İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, 29/05/2018 tarihi…
T.C. İSTANBUL 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1518 KARAR NO : 2025/1991 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/05/2022 NUMARASI : 2020/571 Esas - 2022/331 Karar DAVANIN KONUSU: Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, 29/05/2018 tarihinde hasara uğradığını, hasarın müvekkilinin sahibi olduğu servis tarafından onarıldığını ve dava dışı sigortalı araç maliki ... ....şirketinin, kasko poliçesinden kaynaklanan haklarını müvekkiline temlik ettiğini, temlikname gereğince hasar bedelinin tazmini için davalı tarafa başvuruda bulunulmasına rağmen davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, davalı aleyhine İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/551 Esas sayılı dosyası ile belirsiz alacak davası açıldığını, mahkemece alınan 30/09/2019 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin tazminat alacağının 72.800,00-TL olarak belirlendiğini ve tazminat talebinin bu miktara artırıldığını, davalı tarafça rapora itiraz edilmesi üzerine alınan ek raporda tazminat alacağının 19/12/2019 tarihli bilirkişi ek raporu ile 95.959,63-TL olarak belirlendiğini, yargılamada iki kez ıslah talebinde bulunulamayacağı için tazminat miktarını artırmalarının mümkün olmadığını ve mahkemece davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 72.800,00-TL'nin tahsiline karar verildiğini, müvekkilinin 19/12/2019 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen 23.159,63-TL bakiye alacağının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, bakiye 23.159,63-TL tazminatın asıl davada tespit edilen temerrüt tarihi 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında görülen ve davaya dayanak yapılan İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/551 Esas sayılı dosyasının yargılaması aşamasında alınan 19/12/2019 tarihli bilirkişi raporunun poliçe şartları incelenmeksizin hazırlandığını, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin ancak hasar ihbarından sonraki 45. gün temerrüde uğrayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davaya konu hasar nedeniyle, taraflar arasında görülen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/551 Esas sayılı davanın yapılan yargılaması neticesinde, davanın kabulü ile talep ile bağlı kalınarak 72.800,00-TL'nin 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf talebinin incelenmesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 2020/2472 Esas 2022/366 Karar sayılı ilamında, "...mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, mahkemece alınan 30/09/2019 tarihli rapora davacı tarafça itirazda bulunulmadığı ve rapor doğrultusunda davasını ıslah edildiği. davalı tarafın itirazları üzerine alınan bilirkişi ek raporunda, ilk raporda belirlenen miktarın üzerinde hesaplama yapıldığı, ilk rapora davacı tarafından itirazda bulunulmamış olması nedeniyle, davalı bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verilmesinin hatalı olduğu, sadece davalının itirazı üzerine alınan 19/12/2019 tarihli raporda hesaplanan hasar miktarının-davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak uyarınca-davacı tarafından talep edilmesinin usulen mümkün olmadığı gibi ilk rapordaki hesaplamanın da usul ve yasaya uygun olduğu, ilk rapora itiraz edilmeyerek ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davacının fazlaya ilişkin bir hakkı olmamasına rağmen infazda tereddüt yaratacak ve davacının bakiye tazminat alacak hakkı varmışcasına "taleple bağlılık" ifadesi kullanılmak suretiyle karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesine yer verilerek, HMK 353/1-b/2. maddesi uyarınca "davanın kabulü ile 72.800,00 TL bedelin 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilerek yeniden hüküm kurulduğu, her ne kadar davacı tarafça bakiye alacağının olduğu iddiasıyla eldeki ek dava açılmış ise de, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 2020/2472 Esas 2022/366 Karar sayılı kararında yapılan yargılama sonucunda davacının bakiye tazminat alacağının olmadığının belirtildiği, bu haliyle davacının, bakiye alacağının olmadığına dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesinin 2020/2472 Esas 2022/366 Karar sayılı kararının HMK'nın 204/1 maddesi gereğince kesin delil niteliğinde olduğu gerekçesi ile;"Davanın REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; eldeki ek davaya konu alacağın miktarının belirlendiği İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/551 Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 2020/2472 Esas sayılı ilamında yer alan cümlenin, ilk derece mahkemesince yanlış yorumlanarak, müvekkilinin bakiye alacağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, istinaf kararında geçen ifadenin ikinci kez ıslah yapma imkanı bulunmadığına yönelik atıf olduğu, istinaf kararında ilk bilirkişi raporuna itiraz edilmediği belirtilmiş ise de, ıslah dilekçesinde raporu açıkça kabul ettiklerine dair herhangi bir ifadenin yer almadığı, istinaf ilamında usuli kazanılmış haktan bahsedilmiş ise de söz konusu değerlendirmenin hatalı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/01/2013 tarihli 2012/11-702 Esas ve 2013/172 Karar sayılı örnek ilamında, ek dava açılmasında usulsüzlük bulunmadığına hükmedildiği, istinaf ilamı ile davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi üzerine müvekkilinin ek davaya konu alacağının kesinleştiği hususlarına ilişkindir.Dava, kasko poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı şirket aleyhine, sigortalı araçtaki hasar nedeniyle doğan zararın tazmini istemi ile açılan davaya dayanak İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2020 tarihli 2018/551 Esas ve 2020/374 Karar sayılı ilamının incelenmesinde, mahkemece, 02/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ile, davacının zararının 72.800,00-TL olarak belirlendiği, davalı tarafın itirazı neticesinde alınan ek raporda, davacının zararının 95.959,63-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, yargısal içtihatlar gereği, gerçek zararın tespitinde, yedek parça bedelinden %20 oranında iskonto uygulanmasının doğru olmadığı, davacının zararının, bilirkişi ek raporunda belirtilen KDV dahil iskontosuz bedel olduğu, davacı tarafça tazminat talebinin 19/11/2019 tarihli dilekçe ile 72.800,00-TL'ye artırıldığı, kusur ve zarar konusunda alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile; "Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile; talep ile bağlı kalınarak 72.800,00-TL'nin 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verildiği, mahkeme ilamına karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 01/03/2022 tarihli 2020/2472 Esas 2022/366 Karar sayılı ilamı ile; "..uyuşmazlığın, esasen hesaplanan hasar ve işçilik bedeline iskonto uygulanması gerekip gerekmediği ve KDV talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı, ilk derece mahkemesince 2 kez bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 30/09/2019 tarihli raporda malzeme ve işçilik bedeli KDV hariç 61.777,00-TL olarak tespit edildiği, davacı vekilinin, bu rapora yönelik itirazının bulunmadığı, rapor doğrultusunda davasını ıslah ettiği, ancak davalı tarafın itirazı üzerine alınan raporda ise ilk raporda belirlenen miktarın üzerinde hesaplama yapıldığı, dolayısıyla ilk rapora davacı tarafından itirazda bulunulmamış olması nedeniyle, davalı bakımından oluşan usuli kazanılmış hak uyarınca sonradan alınan raporun değerlendirme dışı bırakılması gerektiği, sözü geçen ilk alınan bilirkişi raporunun, davalı tarafından dava öncesinde yaptırılan 21/09/2018 kayıt tarihli raporda hesaplanan KDV hariç malzeme ve işçilik bedeliyle örtüştüğü, dolayısıyla hüküm altına alınan hasar bedelinin fazla hesaplandığına ilişkin istinaf itirazında isabet bulunmadığı,...davacının temlik aldığı alacağın kapsamına KDV'nin de dahil olduğu davalının tamirat hizmetini vererek alacağı hizmet bedeline KDV'yi yansıtması gerektiği, buna ilişkin fatura düzenlenmemiş olmasının ancak vergi usul hukuku bakımından bir tesirinin olabileceği, dolayısıyla bu yöne ilişkin istinaf itirazında da isabet bulunmadığı görülmektedir....Ne var ki, taleple bağlı kalınarak karar verilmesinin doğru olmadığı, az yukarıda açıklandığı üzere, sadece davalının itirazı üzerine alınan 19/12/2019 tarihli raporda hesaplanan hasar miktarının-davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak uyarınca-davacı tarafından talep edilmesi usulen mümkün olmadığı gibi yine az yukarıda açıklandığı üzere ilk rapordaki hesaplamanın da usul ve yasaya uygun olduğu karşısında, ilk rapora itiraz edilmeyerek ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davacının fazlaya ilişkin bir hakkı olmamasına rağmen infazda tereddüt yaratacak ve davacının bakiye tazminat alacak hakkı varmışcasına "taleple bağlılık" ifadesi kullanılmak suretiyle karar verilmiş olması doğru olmamıştır..." gerekçesi ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü ereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle "davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile 72.800,00 TL bedelin 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" kesin olarak karar verilmiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; taraflar arasında görülen, eldeki ek davanın dayanağı olan İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/551 Esas sayılı asıl davasına ilişkin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 01/03/2022 tarihli 2020/2472 Esas 2022/366 Karar sayılı ilamınında yer verilen, 21/09/2018 kayıt tarihli raporun usul ve yasaya uygun olduğuna ve söz konusu raporun davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturması nedeniyle 19/12/2019 tarihli ek raporun değerlendirmeye alınmayacağına yönelik gerekçenin taraflar yönünden kesin delil teşkil etmesine göre yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekilinin tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.18/12/2025