Hukuk Genel Kurulu 2017/1414 E. , 2019/464 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.02.2013 tarihli ve 2012/454 E., 2013/35 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.10.2013 tarihli ve 2013/12082 E., 2013/15532 K. sayılı kararı ile, "... Dav…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1414 E. , 2019/464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.02.2013 tarihli ve 2012/454 E., 2013/35 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.10.2013 tarihli ve 2013/12082 E., 2013/15532 K. sayılı kararı ile, "... Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk kararın bozulması üzerine, bozmaya uyularak istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ... tarafından kaleme alınan ve diğer davalı Taraf Gazetesinin 19/07/2009 günlü nüshasında yayınlanan "Devletin Demir Baş Bürokratı" başlıklı yazının ağır isnat ve suçlamalar içerdiğini, kullanılan kelimelerin ve gerçekle ilgisi olmayan olayların kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğunu, davalı ... aleyhine aynı yazı nedeni ile kamu görevlisine hakaret suçundan Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1443 dosyası ile dava açıldığını ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1443 sayısıyla açılan davanın bekletici mesele yapılmasını, yayının güncel ve görünürdeki gerçeğe uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; bozmaya uyularak, ceza mahkemesince dava konusu yazı ile ilgili davalı ... hakkında verilen beraat kararının kesinleşmesi beklenmiş, ceza davasında beraat kararı verilmiş ise de, dava konusu yazıda davacının küçük düşürüldüğü ve zarar verme saikinin öne çıkarıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa’nın 28. maddesinde ve 5187 sayılı Basın Yasası’nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin nedeni; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir. Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. Yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluğu bu farklılıklar gözetilerek belirlenmelidir. Bu nedenle basının ayrı bir konumu bulunmaktadır.