16. Ceza Dairesi 2020/1489 E. , 2020/5527 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.08.2017 tarih ve 2017/186 – 2017/206 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne Hüküm : 1-Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın62, 53, 58/9 ve 63, 2- Sanık ... hakkında;TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2,220/7-2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53 ve63 maddeleri uya…
**16. Ceza Dairesi 2020/1489 E. , 2020/5527 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.08.2017 tarih ve 2017/186 – 2017/206 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne Hüküm : 1-Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın62, 53, 58/9 ve 63, 2- Sanık ... hakkında;TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2,220/7-2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53 ve63 maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyethükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastanreddi Bölge Adliye Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım yardım etme suçuna ilişkin kesin olarak verilen hüküm 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanununun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle; her iki suça ilişkin olarak; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü; Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanıkların çocuklarını örgütle itisaklı okula göndermeleri ile gazete ve dergiye abone olmalarının örgütsel faaliyetler olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; 1-5271 sayılı Kanunun 210. maddesinin (1) numaralı fıkrası “olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.”, Şeklinde düzenlenmiştir. Bu şekilde, yargılama konusu olayla ilgili sadece bir tanığın beyanından başka bir delilin bulunmaması ya da olayla ilgili olarak bir tanığın ifadesinin belirleyici delil olması hallerinde, tanığın duruşmada mutlaka dinlenilmesi gerektiği ifade edilerek doğrudan doğruyalık ilkesine açık bir vurgu yapılmıştır. 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8. maddesine göre "bu kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre, hakkında tedbir uygulanan tanığın beyanının tek başına hükme esas teşkil etmez" şeklindeki düzenleme de nazara alındığında; olayın sübutu açısından tek delilinin bir tanığın açıklamalarından ibaret olması, ayrıca bu tanığın bir de gizli tanık olması halinde, “5271 sayılı Kanun'un 211. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, gizli tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesi gerektiği, önceki beyanlarının okunması ile yetinilebilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde;