7. Hukuk Dairesi 2010/4900 E. , 2011/4034 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil…
**7. Hukuk Dairesi 2010/4900 E. , 2011/4034 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının temyiz itirazlarına gelince, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da davanın niteliği ve yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir. HUMK'un 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HUMK'un 284. maddesi hükmüne göre de hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Somut olaya gelince; davacı, davalının fabrika binasında boyama işlemi yaptığı sırada gerekli önlemleri almaması nedeniyle, boya taneciklerinin rüzgârın etkisiyle, davalıya komşu olan fabrika binasının duvar ve camları üzerine yapışarak hasar verdiğini öne sürerek, duvarın ve camların temizlenmesi için gereken bedelin tahsilini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, binanın camlarında meydana gelen kirlenme bedeli, keşif tarihindeki durum esas alınarak 263,14 m² üzerinden 2.759,34 TL olarak hesaplanmış, davacının temizlettiğini iddia ettiği camlara ilişkin bir değerlendirme ve duvarlarda meydana gelen hasara ilişkin hesaplama yapılmamış, mahkemece bu rapor benimsenerek, duvarlarda meydana gelen kirlenmenin 2 metre mesafeden görülmesinin mümkün olmadığı, iyice yaklaşıldığında homojen vaziyette duvarlarda boya zerreciklerinin görüldüğü, bunun komşuluk hukuk çerçevesinde katlanılması gereken miktarlarda olduğu gerekçesiyle, sadece camlarda meydana gelen hasar bedeline hükmedilmiştir. Davadan önce yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda ise, camlarda meydana gelen hasarın 1.031 m² üzerinden 14.990,39 TL olduğu açıklanmıştır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ile tespit sonucu alınan bilirkişi raporu arasında, camlarda meydana gelen zarar bedeli yönünden çelişki bulunmaktadır. Çelişkili raporlara dayanılarak karar verilemez. Duvarlarda meydana gelen hasara ilişkin olarak da komşuluk hukukunun uygulanmasının söz konusu olmadığından bu hususta rapor alınması gerektiği de kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, tespit ile belirlenen olgular ve davalının itirazları dikkate alınıp, davacının temizlettiğini iddia ettiği camlara ilişkin bir değerlendirme de yapılarak, yeni bir bilirkişiden alınacak raporla camlarda meydana gelen zararın miktarının belirlenmesi ve bu hususta raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, ayrıca duvarlarda meydana gelen hasar bedelinin de bilirkişiye hesaplatılması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen 114,90 TL harcın mahsubu ile eksik ödenen 122,90 TL harcın davalı taraftan alınmasına, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 14.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.