de benzer şekilde haksız ve dayanaksız icra takipleri başlattığının tespit edildiğini; Bilirkişinin yerinde inceleme talepli olarak belgelerin incelenmesi için ilk derece mahkemesine bildirdikleri adrese gelmemesi, evrakların taraflarından istenmemesi ve raporun objektif esaslar ele alınarak hazırlanmaması ile ilk derece mahkemesine süresinde bilirkişi raporuna gönderdikleri itiraz dilekçesi ve ekinde yer alan belgelerin incelenerek ek rapor tanzimi yapılması yönündeki taleplerinin de haksız olarak reddedildiğinden davanın kabulü şeklinde karar verildiğini; ilk derece mahkemesine arz edilen belgelerin incelemesi yapılarak yeni bir bilirkişi tarafından yeni bir rapor tanzim edilmesi gerektiğini (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/123 Esas, 2019/404 Karar 04.04.2019 tarihli kararı), irsaliye yerine geçen faturalarda mal teslimi yapıldığına ilişkin araç ve şoför bilgileri, teslim tarih ve saati, teslim alanın bilgileri imzası ve kaşesinin yer alması gerekmekte olduğunu; bu husus incelenmeden verilen kararın hatalı olduğunu, davacının kayıtlarından ibaret belgelerde faturaların e-fatura sisteminden çıkartılarak bilirkişiye sunulduğunu, fatura asıllarının arz edilmediğini, bu durumda davalı müvekkilin faturaları teslim aldığına dair imzasının olup olmadığı değerlendirilmeksizin faturaları teslim yönünde ispat edildiği yönünde hatalı değerlendirme yapıldığını; bilirkişinin hatalı değerlendirmesinin hükme esas alınarak hatalı karar verildiğini (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/1523 Esas, 2015/853 karar ve 25.02.2015 tarihli kararı),İleri sürerek, belirtilen sebepler ve re'sen gözeteceği sebeplerle; ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına, davanın reddine, icra takibinin iptaline karar verilmesine, kötü niyetli davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyetli olduğundan yasal faiziyle beraber tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının cari hesap alacağı açıklaması ile 210.874,00-TL asıl alacak, 967,71-TŞ işlemiş faiz olmak üzere toplam 211.841,71-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takip altında "İstanbul 5 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya ile tahsilde tekerrür olmak kaydıyla" şerhi bulunduğu, davalının takibe yasal sürede itiraz akabinde, davacının 210.874,00-TL asıl alacak için eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından icra dosyası celbedilerek, 23/06/2022 tarihli celsede taraf defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, anılan celsenin (5) nolu ara kararı ile, talep halinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekilinin 04/07/2022 tarihli beyan dilekçesi ile davalının ticari defter, kayıt ve belgelerinin kapsamlı olması sebebiyle mahkeme tarafından ticari defter ve kayıtları sunmak taraflarına ek süre verilmesini ve dosya kapsamında atanacak olan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep ettiği, defter ve belgelerin bulunduğu adresin Gümüşyaka Mah. Büyükyalı Cad. .. Silivri İstanbul adresi olduğunu bildirdiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından davalı yana e-mail atılmasına rağmen istenen belgelerin tarafına gönderilmediği belirtilerek, davacı defter ve kayıtları ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacı tarafından düzenlenen altında irsaliye yerine geçer kaydı bulunan e-satış faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 210.874,00-TL alacaklı göründüğü, bu bakiyenin davalının davacıya ciro ettiği aynı tutardaki çekin önce cari hesaptan mahsup edilip, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davalı aleyhine borç kaydedilmesinden kaynaklandığı kanaatinin bildirildiği, rapor ekinde davalı şirket veya vekiline gönderilmiş bir e-mailin bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalı yanca yerinde inceleme talep edilmesine ve mahkeme tarafından bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen, bilirkişinin davalı şirket defterlerinin bulunduğu ve dosyaya bildirilen adrese gelmeyerek, yalnızca davacı defterleri üzerinde inceleme yaptığı, raporda davalı şirkete belge gönderimi için e-mail atıldığı belirtilmesine rağmen böyle bir mailin taraflarına ulaşmadığı, yalnızca davacı defterleri incelenerek düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağı, mahkemece davacı defterlerinde kayıtlı e faturaların altında "irsaliye yerine geçer" kaydı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, faturalar üzerinde fatura muhtevasının davalı tarafından teslim alındığını gösterir kaşe ve imza bulunmadığı, davacının teslim olgusunu ispat edemediği, mahkemece davalının davacı şirkete 30/09/2021 tarihinde ... Mimarsinan Şubesi'ne ait 210.874,00-TL tutarında çek ciro ettiği ve bu çekin karşılıksız çıktığı belirtilmekle birlikte, bu çek bedelinin davalı tarafından davacıya banka havaleleri ve kredi kartı üzerinden ödendiği, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılarak defter ve kayıtlar ile dayanak belgeler incelenmediğinden eksik ve hatalı rapor tanzim edildiği, davacının kötü niyetli olarak İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında da icra takibi başlattığı, davanın reddi gerektiği yönündedir. Dava konusu takip bakiye açık hesaba ilişkin olup, mahkemece açık hesaba davalı lehine tahsilat olarak kaydedilen ancak dosyada bir örneği bulunmayan çekin halen davacı elinde bulunup bulunmadığının, çekin davalıya iade edilip edilmediğinin, bu çeke dayalı herhangi bir tahsilat yapılıp yapılmadığının davacıya açıklattırılmaması, buna göre davacının hem ödeme aracı olup ifa uğruna kendisine verilen çeki elinde tutup, hem de aynı çek tutarını karşılıksızlık nedeniyle davalı aleyhine borç kaydettiği bakiye cari hesap alacağının tahsilini edip edemeyeceğinin değerlendirilmemesi, öte yandan dava konusu takip dosyasında tahsilde tekerrür olmaması için takip talebinde bildirilen İstanbul 5 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası da getirtilerek anılan takip aynı alacağa ilişkin olup olmadığı, o dosyada tahsilat yapılıp yapılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmaması isabetsiz olduğu gibi; davalı tarafından defter ve kayıtların yerinde incelenmesinin talep edilmesine, bilirkişi teslim tutanağında bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine ve bu nedenle ek ücret takdirine karar verilmesine rağmen, bilirkişinin davalı defter ve kayıtlarını bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgeleri davalı tacirin bildirdiği adreste yerinde incelemeksizin düzenlediği raporun, davalının bu yöndeki itirazlarına rağmen hükme esas alınması hukuki dinlenilme ve savunma hakkının ihlali mahiyetinde olup, davalı yanın istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş, bakiye açık hesap tutarını oluşturan 210.874,00-TL tutarlı çek örneğini celbetmek, bu çekin ibraz ve ödeme bilgilerini muhatap bankadan celbetmek, dava konusu takip dosyası ile tahsilde tekerrür oluşturmaması bakımından takibe şerh düşülen İstanbul 5 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasını celbetmek, mezkur çekin halen davacı elinde bulunup bulunmadığını, tahsil edilip edilmediğini davacıya açıklattırmak, akabinde mali bilirkişiye davalı şirket defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek, davacı ve davalı defterlerindeki kayıtları karşılıklı incelettirip, davalının teslim ve ödemeye ilişkin itirazlarını karşılayacak şekilde ek rapor düzenlettirmek, nihayet çek davalıya iade edilmemiş ise, davacının hem çeki elinde bulundurup hem bakiye açık hesap alacağının tahsilini ne şekilde talep edebileceği hususunda bir değerlendirme yaparak ve davacının yemin deliline dayandığı da gözden kaçırılmaksızın, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye açık hesap alacağının varlığı ve miktarı hususunda kanun yolu denetimine açık bir karar vermekten ibarettir. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2022 tarih ve 2022/240 Esas ve 2022/928 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.