19. Hukuk Dairesi 2015/3714 E. , 2015/10998 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2014 NUMARASI : 2012/435-2014/440 Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil Ç.. E.. ile davalı vek. Av. E.. K..'ın gelmiş olmalarıyla duruşm…
**19. Hukuk Dairesi 2015/3714 E. , 2015/10998 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2014 NUMARASI : 2012/435-2014/440 Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil Ç.. E.. ile davalı vek. Av. E.. K..'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asilin ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; alınan bilirkişi raporları ile dava konusu senetteki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden alınan 08.01.2013 tarihli raporda; “İnceleme konusu senette Ç.. E.. adına atılı imzaların basit tersimli taklidi kolay, teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere Ç.. E..'nin eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediği” belirtilmiştir. Davalı vekilinin anılan rapora itirazı üzerine 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 03.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda; “davaya konu olan senet üzerindeki ödeyecek kısmının ve imzaların anılan şahsın (Ç.. E..) yazı ve imzaları ile benzerlikler arzettiği” tespit edilmiştir. Davacı vekilinin bu rapora itiraz etmesi üzerine aynı bilirkişi heyetinden alınan 25.07.2013 tarihli rapor ile 03.04.2013 tarihli kök rapordaki görüş tekrarlanmıştır. Davacı vekilinin ek rapora da itiraz etmesi üzerine grafolog bilirkişiden alınan 11.12.2013 tarihli raporda “Tetkike konu senet üzerinde Ç.. E.. adına atılı bulunan borçlu imzalarının, Ç.. E.. elinden çıkmış olması kuvvetle mümkün ve muhtemel olarak değerlendirilmiş olup, anılan olumsuzluk sebebiyle daha ileri derecede bir kanaat beyanında bulunmak mümkün olmamıştır” denilmiştir.