11. Hukuk Dairesi 2014/979 E. , 2014/8146 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2012/18-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2014/979 E. , 2014/8146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2012/18-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'ın ... nezdinde 32. ve 33. sınıflarda 2010/08142 sayı ile “İÇKİ DÜNYASI” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, marka başvurusuna müvekkilinin 556 sayılı KHK’nin 7/1-a, c ve d hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle yaptığı itirazın reddedildiğini, oysa başvurunun 32 ve 33. sınıftaki mallar “şaraplar, likörler, alkollü içecekler, anasonlu içecekleri” kapsadığını, alkollü içkileri de kapsayan bir marka başvurusunda başvuru konusu markanın münhasıran "içki dünyası" ibaresinden oluşmasının marka hukukunun özü ile bağdaşmayacağını, dava konusu markanın ayırt edici özelliği bulunmadığını ileri sürerek, ...’nun 2011-M-4529 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescil edilmiş bulunan 2010/08142 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, "içki dünyası" ibareli başvurunun birbirini tamamlayan iki kelimeden oluşarak ayırt edici nitelik kazandığını, 556 sayılı KHK'nin 5. maddesindeki koşulları sağladığını, bir bütün olarak değerlendirildiğinde cins, çeşit, vasıf ve miktar belirtmediğini, halkı yanıltma özelliğini de taşımadığını, ayırt edici nitelikte bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.