T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1062 KARAR NO : 2025/2101 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/03/2022 NUMARASI : 2021/378 Esas 2022/198 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2025 Davacılar vekilli tarafından yukarıda belirtilen k…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1062 KARAR NO : 2025/2101 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/03/2022 NUMARASI : 2021/378 Esas 2022/198 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2025 Davacılar vekilli tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalı şirketin kendisine karşı giriştiği ve İzmir 14.İcra Müdürlüğünün 2020/4236 Esas sayılı dosyasından 20.10.2020 tarihinde haberdar olduğu, müvekkilin çeşitli alkol ürünleri sattığı,.... A.Ş. Aydın bayisi ile 01.06.2017 tarihinde (.....Şti.) anlaşmaya vardıkları, söz konusu anlaşmaya göre müvekkilin işyerinde sadece ....ürünleri satacağı ve karşılığında promosyon olarak 77.000,00 TL alacağı yönünde anlaşma sağlandığı, müvekkilin 13.06.2017 tarihli hizmet faturası kestiği, bu faturaya istinaden de 2 seferde müvekkile ödeme yapıldığı, müvekkile ayrıca söz konusu sözleşme ekinde şirketinin borçlu olduğu kendi şahsi imzasının olduğu ve babası ....'nın imzasının olduğu teminat senedi imzalattırıldığı, müvekkilin 06.12.2019 tarihine kadar ...ile çalışmaya devam ettiği, bu tarihte söz konusu ....Şti'nin ....'a tüm ferileri ile birlikte devrettiği, ... ile imzalanan sözleşme aynı koşullarda devam ettirildiği, sadece ... ürünlerinin satışının devam ettiği, devam eden süreçte pandemi dolayısıyla alkollü mekanlar kapatıldığı, karantina süreci yaşandığını, kapalı olan bir işletmede hiçbir satışın olmaması normal iken ... A.Ş. ürünleri satılmıyor diye söz konusu teminat senedini icrai işleme koyduğu, söz konusu senedin teminat senedi olduğu, senet karşılığında hizmet faturası kesildiği ve miktarın hesaba yatırıldığı, müvekkillerin davalı ... A.Ş'ne herhangi bir borcunun olmamasına rağmen hakkında İcra takibi başlatılarak borcun tahsiline çalışıldığı, ileride telafisi güç durumlar yaratacağından takibin tedbiren durdurulmasına, takibe konu senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkil şirket ile dava dışı .....Şti. arasında (ki dava dışı şirketi temsile yetkili ortağı davacı .... temsil etmiştir.) 01.06.2017-01.06.2020 tarihleri arasında geçerli 3 yıllık sözleşme imzalandığı, işbu sözleşmeye göre davacının sözleşme süresi içinde aylık, yıllık ve toplam asgari satın alma taahhüdünü gerçekleştirmediğini, taahhüdüne rağmen, sözleşmede belirlenen ürünlerden sadece 246-HL. Satın alarak sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, taahhütlerine uymayarak düzensiz alım yapan dava dışı şirket, alımlarına 22.11.2019 tarihinde (pandemiden aylar önce) son verdiğini, bu sebeple dava dışı şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ile birlikte, bu taahhütlere karşılık dava dışı şirkete verilen 77.000,00 TL.katkıyı iade mükellefiyetinin doğduğunu, katkı payının tahsili için 01.06.2017 tanzim tarihli kambiyo senedi kullanılarak, dava dışı şirket ve davacılar hakkında icra takibine geçildiğini, Sözleşmenin 9.maddesinde de sözleşme gereği davacıya katkının verildiği, davacının sözleşmeyi ihlal ettiği ve sözleşme ihlali halinde katkının faizi ile birlikte müvekkil şirkete İade edileceği hususlarında hiçbir tereddütün bulunmadığı, sözleşmesel ilişkinin varlığının da davacılar farafından kabul edildiğini, müvekkil şirketin sözleşmeye uyulması şartıyla vermiş olduğu katkının iadesini talep etmesi, bu uğurda kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapmasının hukuka uygun olduğunu, haksız ve dayanaksız davanın reddine, %20'den az olmamak üzere tazminatın kötü niyetli davacıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. MAHKEMECE: "...davalı şirket ile davacı ....'nın yetkilisi olduğu dava dışı .... Şirketi arasında 3 yıl süreli sözleşme bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. ve 13. maddesinde davacının işyerinde davalının ürünlerinden toplamda asgari 330 HL ..., 20 HL ... toplam 350 HL birayı düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, bulundurmayı ve satmayı, işletmeyi kapatmamayı, devretmemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bu sözleşme uyarınca dava dışı ..... Şirketi'ne 77.000,00 TL katkıda bulunulduğu, bu hususun teslim alma tutanağı ile sabit olduğu, dava dışı ....Şti aracılığı ile davalı tarafından davacının yetkilisi olduğu şirkete yapılan katkı bedeli ödemesine dair faturanın kapalı fatura olduğu, kapalı faturanın niteliği itibariyle ödemenin yapıldığına karine teşkil ettiği, karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerektiği, ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi ihtilafsız olup tarafların kabulünde olduğu, bu katkı bedelinin sözleşmenin 13.maddesinde belirtildiği, sözleşme hükümlerinin ihlali nedeniyle davacıların verilen katkı bedelinin davalıya iade etmesi gerektiğinin davalı tarafından savunulduğu, davalının icra takip işlemlerine devam etmesi nedeniyle davacıların yargılama aşamasında takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı.... Şirketinin 2017 yılında 68,77 HL, 2018 yılında 121,51 HL ve 2019 yılında 56,43 HL olmak üzere toplam 246,71 HL (hektolitre) malı satın aldığı, en son alımının 22.11.2019 olduğu, bu tarihten sonra ise herhangi bir alımın yapılmadığı, sözleşme kapsamındaki taahhütlerden herhangi birinin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi halinde ihtara gerek kalmaksızın davalı tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceği, katkı bedelinin iade edileceği, dava dışı şirketin sözleşmedeki miktar taahhüdünü yerine getirmediği, bu kapsamda dava dışı şirketin kendi eylemi ile taahhüdünü kusurlu olarak yerine getirmediği ve sözleşmeyi ihlal ettiği, bu nedenle davalının sözleşme uyarınca dava dışı şirketi yapmış olduğu katkı bedeli ödemesinin iadesi ile talep edebileceği, davacının davaya konu senette imzasının bulunduğu, ayrıca adı geçenin dava dışı şirketin yetkilisi olduğu, diğer davacı ....'nın da avalist olduğu, davacıların söz konusu borçtan sorumlu olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile; HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere Davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminatı talebi oluşmadığından REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararda açıkça hataya düşerek yanlış karar verdiğini, müvekkili ..... Şti.'nin 20 Ocak 2012 tarihinde ticaret sicile tescil ettirdiğini ve de "... Mahallesi ... Sokak No:..." adresinde Cafe - Bar işine başladığını, müvekkilinin bu süre zarfında çeşitli alkol ürünleri sattığını, 01.06.2017 tarihinde ... A.Ş. Aydın bayisi olan ..... Şti. yetkili ile anlaşmaya vardıklarını, söz konusu anlaşmaya göre müvekkilinin iş yerinde sadece ... ürünleri satacağını ve karşılığında promosyon olarak 77.000 TL alacağını, anlaşma sağlanmış ve de müvekkilinin sözleşme ve eklerine imza attığını, bunun karşılığında da müvekkilinin 13.06.2017 tarihli hizmet faturası kestiğini, bu faturaya istinaden de 2 seferde müvekkile ödeme yapıldığını, müvekkiline ayrıca söz konusu sözleşme ekinde şirketinin borçlu olduğu kendi şahsi imzasının olduğu ve de babası ....'nın imzasının olduğu teminat senedi imzalattırıldığını, ... ile imzalanan sözleşmenin aynı koşullarda devam ettirildiğini, sadece ... ürünlerinin satışının devam ettiğini, devam eden süreçte pandemi dolayısıyla alkollü mekanlar kapatıldığını, karantina süreci yaşandığını, kapalı olan bir işletmede hiç bir satış olmaması normal bir durum iken ... AŞ. Ürünlerim satılmıyor diye söz konusu teminat senedini icrai işleme koyduğunu, müvekkili .... ve ....sözleşmenin tarafı olmadığını, söz konusu raporda müvekkil .....'nın sorumluluğundan bahsedilmediğini, müvekkili ....'nın sözleşme tarafı olmadığı için herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ..... şirketi ile sözleşme imzaladığını, müvekkili ... Şirket yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket adına hareket ettiğini, dolayısı ile şirket adına hareket eden müvekkilinin şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ....şirketinin sözleşme gereği yüklendiği edimleri yerine getirdiğini, bilirkişi raporunda ... şirketinin toplam 246,71 HL alım yaptığını beyan ettiğini, 2019 yılı sonunda ülkemizde ve dünya da pandemi süreci başladığını, bu süreçte alkollü mekanların kapatıldığını, bu durumda iken ... şirketinin alım yapılmasını beklemesinin hakka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaldı ki .... şirketinin sözleşmede kararlaştırılan 350 HL üründen 246 HL'sini satın aldığını, bu nokta da pandemi doneminde müvekkilinden kapalı iş yeri için alım yapması beklenemeyeceğini, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüş, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan kararın kaldırılmasına ve davanın tümden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: menfi tespit istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, davaya konu sözleşmede belirtilen 77.000 TL katkı bedelinin verildiğinin her iki tarafında kabulünde olmasına, dava dışı şirketin en son 22.11.2019 tarihinde davalı şirket bayisinden mal satın aldığının tespit edilmiş olmasına, bu tarihten sonra ise herhangi bir alımın yapılmamış olmasına, her ne kadar davacı taraflar pandemi nedeniyle alım yapılamadığını ileri sürmüş iselerde, alımın durdurulduğu tarihin pandemiden önce olduğu, dava dışı şirketin sözleşmenin 13. Maddesindeki asgari alım tutarını sağlayamadığı, bu şekilde sözleşmeyi ihlal ettiği, bu nedenle davalının katkı bedelini isteme hakkı olduğu, davaya konu senedinde katkı bedeline istinaden düzenlenmiş olduğu, bu nedenle davalının takibinde haklı olduğu ve davacılardan senet nedeniyle alacaklı olduğu kanaatine varılmış olmasına göre davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2022 tarih, 2021/378 Esas ve 2022/198 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5- İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6- Kararın Dairemizce taraflara re'sen tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/12/2025