11. Hukuk Dairesi 2012/6728 E. , 2013/5759 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....03.2011 tarih ve 2007/496-2011/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2012/6728 E. , 2013/5759 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....03.2011 tarih ve 2007/496-2011/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların Ceps Kurumsal Telekominikasyon Hizmetleri A.Ş'nin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olduklarını, şirketin esas sermayesinin ortaklar tarafından taahhüt edilmesine rağmen ödenmediğini, yönetim kurulu üyelerinin gerekli çağrıları yapmadığı gibi denetim kurulu üyelerinin de uyarma görevlerini yerine getirmeyerek şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek 150.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, şirket denetçisi olan müvekkilinin iddia edilen zarardan sorumlu tutulamayacağını, ileri sürülen iddiaların somutlaştırılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., ..., ... ve ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sermaye taahhüt borcunun muaccaliyet tarihinin şirket ana sözleşmesi ile belirlenmiş olması sebebiyle yönetim kurulunun ayrıca apel çağrısı yapma yükümünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... savunma yapmamıştır. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, apel borcu olan ortaklardan Rumeli Telefon Sistemleri A.Ş'ye ... tarafından el konulduğu ve bilahare bu şirketin hukuki varlığının sona erdirilmesine ve terkinine karar verildiği, oysa borçlu şirket ile davacı şirketin iştirak şirketler olduğu, tasfiye ve terkinden önce birbirlerinden olan alacak ve borçlarının tasfiye edilmesinin mümkün olduğu, tasfiye olmadığı takdirde borcun temerrüt faiziyle birlikte tahsili için dava edilmesinin gerektiği, dava sonucunda yasal prosedüre rağmen alacağın tahsilinin mümkün olmaması durumunda zararın varlığından bahsedilebileceği ve bu zarardan davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin sorumlu tutulabileceği, davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin sorumluluğuna dair şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, apel ödemelerinin yerine getirilmemesi sebebiyle uğranılan zararın yönetim ve denetim kurulu üyelerinden tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirket bir anonim şirket olup, ...’nun 269. maddesi uyarınca borçlarından dolayı yalnız mamelekiyle sorumlu bulunup, ortakların sorumluluğu ise taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile sınırlıdır. Yine anılan Kanun’un 140. maddesinde her ortağın usulüne uygun tanzim ve imza edilmiş şirket mukavelesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçlu olduğu düzenlenmiştir. Anılan maddeler ile ortakların sermaye borçlarını yerine getirme zorunluluğuna ve sermaye borçlarının ortaklardan tahsili usulüne ilişkin olarak çeşitli maddelerdeki (...’nun 405 ve devamı maddeleri gibi) düzenlemeler göz önüne alındığında, ortaklar şirkete karşı sermaye borcunu ödemekle yükümlü olup, bu yükümlülüklerine uymamaları halinde şirkete tazminat isteme hakkı da tanınmıştır. Borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu mal varlığı ile sınırlı bulunan anonim şirketlerin bu nedenle de sermayelerinin .... kişiler için bir teminat ve şirketin mali gücünün ölçüsü yönünden de önemli bir gösterge niteliğinde olması nedeniyle şirket sermayesinin ödenmiş olması .... kişilerin haklarını da etkileyen bir husustur. Öte yandan, bir şirketin devamını sürdürebilmesi ve ticari faaliyette bulunabilmesi için paraya ihtiyacı olduğundan ortakların şirkete karşı olan sermaye borçlarını yerine getirmemelerinin şirketi mutlak şekilde zarara uğrattığının kabulü gerekir. Bu itibarla, ortaklar yönünden şirkete karşı sermaye borcunu ödeme yükümlülüğü mevcut olduğu gibi bu tutarların tahsil edilmemesinde kusursuz olduklarını kanıtlayamamaları halinde yönetim ve denetim kurulu üyeleri de bundan dolayı sorumlu bulunmaktadır. Ayrıca yeni seçilen yönetim kurulunun apel borcunu tahsili yoluna gitmemesi önceki yönetim ve denetim kurulu üyelerini sorumluluktan kurtarmaz. O halde mahkemece, davacının yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalılara yönelik iddialarının yukarıda açıklanan yasal hükümler uyarınca incelenerek davalıların meydana gelen zarardaki sorumluluklarının tayin ve tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yasal olmayan yazılı şekildeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.