Hukuk Genel Kurulu 2010/4-646 E. , 2010/695 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/04/2010 Taraflar arasındaki “yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.04.2008 gün ve 2007/318-101 sayılı kararın incelenmesi davalılardan C... Ö... Ve S... Y... vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Huk…
**Hukuk Genel Kurulu 2010/4-646 E. , 2010/695 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/04/2010 Taraflar arasındaki “yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.04.2008 gün ve 2007/318-101 sayılı kararın incelenmesi davalılardan C... Ö... Ve S... Y... vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.03.2009 gün ve 2008/9869-4275 sayılı ilamı ile; (...Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalıların imtiyaz sahibi oldukları “odatv.com” adlı internet sitesinde “ islami liberal haber kanalları Digiturk'e hükümet baskısı ile mi alındı?” başlığı ile yayınlanan haber ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, haber içeriğinde gerçek dışı iddia ve isnatların yer aldığını ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece, davacının kişilik haklarına haksız ve hukuka aykırı biçimde saldırıda bulunulduğu benimsenerek davalılar C... Ö... Ve S... Y... ’a yönelik istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar adı geçen davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir.Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur.Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması,genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir.Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda,basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp,yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.