11. Hukuk Dairesi 2020/1791 E. , 2021/1664 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.12.2017 tarih ve 2016/293 E. - 2017/457 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.03.2020 tarih ve 2019/21 E. - 2020/374 K. sayılı kararın Yargıtay'ca in…
**11. Hukuk Dairesi 2020/1791 E. , 2021/1664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.12.2017 tarih ve 2016/293 E. - 2017/457 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.03.2020 tarih ve 2019/21 E. - 2020/374 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2010/09207 numaralı "LİMSA" ibareli ve 5. sınıfta tescilli markanın sahibi olduğunu, davalının 2014/92537 numaralı “LİMA” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalının marka başvurusunun yayınına karşı müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, müvekkilince bu ret kararına itirazda bulunulduğunu, bu itirazın YİDK tarafından verilen 09.05.2016 tarihli ve 2016-M-4825 sayılı karar ile kısmen kabul edildiğini, markaların benzer olduğunu, YİDK’nın 05. sınıftaki emtiaların tüketici kitlesini adeta ikiye ayırarak eksik bir değerlendirme yaptığını, bu şekilde yapılan ayrıma dayalı olarak verilen kararın çelişkiye sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının benzemediğini ve iltibas oluşturmadığını, müvekkilinin markasının hitap ettiği tüketici kitlesi dikkate alındığında benzerlik iddialarının dayandırıldığı 05. sınıfta ortalamanın üzerindeki bilinçli tüketiciler nezdinde davacının mesnet markası ile herhangi bir karışıklık ihtimalini doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 05. sınıftaki emtialar bakımından söz konusu sınıfın ilgili tüketici kitlesinin uzman tüketici bulunan doktor, eczacı, diş hekimi, ilaç mümessilleri gibi tüketiciler olduğu ve bu tüketiciler açısından taraf markaları arasında 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.