11. Hukuk Dairesi 2009/13797 E. , 2010/10264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/226-2008/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2009/13797 E. , 2010/10264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/226-2008/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Beyoğlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okulun onarımı nedeniyle bu okulun öğrencilerini başka okullara taşıma işini yaptığını, yapılan ihaleyi de müvekkilinin kazandığını, ancak ihalenin taşıma işinin başlamasından önce yapılması gerektiği belirtilerek davalıların müvekkilinin hak edişini ödemediklerini, müvekkilinin davalıların istediği hizmeti tamamen yerine getirmiş olduğunu, ihalenin geç yapılmasında sorumluluğu ve kusurunun olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00 YTL alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın konusunun okul servis işinin ihalesi ile ilgili olduğundan İhale Kanununa tabi bulunduğunu, bu nedenle davanın idare mahkemelerinde görülmesi gerektiğini davacının taşıma işini yaptıktan sonra ihalenin yapılmış olduğunu, talep edilen servis ücretinin velilerden veya davacıya ihaleyi verme sözünü veren ilgili idarecilerden tahsilinin gerektiğini savunarak, müvekkili İdare aleyhine açılan davanın usul ve esas yönlerinden reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve mevzuatı ile ilgili olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesinin (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlarca açılacak tam yargı davalarında idari yargının görevli bulunduğunun düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle davanın idari iş mahiyetinde olmasından dolayı yargı yolu yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın idari iş mahiyetinde olduğu gerekçesiyle yargı yolu yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı, işbu davada davalılara bağlı okullarda eğitim gören öğrencileri taşıdığını ileri sürerek, bu işten doğan taşıma bedelinin tahsilini istemiştir. Davada taşıma işinin yapılmasına ilişkin olarak gerçekleştirilmiş bulunan ihalenin iptaline ilişkin bir istem yoktur. Davacı, ihaleden önceki dönemde, sonraki dönemde ve ihalesiz olmak üzere yaptığı taşımaların bedelini istemektedir. Bu durumda davaya konu uyuşmazlık davalıların tek taraflı olarak yaptıkları idari işlem ve eylemlerden kaynaklanmayıp, TTK’nun 4/1 nci maddesi uyarınca ticari dava sayılan taşıma bedelinden kaynaklandığından işbu davada davacının taşıma bedeli isteminin yerinde olup olmadığı, davalıların bu bedelden sorumlu olup olmadıkları hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, çözümü tamamen özel hukuk alanına tabi bulunan taşıma bedelinin tahsiline ilişkin bu davaya bakmanın Adli Yargı’nın görev alanında bulunduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunması gerekirken, yazılı şekilde davanın idari iş mahiyetinde olduğundan bahisle yargı yolu yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.