11. Hukuk Dairesi 2023/3424 E. , 2024/6579 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1837 Esas, 2023/333 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/91 E., 2022/8 K. Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar veril
**11. Hukuk Dairesi 2023/3424 E. , 2024/6579 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1837 Esas, 2023/333 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/91 E., 2022/8 K. Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Çağrı Eczanesi isimli iş yerinin işletmecisi olduğunu, müvekkili aleyhine davalı tarafından Bingöl İş Bankası Şubesine ait 3147101 numaralı çeke dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, dava konusu çekte alacaklı olarak görünen ... isimli şahsın bu eczane bünyesinde çalışan sigortalı işçi olduğunu, bu kişiye eczanenin resmi ve özel işlerinin takibi için müvekkili tarafından vekâletname verildiğini, müvekkilinin de bahse konu çekin bulunduğu koçanı eczanenin ödemelerini yapmak üzere karşılıklı ... ilişkisine dayalı olarak ...'ya verdiğini, eczanenin Selçuk Ecza Deposuna olan ödemesi nedeniyle müvekkilinin çek koçanında bulunan ilk sıradaki çeke boş olarak imza atıp ...'ya verdiğini, ...'nın bu çeki uhdesinde sakladığını, ayrıca çekin alıkonulduğunun anlaşılmaması için ...'nın çekin dip koçanını da imha ettiğini, daha sonra geçen süre zarfında ...'nın iş yerinden ayrıldığını, müvekkilinin de davalıyı bunun üzerine vekâletten azlettiğini, daha sonra davalının bu boş çeki doldurarak İş Bankasına ibraz ettiğini, İş Bankası tarafından çek üzerine "karşılığı yoktur" şerhi düşüldüğünü, bunun üzerine davalının bu çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, davalının dava konusu çekin içeriğini kötü niyetli olarak doldurup icraya verdiğini, Mahkemece müvekkili ve davalı arasındaki sosyal ve hukuki durumunun araştırıldığı vakit bu durumun ortaya çıkacağını iddia ederek müvekkilinin dava konusu çekten dolayı davalıya borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin Bingöl İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın reddedilerek Yargıtay tarafından onandığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, borçtan kurtulma amacı güttüğünü, müvekkilinin davacı ile çalıştığını, davacının İş Bankası Bingöl Şubesinden aldığı çeklerin hamiline olmayan tacir çeki olduğunu, çekte tahrifat bulunduğuna ilişkin iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı hakkında başlatılan ceza soruşturması sırasında savcılıkta verdiği ifadesinde, çekin eczanenin borcundan dolayı kendisine verildiğini beyan ettiği, ilgili beyan doğrultusunda davalı tarafın senet metnini talil ederek ispat yükünü üzerine aldığı, üzerinde bulunan ispat yükü uyarınca davalının iddialarını ispatlayamadığı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/10911 E., 2018/11667 K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalının davacı aleyhine başlattığı icra takibine konu kambiyo senedinden dolayı davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bingöl İcra Dairesinin 2017/4178 E. sayılı takip dosyasında Türkiye İş Bankası'na ait 19.09.2017 ödeme tarihli, 3147101 seri nolu, 1.500,000,00 TL bedelli çeke ilişkin davacının borçlu olmadığının tespitine, 1.500.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu çekin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve bedelsiz olduğu iddiasında bulunan davacı tarafın, bu iddiasını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiği, ispat külfetinin davacı tarafta olduğu gözetilmeksizin Mahkemece çeklerde uygulanma olanağı bulunmayan bonolara özgü ihdas nedeninin değiştirilmesinden (talilinden) bahisle ispat yükünün davalıda olduğunun kabulünde isabet bulunmadığı, somut olayda davalı ...'nın tacir olmaması nedeniyle davacı tarafın ticari defterlerinin tek başına davacı lehine delil teşkil etmeyeceği, bu nedenle ticari defterlerin incelenmesine gerek olmadığı, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça "yemin" deliline de dayanılmış ise de, davacı tarafça bedelsiz senedin icraya konulduğu iddiasıyla eldeki davanın açılmış olması, yemin edecek kimseyi ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar hakkında yemin teklif edilemeyecek olması nedeniyle davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılması konusunda bir işlem yapılamayacağı, açıklanan gerekçeler çerçevesinde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, arabuluculuk ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.