11. Hukuk Dairesi 2014/8975 E. , 2014/16514 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 gün ve 2011/272-2013/731 sayılı kararı reddeden Daire’nin 14/02/2014 gün ve 2013/12670-2014/2622 sayılı kararı aleyhinde asıl davada ihbar olunan-birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenl…
**11. Hukuk Dairesi 2014/8975 E. , 2014/16514 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 gün ve 2011/272-2013/731 sayılı kararı reddeden Daire’nin 14/02/2014 gün ve 2013/12670-2014/2622 sayılı kararı aleyhinde asıl davada ihbar olunan-birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı ... Hizmetleri A.Ş. arasında müvekkiline ait emtianın ...'dan Türkiye'ye taşınması konusunda taşıma anlaşması yapıldığını, anılan davalının da diğer davalı ile alt taşıma sözleşmesi düzenlediğini, emtianın...'dan Türkiye'ye taşınmasına rağmen bekleme ücretinin ödenmediği gerekçesiyle müvekkiline teslim edilmediğini, teslim edilmeyen makinenin yerine müvekkilinin 5.300 Euro bedelle başka bir makine temin ettiğini ileri sürerek, 5.300 Euro'nun faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin alt taşıyıcı sıfatıyla...'dan Türkiye'ye karayoluyla eşya taşıdığını, davalı ... Nakliyat A.Ş'nin üst taşıyıcı, diğer davalının ise alıcı olduğunu, eşyanın müvekkilince taşındığını, ancak müvekkilinin kusurundan kaynaklanmayan nedenlerle araçların gümrükte bekletildiğini, bekleme ücretinin ödenmemesi nedeniyle son araçtaki yükün alıcısına teslim edilmediğini, ihtar edilmesine rağmen davalıların bekleme ücretini ödemeye yanaşmadıklarını, bu nedenle son araçtaki yükün de depoya indirildiğini ve müvekkilinin depo ücreti ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin zararından davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 27.252 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, asıl davada ihbar olunan-birleşen davada davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 14.02.2014 tarihli kararı ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Asıl davada ihbar olunan-birleşen davada davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-Mahkemenin gerekçeli kararı asıl davada ihbar olunan, birleşen davada davacı vekiline 13.05.2013 günü tebliğ edilmiş olup, karar aynı vekil tarafından UYAP sistemi üzerinden gönderilen 28.05.2013 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 48/9. maddesinde, taraf vekillerinin UYAP sistemi üzerinden de kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilecekleri, bu durumda kanun yolu başvurusunun dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte yapılmış sayılacağı düzenlenmiş olup asıl davada ihbar olunan, birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından, Dairemizin 14.02.2014 gün ve 2013/12670 E, 2014/2622 K. sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılmasına ve asıl davada ihbar olunan birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. 2-Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir. Asıl dava yönünden temyiz isteminde bulunan ... Ltd. Şti. bu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, anılan şirket vekilinin asıl davaya yönelik kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar dava tarihinden önce davalılardan ... Nak. A.Ş. temerrüde düşürülmüş ise de dava dilekçesinde başlangıç tarihi gösterilmeksizin faiz talep edilmiş olması karşısında, hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 4-Birleşen dava, uluslararası karayolu taşıması sırasında oluşan bekleme ve depolama ücretinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davacının bekleme ve depolama ücreti isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükmolunan bekleme ücreti, davacının tarafı olmadığı ve davalı üst taşıyıcı ile taşınan emtianın alıcısı olan diğer davalı arasındaki anlaşmada öngörülen ücrettir. Oysa, birleşen davacı tarafından dosyaya sunulan ve birleşen davacı ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında düzenlenmiş olan sözleşmede, navluna dahil olan serbest bekleme süresinin, yüklemede 48, boşaltmada ise 72 saat olduğu, serbest süre bitiminde her gün için bekleme ücretinin 100 Euro olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, mahkemece, davacının talep edebileceği bekleme ücretinin, kendisinin tarafı olduğu sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davalılar arasındaki anlaşma esas alınarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 5-Öte yandan, somut uyuşmazlığa uygulanması gerekli mülga 818 sayılı BK'nın 83/3. maddesi uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini istemesi mümkün olup somut olayda, mahkemece anılan kanun hükmüne aykırı olarak yabancı paranın taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı tarihteki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada ihbar olunan, birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.02.2014 gün ve 2013/12670 E, 2014/2622 K. sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada ihbar olunan vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davaya yönelik hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.