7. Hukuk Dairesi 2021/283 E. , 2021/1252 K. "" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11/04/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incel…
**7. Hukuk Dairesi 2021/283 E. , 2021/1252 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11/04/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, Türk Medeni Kanununun (TMK'nın) 724. maddesi gereğince temliken tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Davacı vekili, davacı ile davalının kardeş olduklarını, 758 parsel sayılı taşınmazın 2000/6100 hissesini hissedarlardan satın aldıklarını, taşınmazın iki hissedara bölünmesinin mümkün olmaması nedeniyle taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiğini, tarafların kendi aralarında 01/07/2014 tarihli satış ve paylaşım sözleşmesi yaptıklarını bunun üzerine müvekkilinin taşınmaz üzerine narenciye ağaçları dikmek ve bina yapmak suretiyle kullanmaya başladığını ancak sonrasında davalının davacıya ait payı devretmeye yanaşmadığını belirterek davalıya ait 2000/6100 hissesinin 1000/6200 kısmının temliki ile müvekkil adına tesciline, taşınmazın bedelinden müvekkilinin ödemiş olduğu bedelin mahsubuna, tescilin mümkün olmaması veya ağaç bedelleri ile bina değerinin toprak değerinden az olması durumunda ağaç bedellerinin ve bina için muhik bir tazminatı ile taşınmazın 1000/6200 hissesinin rayiç bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Başkasının taşınmazına temelli ve kalıcı nitelikte yapı inşa edilmesi durumunda, TMK'nın 684. ve 718. maddelerinin hükümleri gereğince yapı üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline geleceğinden ana taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Bu konumdaki taşınmazın maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişki TMK'nın 722, 723. ve 724. maddelerinde düzenlenmiştir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. TMK’nın 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir.