İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/02/2026 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili: taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ve cari hesap şeklinde çalıştıklarını, davaya sunulan 31.05.2022 tarihli cari hesap ekstresi ile yine 31.05.2022 tarihli hesap mutabakat belgesinden anlaşılacağı üzere davacının davalıdan alacaklı olduğunu, cari hesap mutabakat belgesi inc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1451 KARAR NO : 2026/320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/04/2023 NUMARASI : 2022/544 Esas - 2023/268 Karar DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 07/09/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/02/2026 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili: taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ve cari hesap şeklinde çalıştıklarını, davaya sunulan 31.05.2022 tarihli cari hesap ekstresi ile yine 31.05.2022 tarihli hesap mutabakat belgesinden anlaşılacağı üzere davacının davalıdan alacaklı olduğunu, cari hesap mutabakat belgesi incelendiğinde bu belgede davalının kaşe ve açık imzasının bulunduğunu, davacının anılan tarihte davalıdan 80.116-TL alacaklı olduğunun tarafların imzası ile beyan ve ikrar edildiğini, davalı tarafından davacıya 15.000-TL ödeme yapıldığını ve bu ödeme hesaptan düşülerek davaya konu icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ederek durdurduğunu belirterek İstanbul 24. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası kapsamında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir CEVAP: Davalı vekili; davacının cari hesap ekstresine dayalı olarak iddia ettiği borcun davalı tarafından davacıya ödendiğini ve dosyaya atanacak bilirkişi incelemesi ile kolaylıkla tespit edilebileceğini, davacı tarafından iddiasını tespit edebilecek hiçbir delile dava dilekçesinde yer verilmediğini,sunulan dekontlarda görüleceği üzere ödemeler yapıldığını, davacının başka bir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı ibraz ettiği ticari defter ve kayıtları ile davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiğini, davalının takibe yaptığı itiraza ilişkin herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediğini, bu halde alacak talebinin mükerrerliği iddiasını ve itirazında haklılığını ispatlayamadığı anlaşılmış; davacının takibe konu miktar kadar alacaklı olduğu anlaşılmış, bu nedenle itirazların iptali ile takibin devamına karar verildiğini; alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davalının icra takibine yaptığı itiraz neticesinde alacağını tahsilde geciken davacının zarara uğradığı gözetilerek İİK nın67/2. Maddesi gözetilerek takibe konu alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; gerekçeli kararda, "...Davacının mahkememize ibraz ettiği ticari defter ve kayıtları ile davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği (notumuz:davacı iddia ettiği malı/ hizmeti tarafımıza verdiğini ispat etmiş midir ki salt kendi defterlerindeki kayıtlardan hareketle mahkemece iddiasının ispatlandığı kabul edilmektedir,) davalının takibe yaptığı itiraza ilişkin herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği (not:bilakis, borcumuzu ödediğimize dair ödeme belgeleri dosyaya sunulmuştur, şimdi mükerreren alacak talep ediyor ve dahi mükerreren defterlerine kayıt yaptı ise bunun sonuçlarına neden müvekkilim katlanmak durumundadır?), bu halde alacak talebinin mükerrerliği iddiasını ve itirazında haklılığını ispatlayamadığı,ispat yükü tarafımıza düşmediği halde "neden" ve "nasıl" borçlu olmadığımızı ispat edeceğiz?); davacının takibe konu miktar kadar alacaklı olduğu anlaşılmış (not:bilakis, davacı iddiasını ispatlayamamıştır, salt kendi defterlerindeki kayıtlar alacaklı olduğunu ispat için yeterli kabul edilemez,), bu nedenle itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmiş; alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmuş (notolmayan alacağın tahsilinin gecikmesi söz konusu olamaz).." alacaklı alacağını ispatlayamadığından kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, cari (açık) hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece; 17/01/2023 tarihli ara kararı ile uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterleri ile dosya üzerinde 03/02/2023 günü, saat 14:00'da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, taraflara ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanak kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmaları aksi halde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve bu sonuca göre aleyhlerine karar oluşturulabileceğinin HMKnın 220, 222. maddeleri gereğince ihtarına karar verilmiş, ara kararı davalı vekiline tebliğ edilmiş, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmemiş,alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, takip tarihinde davacının 65.116-TLalacaklı olduğu belirlenmiştir. HMK'nın 222(1) maddesi gereği, "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut.. gerekir." davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği ve davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun ticari defterleri kapsamı davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, takibe konu alacağın varlığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin karara yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 4.448,07-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.112,01-TL harcın mahsubu ile kalan 3.336,06-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/02/2026