7. Hukuk Dairesi 2014/1715 E. , 2014/10999 K. "" Mahkemesi : Adana 5. İş Mahkemesi Tarihi : 28/11/2013 Numarası : 2012/369-2013/902 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davacının 23.11.2010-25.05.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, sigorta bildirimlerinin eksik süre ve …
**7. Hukuk Dairesi 2014/1715 E. , 2014/10999 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Adana 5. İş Mahkemesi Tarihi : 28/11/2013 Numarası : 2012/369-2013/902 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davacının 23.11.2010-25.05.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, sigorta bildirimlerinin eksik süre ve ücretten yatırıldığını, taşeron nezdinde sigortalı gösterilmesine rağmen hizmetin ASKİ kurumuna verildiğini, 4 aylık ücretin ödenmediğini, isteyince işveren tarafından “çekin gidin” denilerek bir grup işçi ile birlikte işten çıkarıldığını, son net ücretin 900,00 TL olduğunu, işyerinde haftanın 7 günü 07:30-21:00 saatleri arası mesai yaptırıldığını, fazla mesai karşılıklarının ödenmediğini, dini bayramların 1. ve 2. günü hariç dini ve milli bayramlarda çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının davalı kurumdan hiçbir hak ve alacağı olmadığını, iş kanunu hükümleri gereğince müteselsil borçlu olmayı gerektiren hiçbir husus bulunmadığını, davacının taşeron firma işçisi olduğunu, davanın yüklenici firmalara yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, işveren bir iş sözleşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak açıklanmıştır. O halde asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilmesi için öncelikle mal veya hizmetin üretildiği işyeri bulunan bir işverenin ve aynı işyerinde iş alan ikinci bir işverenin varlığı gerekir ki, asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilsin. Bir işin bütünü ile anahtar teslimi olarak ihale ile başka bir işverene verildiği hallerde 4857 sayılı Yasanın 2.maddesi anlamında asıl-alt işveren ilişkisinden söz edilemez. Bu halde işini ihale ile anahtar teslimi veren işveren asıl işveren değil ihale makamı olup sorumluluğu 4857 sayılı Yasanın 36.maddesine göre belirlenmelidir.